Kürt seçmen 24 Haziran’da ne diyecek?

HÜDA PAR'ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan'ı destekleme kararı alması terör örgütü güdümünde siyaset yapanların hesaplarını bozdu.

Kürt seçmen 24 Haziran’da ne diyecek?
  • 31-05-2018 02:20

Kanal7 Ankara temsilcisi Mehmet Acet, Yeni Şafak'taki köşe yazısında HÜDA PAR'ın Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan'ı destekleyeceğini açıklamasıyla Kürt oylarını HDP’ye hapsetmeye çalışan anlayış sahiplerinin ters köşe olduğunu yazdı.

İşte Acet'in yazısı:

Hüda Par, önceki gün Cumhurbaşkanlığı seçiminde pazarlıksız ve çıkarsız bir şekilde Tayyip Erdoğan’ı destekleyeceklerini açıkladı.

“Bütün Kürtler HDP’li olsun, önce siyasi bölünme gerçekleşsin, sonra fiili bölünme” projesine yatırım yapanları ‘ağlatan’ bir gelişme bu.

18 Nisan’da erken seçim kararı alındıktan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hüda Par’ın -şimdilerde bağımsız milletvekili adaylığı için istifa eden- Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nu Beştepe’de kabul etmişti.

30 Nisan tarihli yazımızda bu görüşmenin ne anlama geldiğine dair iki başlık açıp şunları dile getirmiştik:

1. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ve Kürt seçmenler nezdinde Ak Parti MHP ittifakından rahatsızlık duyanlara, Ak Parti’nin açtığı şemsiyenin salt milliyetçi çevreleri değil, çok daha geniş bir toplum kesimini kapsadığı mesajı verilmiş oluyor.

2. Hüda Par’ın hem siyaset zemininde yürümesi, hem de PKK’ya karşı aldığı pozisyon, devletin en tepesi tarafından hüsnükabul ile karşılanmış oluyor.

Hüda Par’ın Erdoğan’a vereceğini açıkladığı desteğin sayısal ağırlığı pek güçlü olmasa da, siyasal anlamda daha bir kıymet arz ettiğini söyleyebilirim.

Kürt oylarını HDP’ye hapsetmeye çalışan anlayış sahiplerinin ters köşe olmuş olmaları bile bunun bir kanıtı olabilir.

DEMİRTAŞ ACI ACI GÜLDÜRÜYOR

Dikkat ettiyseniz ikidir Kürt seçmen 24 Haziran’da ne yapacak diye sorup duruyorum.

Selahattin Demirtaş, 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yürüttüğü sazlı sözlü ve ‘esprili kampanyayı’ bu defa Edirne Cezaevi’nden sürdürüyor.

2014 şartlarında ülkenin Demirtaş esprilerini kaldırabilecek hali vardı evet, ama şimdi yok. Niye?

Çünkü, diline, siyasetine kan bulaştırmış bir komedyenin esprileri, insanı ancak acı acı güldürebilir.

Demirtaş’ın bugün cezaevinde olmasının iki temel gerekçesi var.

Birincisi, kanlı Kobani eylemlerine yaptığı çağrılarla verdiği destek, ikincisi PKK’nın Rojava projesini Türkiye’ye taşıma hamlesine, yani hendek terörüne sunduğu katkı.

Nisan ayında cezaevinden verdiği savunmada Demirtaş, hendek kazma eylemlerine destek vermediğini iddia edip, kendisine karşı bir medya karartması uygulandığını dile getiriyordu.

O savunmadan şu ifadeleri aktaralım:

“O dönem hendek ve barikata da karşı çıkmaya devam ettik. Bu ilçelerde (Hendek kazılan ilçeler) yaptığımız konuşmaları ilginç bir şekilde merkez medya vermediği gibi, Kürt medyası da vermedi. Bütün o hendek olaylarını HDP’ye ve bana mal etmek için basın bu konuşmalarımızı vermedi. Sesimizi ilçe halkı dışında kimseye duyuramadık. Biz hendek ve barikat olayları kaldırılsın diye bir direniş başlattık.”

Demirtaş savunmasında böyle diyordu ama, arşiv tam tersi bir durum için tanıklık veriyordu.

Mesela, 2016 Ocak başında kullandığı şöyle bir ifade var:

“Bugün küçümsediğiniz barikat, hendek dediğiniz şey darbeye karşı direniştir. Darbe yapılmıştır. Buna karşı toplum sessiz mi kalacak?”

Bir başka konuşmasında hendek/çukur kazanlar için kullandığı şu tür tabirler var:

“Cizre, Sur, Nusaybin, Silopi kahramanca direniyor. Bu halk boyun eğmiyor. Yarın Kürt halkının tarihi yazıldığında bugünler çok özel olarak tarihe not düşülecektir. Cizre, Sur, Silvan, Nusaybin, Gever, Kerboran, Derik, Silopi, Şırnak... Gerçekten tarih yazıyorlar.”

Arşiv dediğimiz meret, hiç hesapta yokken 15 Temmuz’dan sonra yaptığı bir konuşmada da Demirtaş aleyhine tanıklık yapıyor.

31 Temmuz’da HDP’nin yaptığı “Darbelere hayır, demokrasi hemen” mitinginde şöyle bir espri patlatmış:

“Malatya Belediyesi hendek kazmış. Tanklar geçmesin diye. La hani hendek ihanetti”

Kürtlerin yaşadıkları şehirler PKK tarafından köstebek yuvasına çevrilirken, insanların mahremi olan evler delik deşik edilirken, Demirtaş’ın bu eylemlere destek olmak için gün aşırı insanları sokağa davet eden açıklamaları kulaklarımızı çınlatmaya devam ediyor.

Bu çağrılara kimse karşılık vermediği için, “Hiç olmazsa bulunduğunuz yerlerden, pencerelerden, balkonlardan ses verin” diyerek çaresizce yakarışlarda bulunduğu günler de çok eskilerde kalmış değil.



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER