Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
Detay Üst

Yılmaztekin, Arapça’nın önemine değindi

Ak Parti Şanlıurfa Milletvekili Kemalettin Yılmaztekin 18 Aralık Dünya Arapça Günü nedeniyle Mecliste bir konuşma yaparak Arapların çektiği zulme değindi.

Yılmaztekin, Arapça’nın önemine değindi
  • 22-12-2016 17:40

18 Aralık Dünya Arapça Günü olması dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Arapça’nın önemine vurgu yapıldı. Mecliste Arapça’nın önemine değinilen konuşmada söz hakkı alan Ak Parti Şanlıurfa Milletvekili Kemalettin Yılmaztekin, Arapça hakkında konuştu. Yılmaztekin, “Öncelikli olarak 17 Aralık Sabahı çarşı iznine çıkan askerlerimize yönelik yapılan kalleş saldırıyı ve Fırat Kalkanı kapsamında Suriye’de şehit düşen aslanlarımızı öfkeyle, kin ve nefretle kınıyorum. Biz Türkiye olarak Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla biliyoruz ki, kalleşlerin bugüne kadar kazandığı bir savaş yoktur ve asla da olmayacaktır. O karanlık odaklar bizlere bu şekilde alçakça saldırmayı kendilerine şiar edinmişlerse bize düşen vazife, onları sahip oldukları kalleşlik ile birlikte tarihe gömmek olacaktır. Bu vesileyle şehitlerimize Allah’tan rahmet Ailelerine sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.” dedi.

‘Toprakları bölen tel örgüler, kardeşliğimizi bölemedi’

“18 Aralık’ta Dünya Arapça Günü vesilesiyle Arapça’nın önemine vurgu yapan çeşitli programlar düzenlendi. Bilindiği gibi Arapça 60 ülkede konuşulan, dünyanın en kadirşinas ve zengin dillerinden birisidir. Özellikle de Arap toplumlarının içerisinden geçtiği şu sıkıntılı süreçte Arap asıllı bir vatandaş olarak ben de Arapların ve Arapça’nın önemine meclisimizin çatısı altında dikkat çekmek istedim.” diye belirten Kemalettin Yılmaztekin, “Tarihin eski dönemlerinden başlayarak Anadolu ve Arap toplumlarının iç içe geçen kaderleri ne yazık ki köylerin, şehirlerin arasından sınırlar geçirilerek engellenmeye çalışılmıştır. Mesela; vekili olduğum Şanlıurfa’nın bir sınır ilçesi olan benim de doğduğum yer olan Akçakale, Suriye’nin Tel Abyad ilçesi ile aynı ilçeyken ve kadim ismi ile Tel Abyad olarak Araplara ve Türkmenlere yurtluk yapmışken, bir sabah orayı hiç bilmeyen yabancı ellerce aralarına tel örgüler örülerek İki Ayrı Devlete Bağlı İlçeler ihdas edilmiştir. Aynı şekilde Ayn-ül Arab ile Suruç veya Ras-Ul Ayn ile Ceylanpınar. Buna daha yüzlerce örnek verebiliriz. Ama çizilen hiçbir sınır, sınırın öbür tarafında kalanların yüreğimizden bir parça olduğu gerçeğini ortadan kaldırmamış, toprakları bölen tel örgüler; kardeşlerimizle aramızdaki tek olma bilincini ve yüreklerimizi  bölememiştir.” diye konuştu.

‘Araplar hiçbir zaman devletine ihanet etmedi’

Ak Parti Şanlıurfa Milletvekili Yılmaztekin, “Yüz yıla yakın bir süredir gösterilen ayrıştırma, ötekileştirme faaliyetlerine rağmen Türkiye’deki Araplar her zaman kadim Türkiye Cumhuriyeti Devletinin hizmetinde olmuş, her zaman devletlerinin çıkarlarından taraf durmuş ve hiçbir zaman İslam’ın son kalesi olarak addedilen bu devlete ihanet içerisinde bulunmamışlardır. Sadece Türkiye’deki Araplar değil, dünyadaki Arapların tamamına yakını Türkiye’yi kendi öz vatanları gibi görmekte, Türkiye’ye başka hiçbir ülkeye duymadıkları muhabbeti ve saygıyı duymaktadırlar. Bunun sebebi sınırları kapatan Türkiye’yi siyasi sınırlardan ibaret kabul eden ve batı dışında her türlü toplumu aşağılayan politikalar değil, Osmanlı’dan bu yana uygulanan ve kader birliği üzerine konumlandırılan karakterli, vizyoner ve kardeşlik temelli dış politikadır.” şeklinde konuştu.

“Ak Parti iktidarıyla başlayan yeni süreçte devam ettirilen bu politika ile gönül dili üzerinde buluşabilen Türk, Arap ve Kürt toplumları, siyasi unsurlarıyla da ortak paydalarda buluşabilir bir duruma gelmişlerdir.” diyen Kemalettin Yılmaztekin, “Türkiye’deki Arap vatandaşlar; çoğunlukla Hatay, Adana, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt, Bitlis gibi şehirlerde yaşamakla birlikte Türkiye genelinde pek çok ile yayılmış durumdadırlar.” ifadelerini kullandı.

‘Urfa’nın Arapları Erdoğan’ı ölesiye seviyor’

Yılmaztekin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Urfa’nın Arapları Harran ovası gibi verimli araziler üzerinde yüzyıllardan beri çiftçilikle, hayvancılıkla ve son dönemde de ticaretle uğraşırlar. Toprağı ekip biçer hasadını toplarlar. Kahve olarak Mırra içerler. Oyun olarak mıngala oynarlar. Müzik aleti olarak Rıbbaba çalarlar. Kadınları birer Osmanlı kadını edasıyla, ellerindeki ve yüzlerindeki dövmeden asla vazgeçmezler. En mühim özelliklerinden birisi de, Recep Tayyip Erdoğan’ı ölesiye ve büyük bir sadakatle sevmeleridir.”

“Evet Arapların kahir ekseriyeti Erdoğan sevdalısıdır. Benim seçim çalışmalarımı yürüttüğüm Harran, Akçakale gibi ilçelerde Ak Partiye yüzde 90’ın üzerinde, neredeyse firesiz oy çıkmıştır. Araplar her zaman bu devletin ve bu milletin tarafında duranların bu millete hizmet yolunda ömürlerini vakfedenlerin, İslam’ın son kalesini amansız bir şekilde savunanların yanında safını tutmuş, Osmanlı’dan aldıkları gelenekle Devlet-i Ebed-Müddet felsefesini hayatlarına ilke edinmişlerdir.”

“Dünya Arapları çok zulüm gördüler. Araplar, Osmanlı’nın çöküşüyle birlikte Ortadoğu’nun çeşitli bölgelerinde firaset sahibi liderlerden yoksun kukla yönetimler altında çok ezildiler. Ve şimdi 100 yıldır hasretini duyduklarını liderliği Cumhurbaşkanımızın şahsında bulduklarından dolayı, onu ölesiye seviyorlar ve onun emrinde olduklarının herkesçe bilinmesini istiyorlar.”



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER