GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…
Seçimler gelmeden siyaset sahnesi bir kez daha kızışmaya başladı. Pazartesi günü Çözüm Noktası'nda Bağımsız Milletvekili Sabahattin Cevheri'nin iddialarına Fakıbaba dün yanıt verdi. Keza, Milletvekili Cevheri de boş durmadı ve kendisine yöneltilen cevabı yanıtlamış oldu.
Cevheri çok fazla bir şey istemiyor. Televizyon programında Fakıbaba’nın projelerinin yanlış olduğunu savunuyor. Projelerinin doğru olduğunu söyleyen Fakıbaba’yı halkın önünde televizyon programına çağırıyor.
Peki Fakıbaba cephesinde neler oluyor ? O da fazla bir şey istemiyor. Cevheri ile televizyon programına çıkmak istemediğini ve işe '29 Mart seçimlerinde halk gereken dersi verdi' sözü ile kendini savunuyor.
Cevheri-Eyyüpoğlu-Fakıbaba arasındakiler yıllarca yazarların, televizyoncuların gündemi haline geldi. Herkes bildiğini, bildiklerini yazdı.
Şimdi geçmişe baktığımız zaman bazı köşe yazarlarının yazdıklarını hatırlatalım. Bir yazar şöyle yazmış köşesinde.
'Sabahattin Cevheri 2004 yılında yapılan seçimlerde bağımsız aday olarak parlamentoya girdi. Bilahare AK Parti'ye geçerek siyasi hayatını bu partide devam etti. 22 Temmuz Milletvekili seçimi sırasında Seydi Eyyüpoğlu'na siyasi borcunu ödemediği söylenen Sabahattin Cevheri ile ihtilafa düştü. Seydi Eyyüpoğlu bağımsız olarak parlamentoya girince AK Parti'nin kapısı kendisine kapandı'
Bir başka köşe yazarının yazısı ise şöyle:
'Fakıbaba AK Parti’den aday gösterilmeyince Bağımsız Milletvekili Seydi Eyyüpoğlu kendine göre büyük bir fırsat yakaladı ve kendisinin siyasi anlayışının bir gereği olarak Fakıbaba'yı destekleyerek, gerek Cevheri'den ve gerekse ona bağlı olan Milletvekillerinden intikam almak üzere harekete geçti'
Cevheri-Eyyüpoğlu ve Fakıbaba'nın siyasi kavası geçmişten günümüze kadar uzandı.
Şimdi ben diyorum ki…
Nedir bu kavga, neyi paylaşamıyoruz ?
Milletvekili Cevheri, Başkan Fakıbaba'nın programa katılmasını m istiyor, Fakıbaba, Cevheri ile karşı karşıya gelmek mi istemiyor ?
Bakın bu çekişmeler, bu atışmalar bu memlekete zarar veriyor. Bilmem geçmişi hatırlıyor musunuz ? Kemal Kılıçdaoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melik Gökçek de aynı sözlü düelloya girmişti.
İkisi de birbirini ithamlarla suçlamıştı ve televizyon programına çıkmak istemişti. Moderatör olarak da Uğur Dündar istenmişti.
Hatta biraz daha gerilere gidersek Başbakan Erdoğan ile Deniz Baykal arasında da aynı şeyler yaşanmıştı.
Sonuçta ne oldu, liderler karşı karşıya geldi, tartıştılar, el sıkıştılar. Şimdi ben de soruyorum Sayın Cevheri ile Sayın Fakıbaba neden bir araya gelmiyor ? Bu kentin iki sevilen ismi bence bir araya gelmeli. Kentte bulunan 3 televizyon kanalı ortak yayın yapmalı. Gelsinler, otursunlar ve tartışsınlar. Kim ak, kim kara görelim. İnsanlarımızın kafalarında soru işaretleri bırakmayalım.
Dostça, el ele birlikte yarınlara koşalım. Sayın Cevheri ve Sayın Fakıbaba’yı yan yana görelim. Bence bu ikilinin fotoğrafının yanında tüm vekillerimizi ve belediye başkanlarımızı görelim. Siyaset meydanlarda yapılsın, konuşulanlar meydanlarda kalsın.
Kalın hepiniz sağlıcakla