Metrolife baner

Anne babalar dikkat!

Dil ve konuşma, sık sık birbirlerine karıştırılan iki farklı kavram olarak karşımıza çıkıyor. Dil bozukluğunda, kişi karşısındakini anlayarak düşüncelerini paylaşmada güçlük çekerken, konuşma bozukluğunda kişi kendini ifade edemiyor ve ses sorunu yaşıyor.

Anne babalar dikkat!
  • 17-09-2018 12:06

Günlük hayatta insanların kendini ifade edebilmesi için dil ve konuşma önemli bir araç. Dil ve konuşma bozukluğu doğuştan olabileceği gibi sonradan da olabileceğinin altını çizen TSÇV Aile Danışma Merkezi Müdürü Pedagog Banu Bingöl “Dil bozuklukları; gecikmiş konuşma, özgül dil bozukluğu, sesletim bozukluğu, apraksi, dizartri, afazi, kekemelik, hızlı ve bozuk konuşma, ses bozukluğu ve yutma bozukluğu gibi birkaç tipi ile karşımıza çıkabiliyor. Yetişkinlerde de görülebilen bu bozukluklar dil ve konuşma güçlüğü çeken kişilerin ihtiyaçlarına göre bireyselleştirilmiş doğal yaklaşım, fırsat öğretimi, bekleme süreli öğretim, tepki isteme modeli ve bütüncül yaklaşım gibi birçok yaklaşım kullanılabiliyor” dedi.

Tedaviyi dil ve konuşma terapisi bölümü lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının yapmaları gerektiğini belirten Banu Bingöl “Terapiden alınan sonuç ve terapi süresi kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor. Terapi süreleri kişinin yaşadığı soruna göre, kişinin yaşına, aile ile yapılan iş birliğine ve bireysel farklılıklarına göre değişebiliyor. Bunun yanı sıra çocuklar için,okul hayatında öğretmenle yapılan iş birliği ve çocuğun çevresi ile olan sosyal etkileşimi terapide verimli bir şekilde yol alınmasını sağlayarak süreci kısaltıyor” dedi.

 

Konuşma ve Dil Bozukluğu Belirtileri

Aile Danışma Merkezi Müdürü Banu Bingöl, iki buçuk yaşına kadar 50 sözcük kullanamayan, iki üç yaşlarında tek sözcük kullanan, konuşmaya katılmada veya konuşmayı sürdürmede zorluk yaşayan, normal gelişim sürecinde beklenen sesleri üretemeyen, sözcük tekrarı olmayan, beş sözcükten üçünün adını söyleyemeyen ve en önemlisi kendini ifade edebilmek için sınırlı sayıda sözcük kullanan çocukların ebeveynlerinin mutlaka bir konuşma terapistine başvurmaları gerektiğini belirtiyor.

 

Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı

Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı, Türkiye’de Cerebral Palsy (CP) konusunda en geniş hizmet yelpazesine sahip ilk ve tek kuruluştur. Cerebral Palsy’li çocuk ve erişkinlerine teşhis, tedavi, rehabilitasyon ve eğitim hizmeti sağlayarak, meslek sahibi olmaları ve hayata kazandırılmaları için gerekli faaliyet ve gayretlerde bulunup, çocuklarımız ve ailelerinin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen, sosyal hayatta daha fazla yer edinebilen bireyler olmaları için gayret etmektir. İstanbul’un Ataşehir ilçesinde 35 bin 569 metrekare alan üzerinde; Metin Sabancı Özel Eğitim Okulları, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi ve Aile Danışma Merkezi bulunan Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı; kurulduğu günden bugüne 25 bine yakın çocuk ve ailesine hizmet verdi ve destek oldu.

 

 

 

Her 1000 Bebekten 4’ü Cerebral Palsy’li Doğuyor

Cerebral Palsy’li çocukların ve ailelerinin hayatları boyunca ihtiyaç duydukları özel eğitim ve rehabilitasyon desteğine cevap vermek amacı ile kurulan Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı, eğitici, geliştirici, koruyucu, teşhis ve tedavi edici çeşitli destek hizmetleri sunuyor.

Dünyada 17 milyon kişide görülen Cerebral Palsy; duruşu ve hareketleri etkileyen, doğum öncesi, esnası ve sonrasında beynin hasar görmesi sonucunda oluşan fiziksel engellilik durumudur. Hareketleri etkileyen, kalıcı bir sorun olan Cerebral Palsy bebeğin 3 yaşına gelene kadar ki gelişimi esnasında oluşabiliyor. Türkiye’de her 8 saatte bir Cerebral Palsy’li bebek dünyaya geliyor.

Hareket bozukluğu ile birlikte görme, işitme, algılama sorunları ve epilepsi gibi farklı durumların da eşlik edebildiği Cerebral Palsy’li bireylerde yapılan araştırmalara göre 4 çocuktan 1’i konuşamıyor, 3 çocuktan 1’i yürüyemiyor, 2 çocuktan 1’i zihinsel engelli, 4 çocuktan 1’inin epilepsisi olduğu gözlemleniyor.



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER