Cumhurbaşkanı Erdoğan 'millet kıraathaneleri' için konuştu: Okey mokey oynama yeri değil

Cumhurbaşkanı Erdoğan, müjde olarak açıkladığı 'millet kıraathaneleri' için 'okey mokey oynama yeri değil. Yoğun bir şekilde kitap olacak.' dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 'millet kıraathaneleri' için konuştu: Okey mokey oynama yeri değil
  • 08-06-2018 01:43

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Diğer partiler gibi bu şehri kökenlere, meşreplere, siyasi görüşlere göre asla ayırmadık. Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Süryani, Musevi, Protestan, Ortodoks, Katolik... Hatay'da her kim varsa, her kim bu şehirde yaşıyorsa, ayrım yapmaksızın, hepsini bağrımıza bastık." dedi.

Erdoğan, partisinin Hatay İtfaiye Meydanı'nda düzenlenen mitinginde Hataylılara hitap etti.

Konuşmasına, "Akdeniz'in incisi, dayanışmanın şehri, kardeşliğin şehri, kültürün, turizmin, tarımın şehri Hatay... Seni kalpten selamlıyorum." diyerek başlayan Erdoğan, şehrin medeniyetler bahçesi ve hoşgörü abidesi olduğunu söyledi.

Erdoğan, Hatay'ın, Türkiye'nin iftihar tablosu olduğunu belirterek "Ülkemizin Ortadoğu'ya açılan kapısı Hatay... Sizleri gönülden selamlıyorum. Türkmen'i, Kürt'ü, Arap'ıyla senin kardeşliğini selamlıyorum Hatay. Müslüman'ı, Hristiyan'ı, Musevi'siyle senin hoşgörünü selamlıyorum Hatay. Kiliselerin, camilerin, havralarınla senin barış içinde yaşama kültürünü selamlıyorum Hatay. Mavi Marmara'da, 15 Temmuz'da, terörle mücadelede kanlarıyla destan yazan şehitlerini selamlıyorum Hatay..." ifadelerini kullandı.

Alandaki kalabalığa, 24 Haziran için hazır olup olmadıklarını soran Erdoğan, "Birilerine o dersi vermeye hazır mıyız? Bugün bizi muhabbetle bağrınıza bastığınız için her birinize teşekkür ediyorum. Rabb'im hepimizi birlik ve beraberlik içinde idrak edeceğimiz daha nice ramazanlara kavuştursun diye dua ediyorum. Rabb'im bu ramazanda yine huzura, barışa ve güvene hasret bir şekilde geçirmek zorunda kalan Filistinli, Suriyeli, Iraklı kardeşlerimize yardım etsin diyorum." diye konuştu.

"Hatay'dan öyle bir ses verelim ki sınırın öte yanında duyulsun." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Buradan öyle bir haykıralım ki eli kanlı zalimlerin yüreği hoplasın. Şimdi bu meydandan öyle bir seslenelim ki mazlum gönüllere inşirah olsun. Hatay, irade, erdem ve cesaretle Türkiye'yi şahlandırıyor muyuz? 24 Haziran'da güçlü Meclis, hükümet ve Türkiye için cumhurbaşkanlığında şahsımı, Meclis'te AK Parti'yi desteklemeye hazır mıyız?"

"Hatay bizim için baş tacı, gurur ve ilham kaynağımızdır"

Erdoğan, ülkeye 1939 yılında katılan Hatay'ın, işgalin acısını ve bağımsızlığın kıymetini en iyi bilen şehirlerden olduğunu vurguladı.

Hataylıların yıllarca ana yurda bağlanmanın hasretini çektiğini hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Sizler senelerce özgürlük mücadelesi verdiniz, zorluklar karşısında sabrettiniz, sebat ettiniz, hedefinizden bir milim dahi geri adm atmadınız. İşgalcilerin tehditlerine, şantajlara ve baskılara rağmen bağımsızlık hayalinizden asla vazgeçmediniz. Sonunda her sabreden gibi zafer sancağını, bağımsızlığımızın timsali ay yıldızlı bayrağımızı Hatay semalarında dalgalandırmayı başardınız. 

Bu yüzden biz Hatay'a bakınca sadece Türkiye'nin ahengine şahitlik etmiyoruz, aynı zamanda hürriyet ve adalet için verilmiş o destansı mücadeleyi görüyoruz. Biz Hatay'a bakınca hoşgörü ve dayanışmayla beraber, vefayı, cesareti, sadakati ve vatan aşkını da görüyoruz."

Erdoğan, Hatay'ın kendileri için baş tacı, gurur ve ilham kaynağı olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"Hatay, bize üzerinde yaşamış nice nice gönül sultanının emanetidir. Hatay bize Gazi Mustafa Kemal'in emanetidir. Gazi Mustafa Kemal, 'Hatay benim namusumdur, Hatay'ı mutlaka alacağım' diyerek son nefesine kadar Hatay'ın kurtuluşu, bağımsızlığı için mücadele etti. Her ne kadar Gazi'nin ömrü, o güzel vuslatı görmeye yetmese de Hatay 29 Haziran 1939 tarihinde özgürlüğüne kavuştu. Şu anda biz de Gazi gibi, 'Hatay bizim namusumuzdur, muhakkak Hatay'ı ayağa kaldıracağız' diyoruz."

"Diğer partiler gibi bu şehri kökenlere göre asla ayırmadık"

Bu konuda Hatay'ı ihya etmek için 16 yıldır aralıksız çalıştıklarını, çabaladıklarını ve hizmet ürettiklerini belirten Erdoğan, "Diğer partiler gibi bu şehri kökenlere, meşreplere, siyasi görüşlere göre asla ayırmadık. Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Süryani, Musevi, Protestan, Ortodoks, Katolik... Hatay'da her kim varsa, her kim bu şehirde yaşıyorsa, ayrım yapmaksızın, hepsini bağrımıza bastık." dedi.

Erdoğan, Hatay'ın kapısını seçim dönemlerinde çalan, Hataylıları yalnızca oy sandığı ufukta görününce hatırlayanlardan olmadıklarının altını çizdi.

Başbakanlığı ve cumhurbaşkanlığı döneminde şehre geldiğini hatırlatan Erdoğan, "Hele hele Zeytin Dalı Operasyonu sebebiyle de iki kez Hatay'a geldim. Niye? Çünkü Afrin'i teröristlerden temizleme mücadelesinde ben, Hataylı kardeşlerimi yalnız bırakamazdım." diye konuştu.

Erdoğan, alt ve üst yapısı, yolları, sokakları, turizmi, tarımı, sanayisiyle 16 yıl öncesiyle kıyaslanmayacak bir Hatay inşa ettiklerini belirterek "16 yılda 27,5 katrilyon liralık yatırım yaptık. Biz laf üretmiyoruz, icraat üretiyoruz. Biz bir icraat kadrosuyuz." değerlendirmesinde bulundu.

Millet kıraathaneleri kuracağız

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Millet kıraathaneleri kuracağız. Şimdi bunu tabii Bay İnce yanlış anlayabilir. Millet kıraathanesi deyince, iskambil oyunlarının oynandığı yer anlayabilir. Bay Muharrem, öyle değil, burası tamamen kitaplarla dayalı döşeli kütüphane ve içeride keki, çayı, kahvesi olacak ve burada gençlerimiz, yaşlılarımız gelecek ve kitabını alıp okuyacak." dedi. 

Partisinin Hatay İtfaiye Meydanı'nda düzenlenen mitinginde Hataylılara hitap eden Erdoğan, buraya yapılan yatırımlar hakkında bilgi verdi.

