Metrolife
Detay Üst

Yılmaztekin, Anayasanın 4. maddesini değerlendirdi

Şanlıurfa Milletvekili Kemalettin Yılmaztekin, Anayasa değişikliği paketinin 4. maddesinde belirlenen Cumhurbaşkanının görev süresi ve seçilme şeklinin yeniden düzenlenmesi hakkında konuştu.

Yılmaztekin, Anayasanın 4. maddesini değerlendirdi
  • 12-01-2017 15:32

Anayasa değişikliği paketinin 4. maddesinde belirlenen Cumhurbaşkanının görev süresi ve seçilme şeklinin yeniden düzenlenmesi hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde söz alan Ak Parti Şanlıurfa Milletvekili Kemalettin Yılmaztekin, “Söz konusu maddeyle birlikte Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 5 senede bir aynı günde yapılması ve seçmenlerin salt çoğunluğunun oyunun alınması şartları getirilmektedir. Toplumun en az yarısından bir fazlasının oyunu alması gereken bir Cumhurbaşkanının; hem seçim süreci boyunca hem de görev süresi içerisinde toplumun geneline hitap etmesi, kimseyi ötekileştirmeden herkes için hizmetlerde bulunmasını bir zaruret olarak ortaya çıkacaktır. Bu durum toplumda karşılığı olmayan ve ülkeye hiçbir faydası dokunmayan siyasi yaklaşımlara güç kaybettirirken; milletin yanında saf tutan siyaset anlayışını güçlendirecek, merkez siyaseti geliştirecektir. Böylelikle kutuplaşmaların önüne geçilerek toplumsal birlik ve beraberliğin alt yapısı sağlanmış olacaktır.” dedi.

‘Oyları tartma hevesinde olanlar için geçerli olan Türkiye çok gerilerde kaldı’

“Bu noktada bir hususa da değinmek istiyorum; bu sistemde oylar tartılmayacaktır, oylar tüm demokrasilerde olduğu gibi sayılacaktır. Oyları tartma hevesinde olanlar için geçerli olan Türkiye çok gerilerde kaldı. Açık oy gizli sayımlardan kalma günlerden 2019’un, 2023’ün  Türkiye’sini yorumlamaya kalkışanlar, özledikleri o dönemlerin tarihte kalan utanç günlerine gömülüp kalmaktan ileriye gidemeyeceklerdir.” diyen Yılmaztekin, “Bu topraklarda güçlü bir devlet yapılanmasının olmadığı fetret dönemlerinde hep, bu coğrafyanın insanları zulüm görmüş, başları ezilmiştir. Tarih boyunca bu topraklarda kurulacak olan tahakküm, dünyayı yönetme arzusunun bir kilidi olarak dünya siyasetinde yer edinmiştir. Anadolu’nun siyasi düzeni bozulduğu dünyada hep zulümler yaşanmış, hep mazlumların ahları alınmıştır. Osmanlı’nın çökmesiyle işte tam da bunu yaşadık. Dünya siyasetinin kodlarını stratejik üstünlüğü ile nevi şahsına münhasır olarak kendi içerisinde barındıran Osmanlı’nın yıkılması ile bu kadim medeniyet kendi içerisine kapatılmaya çalışıldı, güçlü bir devlet yapılanmasının bu topraklarda hüküm sürmesi hep bir şekilde perdelemeye maruz bırakıldı. Bu süreç içerisinde milletimize, devletimize sistematik olarak bir aşağılık kompleksi psikolojisi aşılandı. Biz motor üretemeyiz, biz araba üretemeyiz, biz kendi milli silahımızı üretemeyiz, kendi kendimize politika geliştiremeyiz, kendi başımıza hareket edemeyiz, birilerinden icazet almadan adım atamayız, birilerinin izni olmadan hamle yapamayız denildi.

Batılı bir yazarın şöyle bir sözü var. Aynen aktarıyorum; ‘Türkiye öyle bir devlet ki, solduğunda sulanmalı, boylandığında budanmalı.’ Yani biz Türkiye’yi bir uydu devlet olarak kullanalım, sömürelim ve kontrol altında tutalım demek. Bu batılı yazarın sadece bu sözü bile devletimizin yıllar yılı karşılaştığı saldırıları özetler niteliktedir. Tüm bu gerçekleri gözler önüne serdikten sonra karşılaştığımız sistematik saldırılar ile asıl yapılmak istenenleri daha açık bir şekilde görebiliyoruz. Bugün maruz kaldığımız saldırılar; 10 yılda Menderes’i asarak katledenlerin, 10 yılda Özal’ı öldürenlerin, birkaç sene içerisinde Erbakan’ı hükumetten el çektirenlerin; 15 yıldır deviremedikleri, yıkamadıkları, yenemedikleri Erdoğan’a duydukları tahammülsüzlüğün ve acziyetin adıdır. Dolayısıyla bu sistem, var olan istikrarı kurumsallaştırarak ülkemize yönelik saldırıların amacına ulaşamaması sonucunu doğuracaktır.

‘Parlamenter sistem bize hiçbir şey kazandırmadı’

Milletvekili Yılmaztekin, “Parlamenter sistemin bugüne kadar bizlere kazandırdıklarına baktığımızda elimizde koca bir hiç olduğunu görürüz. Tek parti döneminin bitmesiyle 1950 yılında geçiş yaptığımız parlamenter sistem ile bugüne kadar geçen 66 yıl içerisinde, Menderes Özal ve Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 10 yıllar süren istikrarlı hükumetler dışında kalan diğer dönemlerde, her hükumetin ortalama ömrünün 7-8 ay olduğu gerçeği gözler önündedir.” diyerek, “Bölgemizde dengeler anlık olarak değişirken, devletin sürekli olarak çevresinde yaşananlara güçlü reflekslerle karşılık vermesi beklenirken, bizim parlamenter sistemin romantizmi içerisinde hükumet krizleri ve istikrarsızlıkla kaybedecek vaktimiz olamaz. Parlamenter sistemin bize sunduğu imkanlar ile ne yazık ki yıllar yılı devletimizin enerjisi gelip geçici iç siyasi çekişmeler ile eritilip heba edilmiştir.

Bugün artık kadim tarihimizi de göz önünde bulundurarak, dünyadaki tüm mazlum ve mağdur toplulukların umudu olacak güçlü bir devlet teşekkülü icra etmek durumundayız. Biz bunu sağlamadığımız müddetçe Halep’te Musul’da ve İslam dünyasının çeşitli yerlerinde katledilen çocuklar için dünya hep sırtını dönmeye devam edecektir. Adaletin güneşi Anadolu’dan yükselmedikçe, zulme boğulan topraklar karanlıkta kalmaya ne yazık ki mahkum edilecektir. Dolayısıyla birilerinin sahte demokrasi havarisi kesilmesi ve demokrat rolü oynaması bizler için hiçbir şeyi değiştirmez.” şeklinde konuştu.

“Biz inanıyoruz ki, bir gün öncülüğünü yaptığımız bu amansız mücadele bitecektir.” diyen Kemalettin Yılmaztekin, sözlerini şöyle sürdürdü: “O gün, bugünkü mücadelesinde zaafa düşmeyenler galip gelecektir. Diğerleri emin olup mağlup olacaklardır. Yeni ve güçlü Türkiye kurulurken elini taşın altına koymayanlar, rol yapanlar, güzel günler geldiğinde bu mukaddes mücadelede yer almamanın burukluğunu yaşayacaklardır. Bu sebeple biz onları bir kenara bırakmak ve yolumuza devam etmek zorundayız.”



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?