Başbakan’ın günlerdir propagandasını yaptığı “Kanal İstanbul” projesinde izlenen yöntemin bütün iller hatta köyler için bile emsal teşkil edebileceğini düşünüyorum. Adını “çılgın” koyarak merak uyandıran başbakan projeyi haftalar sonra kamuoyu ile paylaştı. Bu bir aylık süre içerisinde insanlar söz konusu çılgın projenin ne olduğunu düşünerek farklı fikirler beyan etti. Sadece samanyoluhaber.com internet sitesine 8 Bin 900 kişi Çılgın Proje ile ilgili düşüncelerini bildirdi. Öyle çılgın fikirler var ki, mevcut projenin çılgınlığı yanında hiç kalır. Başbakan’ın açıkladığı proje gerçekten de devasa, muhteşem… Bu proje İstanbul’u her açıdan olumlu yönde etkileyecek. Kabaca, 2’inci boğaz olarak akıllarda yer edinse de Atatürk Hava Limanından 4 kat daha büyük bir Havalimanın yapılacak olması ve devasa bir deniz limanı projesinin bu bağlamda değerlendirilmesi bile projenin kente, ülkemize hatta dünyaya ne katacağını gözler önüne seriyor. Proje Osmanlı döneminde de birçok kez düşünülmüş ancak Uygulama konusunda bir türlü adım atılamamış. Bu bağlamda projenin hem ekonomik hem de fiziki şartlar itibari ile yapılmasına uygun bir zeminin oluşturulduğunu da hatırlamakta yarar var.
Şimdi gelelim asıl meseleye;
Şöyle bir zihninizi yoklayın. Acaba Urfa için en çılgın proje ne olabilir?
Her halde akılarla gelecek olan ilk şey, çoğu zaman da espri konusu olan “Urfa’ya deniz getirmektir.”
Buradan yola çıkarak urfa için en çılgın ne olabilir diye düşündüm. Bir dost meclisinde konuşulan benim de hayli çılgın bulduğum projeyi (ya da fikri diyelim) siz değerli okurlarımla paylaşmak istiyorum. Sizin de bu tarz düşünceleriniz varsa belki kentimizi idare eden kişilere yol gösterebilir.
Efendim Urfa için düşünülen çılgın proje şu;
Haleplibahçe civarına bir set yapılacak. Atatürk barajının suyunu Harran Ovasına taşıdığımız gibi bir ana kanal vasıtası ile bu burayı su ile dolduracağız. Bir nevi yapay göl olacak yani. Süleymaniye’nin arka taraflarına kadar uzanan bölge tamamen su ile doldurulacak. Biraz önce sözünü ettiğim balıklıgöl’e yakın bir noktadaki set, devasa bir şelale şeklinde projelendirilecek. Ortaya çıkacak şelale farklı ışık ve su şovları ile muhteşem bir görüntü oluşturacak. Bu arada, devasa göletin etrafı boydan boya mesire alanı olarak kullanılacak. Göl’e nazır oteller yapılacak. 3 semavi dinin sembollerini yansıtan temalı park projesi bu göletin etrafına konuşlandırılacak. Tarihi dokuya uygun Urfa taşından büyük bir müze yine bu bölgede inşa edilerek balıklıgöl’deki tarihi ve turstik atmosfer devam ettirilecek. Yine göl kenarına devasa kongre merkezleri, fuar alanları yapılacak. Asıl bomba şu; bu göletin üstüne İstanbul’daki gibi asma köprü inşa edilerek İpek yolunun devamı sağlanacak. Buraya inşa edilecek yapılar asla Balıklıgöl’ün yapısı ile çelişmeyecek, aksine balıklıgöl bu projenin çekirdeğini oluşturacak. Diğer projeler balıklıgöl’ü besleyecek. Ayrıca bu çevreci bir proje olacak. Yaz aylarında 50 derecenin üstünde sıcak gören Urfa’nın iklimi nem sayesinde yumuşayacak. Birçok hastalığın tetikleyicisi olan kuru hava ortadan kalkacak. Su altı ve su üstü turizmi için farklı etkinliklerin yapılmasına imkan sağlayan projeler geliştirilecek. Tabi ki bunun için kaynağa ihtiyaç var. Bahsettiğimiz alanın bir kısmı sit alanı bir kısmında da yerleşim birimleri var. Bu insanlar mağdur edilmeden ve tarihi değerler başka bir alana taşınarak (mesela mozaikler) proje hayata geçirilebilir. Bizden söylemesi gerisi maharetli yöneticilerimizin bileceği iş.
Bu sadece bir örnek; eminim sizinde aklınızdan geçen ve bundan daha çılgın olan fikirler vardır. Siz de fikirlerinizi paylaşın ki Urfa’mızın merkez – model şehir olmasının önü açılsın. Tıpkı İstanbul’daki çılgın proje gibi Urfa’daki çılgın proje de kentin çehresini tamamen değiştirmeli.
Siz de Urfa için düşündüğünüz en çılgın projeyi ana hatları ile ibrahimkaffar@gmail.com adresine gönderebilir veya altta yorum olarak paylaşabilirsiniz. Mail yolu ile göndereceğiniz projeleri ilgili kurum yetkilileri ile paylaşacağımı ifade etmek istiyorum. Amacımız memlekete hizmet etmekse en azından fikri anlamında yöneticilerin önüne alternatif sunar, kentimizin şekillenmesine katkıda bulunmuş oluruz. Hiç olmadı Ecnebilerin ting tang dediği beyin fırtınasını yapmış oluruz.
“Büyük düşler göremeyenler, büyük işleri başaramaz”
Artık Urfa için büyük düşünmeyi, büyük düşler görmeyi başarmamız gerekiyor. Uygulanabilir olması tabiî ki önemli ancak buradaki vurgu “çılgın” ifadesine olduğu için bu fikri paylaşmak istedim. Bunu yaparken de saçma ile çılgın arasındaki ince çizgiye yaklaşmamaya özen gösterdim. Tabi ki takdir siz değerli okurlarımın. Kalın sağlıcakla…