Detay Üst

Zihinsel engelli eğitiminde sevgi çok önemli

Zihinsel engelli çocukların eğitiminde sevginin çok önemli olduğunu belirten Özel Eğitim Uzmanı Ziya İnce, bu çocukların toplumda sevgi ile karşılanması ve alay konusu edilmemesi gerektiğini söyledi.

Zihinsel engelli eğitiminde sevgi çok önemli
  • 09-07-2016 08:45

Röportaj: Hasan Ray

Zihinsel ve Bedensel engelli çocukların ve yetişkin bireylerin Şanlıurfa ve Türkiye’de yaşadıkları sorunlar ve bu sorunların özel eğitim kurumlarında çözülmesi adına verilen eğitimleri Özel Eğitim Uzmanı Ziya İnce ile konuştu. Özel eğitim alan bireyler hakkında önemli konulara değinen İnce, bu bireylerin özellikle, toplum tarafından kabul edilmesi gerektiğini söyledi.

Zihinsel engelli tanısı koyulurken nelere dikkat edilmelidir?

Zihinsel engellilerin iki tane tanısı var, birincisi tıbbi tanısı diğeri de eğitsek tanısı iki tüt tanısı vardır. Öncelikle çocuk hastaneye gider tıbbı tanısı konur, belli bir düzeyde hastalık belirlenir o düzeye göre yüzde 50 ve ya 40 tanı konur. Daha sonra bu çocuk RAM’a gönderilir, Rehberlik Araştırma Merkezinde eğitsel tanı konur, bu çocuğun gereksinimleri nedir ne gibi gereksinme ihtiyaç duyar onu belirler.  Çocuğun giyinme kuşanma gibi sorunları neler yapıyor neler yapmıyor bu tanılar eğitsel tanılar konurken dikkat edilmesi gerekiyor. Çocuğun gereksinimi olduğu bir de konuyu ihmal edersek, onu rapora geçirmemiş oluruz ve o anlamda alışılmamış olur.

Anne-babaların tanının ardından nasıl davranmalarını önerirsiniz?

Anne ve babaların tanım ardından nasıl davranmasını önerirsiniz diye bir soru var burada. Gerçekten anne ve babalar ilk başta böyle bire tanı olduklarında kabullenmiyorlar. Hata çocuğa yabancılaşan oluyor, çocuğundan uzaklaşan oluyor. Ama bu şoklu dönemi belli bir süre sonra atlatılıyor, atlatıldıktan sonra da yanlış davranışlar çocuğa biraz daha farklı yaklaşılıyor.

Gerektiği kadar yardım edilmeli

Bu çocuk engellidir diye bu çocuğa hiçbir iş yaptırılmıyor, bir ayakkabı bile giymesine izin verilmiyor aile ona giydiriyor. Tabi yardım edilir ama bu yardım gereğinden fazla yapılmamalıdır. Aile bu çocuklara sevgi ile yaklaşan da var, sevgisiz bir şekilde yaklaşan alilerde yok değil. Aile en başta sevgi ile yaklaşmak gerekir sevgi ile yaklaşmak çocuğun her istediğini yerine germek değildir.

Diğer çocuklardan ayırt edilmemeli

Diğer çocuklarına nasıl davranıyorsa ona da aynı şekilde ona davranması gerekiyor. Aynı şekilde davranmazsan çocuk engelli olduğunun farkına varacak buda onu rahatsız edecektir. Aile içinde çocuk istenmeyen davranışları sergiliyorsa, etme demek sorunu çözmez. Bazen görmeden gelmek uygun bir ortam yakalanabilirse ona başka sorumluluklar vererek ona uygun davranışlar getirebiliriz. 

Olumlu davranışlar ödüllendirilmelidir

Her çocuğun olumlu davranışları muhakkak vardır, eğer o olumlu davranışları gördüğünüz zaman hemen çocuğu övmelisiniz. Örneğin; bak Mehmet bunu ne güzel yaptı gibisi. Bu çocuklarda bir özgüven eksikliği de vardır bunu yaptığınızda çocuk daha da hevesleniyor.  Aileler sadece çocuğun olumsuz davranışlarını görüyor eğer bunu yaptıklarında bu çocuğun üzerinde olumsuz etki yaratabiliyor. Daha çok çocuğun olumlu davranışlarını görerek bunu daha da kanalizasyon hale getirebiliriz.

Olumlu eleştiriler yapılmalıdır

Bir de fırsatları değerlendireceksin, örneğin; bu ödevi ne güzel yaptın dediğinizde iki satır bile olsa ne güzel yaptın dediğinde çocuğun üzerinde olumlu davranışları ilerletebiliyorsunuz. Bu da onu daha motive eder. İstenmeyen davranışlar çerçevesinde gerektiğinde sessiz kalınmalıdır. Çok sevgidendi çok sevgisizliktendi uzak durulmalıdır ikisi de iyi değildirler.  Yaptığı bir şeyden bunu güzel yapmadın neden bunu yaptın demektense bunu böyle yapsaydın daha güzel olurdu demek daha iyiydi.

Etkinliklerden uzaklaştırılmamalıdır

Bütün etkinliklerden uzaklaştırmak onlarda onlara olan güvensizliği arttırır. Bizim toplumumuzun tek sorundur ‘önyargılılık’ eğer engelliyse biz tamam diyoruz bu bir şey öğrenemez. Eğer öğrenmez dediğimiz zaman bu çocuğun eğitimi ile ilgilenmemek anlamına da geliyor, eğer ilgilenmekte diğerleri gibi olmaz. Ben çocuğa bu kadarını öğretsem yeterlidir diyoruz bu da yanlış bunu yapmak çocuğun eğitiminin önüne geçmek demektir.

Öğretmenler dikkatli olmalıdır

Bu çocuk diğer arkadaşlarını göre geç öğrense bu da onda öz güvenlik bunalımına sebep oluyor. Bu tür çocuklar okullarda da vardır kaynaştırma öğrencisidir, arkadaşları ile kaynaşsın diye normal okullarda da veriliyor. Öğretmenler bunu yaparken dikkat etmelidir nasıl etmeli neyi yapabiliyorsa onu yaptırmalıdır ona. Çocuğu tahtaya kaldırırken neyi yapılıyorsa onu sorman gerekiyor. Ve sorduğun zaman onu yaptığında onu arkadaşlarına alkışlatırsın ve bu da çocukta olan özgüveni daha da arttırıyor.

Çocuklar farklı yeteneklerde doğar

Aile içindendi e bu tür fırsatlarından faydalanabilirsin, çocuğun yapabildiği birçok şey vardır mesela ellerini yıkayabilirler, öz bakımdan ileri olanlar vardır. Şimdi geç öğrenme demek yaşıtlarına yetişmez anlamına gelmiyor, her çocuk farklı yeteneklerde doğar. Geç öğreneni vardır, çabuk öğreneni vardır ve normal düzeyde öğreneni vardır. Bu farklılık her alanda her insanda mevcuttur.  Vücut dili denilen bir olay vardır, çocuk okuyamadığı zaman yüzümüzü ekşitmek yani söylemesek te onu çocuğa vücut dile ile aktarıyorsun oda çocukta etkinin olmasını sağlıyor.  Onun için önyargılardan kendimizi arındırmalıyız.

Özel eğitimin zihinsel engelli çocuk tedavisindeki önemi nedir?

Ben ilk bu rehabilitasyonlarda görev aldığımda haftada işte bu çocuklar iki gün geliyor iki seans alıyorlar. Bunların yetersiz olacağını düşünüyordum bunun yetersiz olacağını düşünüyordum. Bize verilen program çerçevesinde yetersiz kalacağını düşünüyorsun. Özel eğitim bu konuda gerçekten önemlidir. Çocuk normalde okula gidiyor diğer okullarda iletişimde bulunması önemlidir. Hem veli hem diğer okul hem de rehabilitasyon merkezi koordineli bir şekilde çalışılırdı. Eğer oradaki öğretmen birebir mahiyetinde çocukla ilgilenirse daha başarılı olur.

Özel eğitim yeri sadece rehabilitasyon merkezleri değildir

Özel eğitim sadece rehabilitasyon merkezleri değildir, eğitim okulları vardır mesela iş meslek eğitimi ile ilgili, normal okullarda alt sınıflar vardır, ayrıca kaynaştırma öğrencileri de vardır. Bu kaynaştırma öğrencileri de normal okula arkadaşları ile kaynaşmak için giderler. Futbola, müziğe meraklı olanlar vardır bu alanda müzik ritmine meraklı olan dovn sendromlu çocuklar vardır. Bu alanda başarılıdırlar. Ama maalesef bizim programlarımızda böyle şeyler yok bu da büyük bir eksikliktir.

Faaliyetler yeterli değildir

Mesela yüzme vücut fonksiyonlarını normale dönüştürür bir söz vardır, ‘sağlam kafa sağlam vücutta bulunur’ diye bu söze çok inanıyorum ben. Eğer bedensel anlamında insan ne kadar gelişirse vücut ne kadar spor yapsa kan hareketi o kadar fazla olur. Beyni de olumlu yönde sağlar zekâ gelişiminde sağlar. Bu tür şeyler programda olmadığı için veremiyorsun. Maalesef ülkemizde bu alanda yeterli faaliyet bulunmamaktadır.

Toplumun bu çocuklar için nasıl bir yaklaşım içerisinde olması gerekiyor?

Bizim en büyük toplumsal yaramız bu çocuklardır. Düşünebiliyor musunuz bir insan kalp hastası ya da mide hastasıdır ama toplumda bu alay konusu olmuyor. Bu çocukların beyninde ufak bir hasar olabiliyor bu çocuklarda değişik sorunlar ortaya çıkıyor ve bu da toplumda alay konusu oluyor. Çocuklara bu alanda yardımcı olabilecekken tam tersi el birliği ile küfür mü dersin, küfür öğretmek mi dersin, bunlarla alay etmek mi dersin gerçekten de ilimizde ben bu tür olaylara çok tanık oluyorum.

Engelliler alay konusu yapılmamalı

Bir çocuk parkına gittiğimde engelli çocuklarla alay edildiğini çok gördüm. Tabi bu genellikle aile eğitiminden kaynaklanıyor. Çocuk gidip engelli çocukla alay ediyor bunun altında yine toplum yatıyor. Bilinçli aile çocukları kesinlikle gidip o engelli çocukları alay konusuna düşürmezler. Toplum bu alanda bilinçlendirilmeli gerekirse açık oturumlar yapılmalı, televizyon programları yapılmalı halk bu alanda bilinçlendirilmeli diye düşünüyorum.

Mevcut rehabilitasyon merkezlerinin çalışma yöntemleri ve zamanları bu gurupların eğitimi için yeterli mi ne kadarı işinin uzmanıdır?

Verilen program dâhilinde haftada iki seans yeterlidir, verilen program doğrultusunda. Ama bu yeterli midir hayır yeterli değildir. Çocuğun bu kurumlarda müzik, resim çeşitli sporlar eklenerek arttırılmalıdır. Öz bakım matematik, Türkçe, günlük sosyal beceriler bunlar tamam gereken şeylerdir. Ama bu programa göre haftada iki seans yeterlidir. Bu yeterlilik mevcut rehabilitasyon merkezleri tarafından yerine getiriliyor mu? Ben yeterli olduğuna inanmıyorum, rehabilitasyon merkezlerine giden bir çocuğun gelişiminde gözle görülür bir şekilde görülmesi gerekiyor. Eğer gözle görülür bir şey yoksa demek ki rehabilitasyon merkezleri gereken eğitimi gereken çabayı göstermiyor.

Rehabilitasyon merkezleri aileleri de bilinçlendirmeli

Biz de bu çocukların gelişimi için çevreye neler yapılması gerekiyor ailenin neler yapması gerekiyor bu alanda yeterli bilinci vermemiz gerekiyor. Eğer bunları yaparsak ve çocukta da gelişme olursa bu kanıyı ortadan tamamen kaldırmış oluruz. Vatandaş her şeyi düşünebilir onun için bu tür dedikoduları ortadan kaldırmanın en iyi yolu gerçekten iyi niyetli çalışmalarımızdır. Gerek birey gerekse o çocuk üzerinde toplumu bilinçlendirecek bir şeyi vermemiz gerekiyor ki bu kanıyı ortadan kaldırabiliriz.

Bu tür vakalarda ilaç kullanılmalı mı?

İlaç kullanımından bahsediyorlar tabi ki hiperaktif çocuklarda ilaç konusunda pek bilmeyiz biz daha çok eğitimci olduğumuz için eğitim boyutunu etkiliyoruz. Çocukta dalgınlık vardır çocuk dikkatini toplayamıyordur. Tıbbı bir konu doktorların verdiği ilaçların etkisini biz burada görebiliyoruz. Çocuğun dikkatini toplaması için bizde teknikleri de vardır. Neler yapmalıyız ailelere de bu konuda ödev veriyoruz. Bu teknik anlamında eğitim veriyoruz doktorların vermiş olduğu ilaçlar da bizlere yardımcı oluyor.

Gittikçe yaygınlaşan alternatif terapiler (müzikte, atlarla, balinalarla, vb.) hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ne yazık ki rehabilitasyon merkezlerinde müzik spor alanında yapılan eğitimler yok bunların olması çocuğun gelişmesini daha da etkiler olumlu izler bırakır. Mesela bir hayvanat bahçesi bile rehabilitasyon merkezlerinde olmalıdır. Çocuğu dolaştıracaksın rehabilitasyon merkezlerinde bu alanda yapacakları şeylerde var bu alanda. Rehabilitasyon merkezleri içerisinde hafif bir müzik bile yapabilir.

Bakanlığın el atması gerekiyor

Bakanlığın bunun üzerine eğilmesi gerekiyor, bu alanın geliştirilmesi için gerekli önlemler alınması gerekiyor zaten bakanlığın el atmadığı yerde yapılan şey sadece orada kalır. Çocuk buraya geldiğinde bir seans alacak, eğer seansı dışında zamanı varsa bunlarla ilgilenebilir. Bu bireysel kişi sayısında oldukça fazladır. Bu rehabilitasyon merkezlerinin olmadığı dönemlerde bu bireyler dışarı çıkarılmıyordu bu bireylerden utanılıyordu. Şimdi ise dışarı çıkartılıyor ve bu sayı gittikçe artıyor.

Son zamanlarda halk arasında da sıklıkla "zihinsel engelli çocuk sayısı artıyor mu?" sorusu merak ediliyor. Sizce de artıyor mu?

 

Akraba evlilikleri bu alanda çok önemli bilinçsiz aile mesela çocuk havale geçiriyor ve havaleye müdahale olmuyor. Eğer anında hastaneye yetiştirilirse çocuk bu yan etkilerden kurtulur. Havalede çocukta beyinde hasarlara neden olup çocuğu bir ömür boyu zihinsel engelli olarak bırakabiliyor. Hamilelik döneminde de annenin beslenmesi de çok önemli çözük düzenli beslenmediği zaman ağır öğrenme dönemi başlıyor.


Editör:

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

En Alt Reklam