Malum Şanlıurfa Gazeteciler Birliği tarafından düzenlenen yarışmanın üzerinden yaklaşık on gün geçti. Öncelikle benim yazımı otuz yazı arasından bu yarışmada 1.lik ödülüne layık görenlere teşekkürü bir borç bilirim.
Ancak daha ödülü almanın heyecanını yaşayamadan bazı tebrik ve desteklerini beklediğim meslek “Erbapları’nın eleştirilerine maruz kaldım. Ben hariç herkes yazdı ve yazılarında bizlere dokundurmayı ihmal etmediler sağ olsunlar.
Öncelikle şunu belirteyim. Ben bu mesleğe dün başlamadım, dünkü çocuk değilim, değil internet medyası, internet dahi icat edilmemişken daha 14 yaşında 1994 yılında ilk yerel radyo olan GAP FM’de sunuculuk yaparak yerel medyada bulunmaya başladım. Acaba bu “meslek erbapları” o tarihlerde hangi kurumdaydılar. Çok merak ediyorum 18 yıl önce neredeydiniz?
Karşınızda genç, hafiften yakışıklı birini görünce dünkü tıfıl mı zannettiniz? 18 yıl boyunca medya alanında hangi pozisyonlarda bulunduğumu araştırsaydınız az da olsa fikir sahibi olurdunuz. Malum meslekte duayensiniz ya. Hani nerde araştırmacılığınız? Gazetecilik bilgisayar başında oturup laf ebeliği yapmak mıdır? O’na buna laf atmak mıdır? Üçüncü sınıf kıraathane bitirimliği yapmak mıdır?
Söyleyin bana Memleketimizde yerel basında olup bunun eğitimini alan kaç kişi var? İlimizde bulunan Harran üniversitesinde bu işin önlisansını yapanlar kendilerini iletişim dehası zannediyorlar. Ben 2005 yılında Radyo-TV-sinema bölümünden lisans düzeyinde mezun oldum Sahi sizin tedrisatınız neydi? Eğitim şart! Biliyorsunuz herhalde.
Ben gücümü önce haktan sonra halktan alıyorum “nev”inden ışıltılı laflar söyleyip böbürlenen allameler önce laflarının ne anlama geleceğini idrak etsinler. Mübarek Sen tanrı-kral mısın yoksa firavun musun? Gücünü nasıl haktan alıyorsun? Laf ola beri gele… Şu bizim “duayenler!” ahenkli laf etmeyi pek sever de ne anlama geleceğini pek bilmez… O yüzden üçüncü sınıf yerlerde yazar da kendini BBC’nin editörü zanneder. Aç tavuk misali.
Yarışmada dereceye giren ağabeylerimi tebrik ediyorum, bir de dereceye giremeyen duayenlerimiz var onlara da şunu söylüyorum.Hay benim yan bahçemin duayenleri sizi…