Eğitim alanında Hatay'a 7 bin 215 yeni derslik kazandırdıklarını, ilk ve ortaöğretimdeki öğrenciler için 162 trilyon lira burs verdiklerini anlatan Erdoğan, üniversite öğrencileri için 5 bin kişi kapasiteli yurtlar açtıklarını dile getirdi.

Erdoğan, bu yıl içinde İskenderun'da ve Hatay'ta 2 bin 150 kişilik ve 2 yıl içinde de Reyhanlı, Antakya, Kırıkhan ve İskenderun'da 2 bin 750 kişilik yurtları da gençlerin hizmetine sunacaklarını söyledi.

Hatay'a 25 bin seyirci kapasiteli bir stadyum kazandıracaklarını belirten Erdoğan, stadyumun inşaatını bu yıl sonuna kadar bitirmeyi hedeflediklerini bildirdi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bir de müjdem var. Ülkemizin farklı şehirlerine yaptığımız gibi millet bahçelerinden birini de Hatay'a kazandırıyoruz. Yani, eski stadyumu Millet Bahçesi yapacağız. Anneler alacaksınız çoluğunuzu çocuğunuzu yanınıza gideceksiniz orada, onlarla beraber yatıp yuvarlanacaksınız. Ne olacak? İngiliz'in Hyde Park'ı varsa Amerikalının Central Park'ı varsa bizim de Millet Bahçemiz var. Onunki daha büyük olabilir. Biz İstanbul'da Central Park'ın 3 misli büyüklükte olanını yapıyoruz. Alan müsait. 

Yeni bir projem daha var. Bay Muharrem, çalmayacaksın, ince ince götürmeyeceksin. Nedir o? İnşallah, yeni bir adım. O da millet kıraathaneleri kuracağız. Şimdi, bunu tabii Bay İnce yanlış anlayabilir. Millet kıraathanesi deyince, iskambil oyunlarının oynandığı yer anlayabilir. Bay Muharrem öyle değil. Burası tamamen kitaplarla dayalı döşeli kütüphane ve içeride keki, çayı, kahvesi olacak ve burada gençlerimiz, yaşlılarımız gelecek hem kitabını alıp okuyacak hem de oradan kekini, çayını, kahvesini alacak ücretsiz. Buralar adeta hayata ruh katacak."

Burasının gençlerin en önemli uğrak yeri olacağını ifade eden Erdoğan, "Birinci derecede buralar sizin için, kızlar buralar birinci derecede sizin için. Bunları yapacağız. İnşallah bunlarla yeni bir dinamizmi gençliğimize kazandıracağız. 24 saat buralar açık olacak." değerlendirmesinde bulundu.

"43 adet sağlık tesisi de ihale ve proje aşamasında"

Sağlık alanında yapılan hizmet ve yatırımlar hakkında da bilgi veren Erdoğan, "Yaşı 40'ın üzerinde olan kardeşlerim 16 yıl önce sağlık alanında çekilen sıkıntıları çok iyi bilir. Her açıdan dökülen sağlık sistemini yeniden ayağa biz kaldırdık mı?" diye sordu.

Erdoğan, Hatay'da 13 hastane olmak üzere toplam 42 adet sağlık tesisini yaptıklarını aktararak, 100 yataklı yeni devlet hastanesiyle 3 sağlık tesisinin de inşatının sürdüğünü anlattı. Ayrıca 600 yataklı İskenderun, 250 yataklı Dörtyol, Samandağ, Hassa ve Arsuz Devlet Hastaneleri ile 43 adet sağlık tesisinin de ihale ve proje aşamasında olduğunu bildirdi. 

Barkovizyondan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürü olduğu döneme ait bir görüntüsünü izleten Erdoğan, videonun sonunda, "Anneler, babalar iyi tanıyorsun değil mi? Bay Kemal, şikayet makamında değilsin, genel müdürlük makamındasın, ne yaptın?" diye sordu.

Daha sonra şehir hastaneleriyle ilgili bir tanıtım videosu da izleten Erdoğan, vatandaşlara, "Nasıl? Hamdolsun. Şu anda 5 tane böyle şehir hastanesi bitirdik. Yıl sonuna kadar bu 9 olacak, belki 10. Bay Kemal'in genel müdürlüğüne benzemiyor bu. İnşallah Bay Kemal'e 24 Haziran'da gereken dersi vermeye hazır mıyız?" diye konuştu.

"Bay Muharrem, 24 Haziran'da sen bu seçimi kaybedersen ne yapacaksın, onu söyle"

 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bay Muharrem, 24 Haziran'da sen bu seçimi kaybedersen ne yapacaksın, onu söyle. Bırakıp gidecek misin, onu söyle. Bay Kemal yapmadı, sen de onun talebesisin, senin yapacağına da biz güvenmiyoruz." dedi.

Alandakilere, CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce'nin daha önce partisi ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili sözlerinin yer aldığı bir video izleten Erdoğan, "Bay Muharrem, 24 Haziran'da aynı şekilde sen, bu seçimi kaybedersen ne yapacaksın, onu söyle. Bırakıp gedicek misin, onu söyle. Göreceğiz. Mesele orada. Bay Kemal yapmadı ama sen de onun talebesisin. Senin yapacağına da biz güvenmiyoruz. Niye? 'Niye yapayım?' diyorsun." ifadesini kullandı.

Şu anda Ballıöz Barajı ve Yayladağı Şakşak Barajı'nın da inşasının sürdüğünü belirten Erdoğan, inşa ettikleri projelerle 82 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtıklarını söyledi.

Erdoğan, şu anda yapımı devam eden sulama tesisleriyle 137 bin dekar mümbit araziyi daha sulamaya açacaklarını dile getirerek, Hataylı çiftçilere toplam 2,2 milyar liralık tarımsal destek verdiklerini kaydetti.

Verdikleri 1,1 milyar lira tutarındaki teşviklerden Hatay'da 434 bin sigortalı ve iş verenin yararlandığını ifade eden Erdoğan, Hatay'ın kültür hayatını canlandırmak, turizm kapasitesini artırmak için de yeni yatırımları devreye aldılarını, Kırıkhan ve Reyhanlı'nın çehresini değiştirecek iki adet kültür hanı inşa ettiklerini anlattı.

Aynı şekilde, Hatay'ın çekim merkezi olan Uzun Çarşı'yı da restore ederek Hataylıların ve il dışından gelen misafirlerin hizmetine sunacaklarını dile getiren Erdoğan, "Bölgemizde etnik, mezhebi ve inanç temelli çatışmaların arttığı bu dönemde, Hatay modelini tüm dünyada tanıtacağız. Barış içinde, bir arada yaşamanın şehri olan Hatay'ı çok daha cazip hale getireceğiz. Yani kesrette vahdet anlayışını getireceğiz. İşte bunun için 'Yaparsa yine AK Parti yapar.' diyoruz. İşte bunun için 'Durmak yok, yola devam.' diyoruz. İşte bunun için sizlerden 5 sene daha icazet istiyoruz." diye konuştu.

"Siyaset, kalp, sevda işidir"

Muhalefetin adayları gibi yıkmak, kapatmak, durdurmak için değil, çok daha büyük projeler için destek talep ettiklerini belirten Erdoğan, "Biz, muhalefet gibi mevcutların kapısına kilit vurmak için değil, Hatay'a yeni yatırımları kazandırmak için oyunuzu istiyoruz. 'Kaynak nereden?' diye soruyorlar. 'Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni satacakmış.' Zavallı bunlar. Geçmişte birinci köprü, ikici köprüde komünistler ne diyordu? 'Biz, oraları satacağız, yıkacağız.' Şimdi bunlar da onların başka bir versiyonu." dedi.

"Hatay, 24 Haziran'da Türkiye'yi şaha kaldırıyor muyuz? 24 Haziran'da 'yatırımlara devam' diyor muyuz? Parlak bir gelecek için mührü AK Parti'ye basıyor muyuz?" diye soran Erdoğan, "Evet" yanıtını alınca, "Maşallah değerli kardeşlerim. Gerçekten bir başkasınız. Sizde şunu görüyorum. Siyaset, kalp, sevda işidir. Vatandaşıyla gönül bağı kuramamış birisinin, siyasette başarı şansı yoktur. Halka hizmeti hakka hizmet anlayışıyla yürütmeyen birinin ülkeyi idare etmesi mümkün değildir." karşılığını verdi.

Aşık Yunus'un "Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için, dost'un evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim." dediğini anımsatan Erdoğan, sadece diliyle değil, gönlüyle de böyle demeyen birinin kendine ve millete hiçbir faydasının olamayacağına işaret etti.

Erdoğan, siyasetin aynı zamanda tecrübe, liyakat ve vizyon işi olduğunu vurgulayarak, siyasetçinin daima milletinin bir adım önünde yürüyen, yürümeyi başarabilen kişi olduğunu söyledi.

"Niye ziyaret ediyorsun"

Siyasetçinin, milletten aldığı emaneti hakkıyla, layıkıyla göze alan kişi olduğunu belirten Erdoğan,"Siyasetçi duruşuyla, tavrıyla, söylemleriyle, başarılarıyla devletini en iyi şekilde temsil eden kişidir. Hal böyleyken bakıyorsunuz, CHP'nin genel başkanlık yarışını kaybetmiş şahıs, hiç yüzü kızarmadan ülkeyi yönetmeye talip oluyor. CHP delegelerinin genel başkanlık için bile yeterli görmediği bir şahsı 'Gel buraya Muharrem, gel bakalım Muharrem' diyerek cumhurbaşkanlığına aday gösteriyorlar." dedi.

"Siyasi kariyerinde tek bir başarısı, becerisi, milletin faydasına tek bir dikili ağacı dahi olmayan birinden Türkiye'yi yönetmesini bekleyebilir miyiz?" diye soran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Kendi partisinin emanet edilmediği kişiye bırakın ülke yönetimini üç koyun, iki keçi verip, 'Git şunları Amik Ovası'nda güt' deseniz, hepsini de kaybedip gelir. İşte böyle birini cumhurbaşkanı adayı diye milletin huzuruna çıkardılar. Tabii çıkardıktan sonra da biraz pişman oldular ama nafile. Aday gösterilen kişi de çapsızlığını, vizyonsuzluğunu örtmek için ne yapacağını şaşırmış durumda. Rüzgar gülü misali, bir sağa, bir sola dönüyor. Bir sabah kalkıyor 'PKK sizi tükürüğünde boğar' diyen Edirne'deki provokatöre gidiyor. Senin, terör örgütünün desteklediği bir partinin başındaki kişiyi cezaevinde ziyaret etmen niye? Ne işin var orada? Bunlar, 6-7 Ekim'de Diyarbakır'da benim 53 kardeşimi 'Sokağa çıkın' dediği zaman, sokağa çıkarak 53 kardeşimizi öldürenler değil mi? Peki böyle bir talimatı veren kişiyi sen cezaevinde niye ziyaret ediyorsun? "

"Ağızlarından 'terörle mücadeleyi' duydunuz mu"

"Bir başka gün Amerika'dan telefon geldi diye havalara uçuyor. Başka bir gün Türkiye'nin otomobili gibi yerli ve milli projeleri aşağılıyor. Bay İnce, sen bu işlerden anlamazsın. Yani gidip Almanya'da otomobil fabrikasını gezip, 'Çok güzeldi' demekle, bu iş güzel olmuyor." diyen Erdoğan, bir şey yapmanın önemli olduğunu vurguladı. Erdoğan, şöyle konuştu:

"Dikkat edin bu şahıs, bölücü örgütün mensuplarına karşı alabildiğine nazik, alabildiğine ezik davranırken, Afrin'i terörden temizlemiş komutanımıza karşı ise o derece hoyratça hareket ediyor. Daha düne kadar 'Biz, sırtımızı PYD/YPG'ye dayadık.' diyerek devlete ve millete posta koyan terör sempatizanlarını baş tacı ederken, Türk ordusunun şerefli subaylarına dil uzatıyor. Bakınız şu ana kadar Bay Muharrem'in, Bay Kemal'in ağzından terörle mücadeleyi duydunuz mu? Zaten seçim bildirgelerinde de terörle mücadeleye yönelik doğru dürüst bir şey bulamazsınız. Ne bölücü terör örgütü ne FETÖ, ne diğer terör örgütleri yokmuş gibi davranıyorlar. Tam tersine seçim beyannameleri terör örgütlerinin söylemlerinden mülhem ifadelerle dolu. Bunlar Ankara'dan İstanbul'a terör örgütüyle bağlantılı olanlarla yürümedi mi? "

"Anayasa'ya göre ben Başkomutanım"

Erdoğan, "Şimdi sağda solda efelenen bu şahsı Hataylı kardeşlerimin tepesine bir yıl içinde 700'e yakın roket düşerken, siz hiç ortalıkta gördünüz mü? Afrin'den yapılan saldırılar Reyhanlı'da can alırken siz hiç bu şahsın terör örgütünün aleyhine bir laf ettiğini duydunuz mu? Şayet biz bunların çağrılarına kulak verip Afrin'e girmeseydik Hatay hala huzura ve güvene hasret kalacaktı." ifadelerini kullandı. 

Afrin PYD'den temizlenmeseydi teröristlerin burada kan dökmeye devam edeceğini vurgulayan Erdoğan, 2. Ordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel'le Malatya'da geçen günlerde iftarda bir araya geldiğini ve burada yaptığı konuşmanın tüm katılımcılarla birlikte İsmail Metin Paşa tarafından da alkışlandığını anımsattı. 

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin bundan rahatsız olduğunu aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

"Beyefendi rahatsız oldu, 'sen bir siyasiyi alkışlayamazsın' diyor. Bay Muharrem, ben ince değilim, dikkat et. Ben aynı zamanda Silahlı Kuvvetlerin Başkomutanıyım. Aramızda böye bir fark var, bunu da öğren. Orası da bir siyaset merkezi değil, TESK'in bir iftarını yapıyoruz bir otelde ama cahil bunlar ya, cahil. Anayasa'ya göre ben Başkomutanım. Dolayısıyla Afrin'e çıkmanın talimatını, emrini veren de benim.

Bay Muharrem, sen değilsin. Sen dur bakalım, daha çırak bile değilsin. Anayasa'nın vermiş olduğu yetkiyi kullanmayacak mıyım, kullanırım ve attığımız adımları da buna göre attık. Onun için sen İsmail Metin Paşamıza o terbiye, edep dışı lafları edemezsin. Onun apoletlerini sökmek senin haddine mi, dur bakalım. Sana zaten benim milletim sandıktan icazet vermeyecek. Sen ondan sonra bakalım ne yapacaksın. Şöyle arkaya baka baka herhalde yola devam edersin."

"Bu ne edep dışılıktır"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eli kanlı caniler için kullanmadığınız, kullanamadığınız ifadeleri Afrin'i terörden temizleyen kahramanlar için kullanıyorsunuz. Bu ne edep dışılıktır. Hataylı kardeşlerimin kurbanlarla, dualarla, gözyaşlarıyla Afrin'e uğurladığı kahramanlara hadsizlik, edepsizlik yapılıyor. Proje, eser, yatırım, vizyon desen zaten bunların hiçbiri yok." şeklinde konuştu. 



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER