Detay Üst

Urfa’dan dünya üçüncüsü çıktı ama kimsenin haberi yok

Bilek Güreşi Şampiyonası Dünya Üçüncüsü Beritan Uzun, “Ben Dünya Şampiyonası’ndan geldiğim zaman hiç kimse beni tebrik için bile çağırmadı. Onu geçtim sadece reklam amaçlı kullandılar.” dedi.

Urfa’dan dünya üçüncüsü çıktı ama kimsenin haberi yok
  • 29-03-2017 10:21

Röportaj: Ahmet Can-Murat Doğan

Şanlıurfa, son zamanlarda bilek güreşi anlamında öyle bir ilerleme kaydetti ki, neredeyse her hafta bu alanda Şanlıurfa’ya bir madalya ve derece gelir oldu. Bunun yanında bilek güreşinde ciddi başarılar elde eden kızlar da oldu. Bu kızlardan biri de Beritan Uzun…

18 yaşında ve lise son sınıf öğrencisi olan Beritan’ın bilek güreşine başlama hikayesi de çok ilginç. Beritan, daha önceleri hentbol oynarken talihsiz bir kaza yaşıyor ve spora küsüyor. Sonra bir arkadaşının önerisi ile bilek güreşine başlıyor ve hem okul hem sınav maratonu derken 3 ay sonra Türkiye şampiyonu oluyor. Bununla yetinmeyen genç sporcu, Avrupa Şampiyonası’nda 3’üncü ve son olarak Dünya Şampiyonası’nda yine iki kolda da üçüncü oluyor. Ama bu azimli ve genç sporcuyu ne tanıyan var ne bilen. Çünkü bu yaşta dünya çapında bir başarı elde etmiş ve Şanlıurfa’nın ismini kıtalar arası duyuran Beritan Uzun’a ne bir kurum amiri tebrik etmiş, ne de bir destek sağlanmış. Biz de Şanlıurfa Olay gazetesi olarak Bilek Güreşi Dünya 3’üncüsü Beritan Uzun ile tüm konuları konuştuk. İşte o röportajın tamamı…

Sizi tanıyarak başlarsak…

Ben Beritan Uzun, 18 yaşındayım, Şanlıurfa doğumluyum. Lise son sınıf öğrencisiyim, bunun yanında bilek güreşi ile ilgileniyorum.

Bilek güreşi ile tanışmanız nasıl oldu?

Ben bilek güreşine başlamadan önce hentbol oynuyordum. Daha sonra dizime şiş battı, şiş battığı için bırakmak durumunda kaldım. Lise dönemine geçiş olunca da orada bir spor arayışı içine girdim. Hangi dala yönelsem diye kendi kendime soruyordum. Bizim bir kız arkadaş vardı Mizgin Akkuş. Onun sayesinde bilek güreşine gittim. İlk hafta gittim baktım herkes beni yeniyor ben de bir hafta sonra bırakayım dedim. O arkadaş tekrar üzerime düştü, ben tekrar başladım. Bana senden bir şey çıkmaz diyenlerin inadına okuldan sonra her gün gözümden yaş akarcasına antrenman yaptım. Şehmus Gültekin hocam bana destek oldu. Türkiye Şampiyonası’na gittim, oradan da Avrupa Şampiyonası’na gitmeye hak kazandım. Avrupa Şampiyonası’nda da üç aylık bir zamanla çalıştık. Avrupa Şampiyonası’nda sağ kolda dünya üçüncüsü oldum. Burada dereceye girenler, dünya şampiyonasına gitmeye hak kazanıyorlardı. Bu hakkı kazandıktan sonra ben de Dünya Şampiyonası için hazırlıklara başladım. Daha sonra Dünya Şampiyonası’nda derece beklemezken hem sağ hem de solda dünya üçüncüsü oldum.

Bu spora başladığınız günden bu yana kaç başarı elde ettiniz?

Türkiye’de derecelerim var. Avrupa Şampiyonası’nda üçüncülüğüm var. Dünya Şampiyonası’nda hem sağda hem solda yani iki kolda da üçüncülüğüm var. Bu sene de Türkiye üçüncülüğü oldu.

Bu kadar başarı yakalayan birisiniz. Peki bundan sonra hedefinizde ne var?

Bundan sonra bilek güreşinde milli takım seçmeleri olacak. Var gücümle milli takıma seçilmek için çalışacağım. Şu anda hedeflerimin içinde ilk sıralarda sadece milli takım var.

Şanlıurfa’da sizden başka bilek güreşi yapan kızlar var mı?

Benim dışımda da bilek güreşi ile ilgilenen kız arkadaşlarım var. Bu sporla ilgilenen birden fazla bayan arkadaşımız var ama derecesi olanlar olarak birkaç kişiyiz. Dereceli olanlar bir elin parmak sayısını geçmez. Diğer arkadaşların da derecesi var ama dünyada Şanlıurfa’dan çıkıp da derece yapan tek kız benim. Mizgin arkadaşım geçen gün beraber gitmiştik yarışmaya. Kendisi orada Türkiye üçüncüsü oldu. Tuba Akyan da genelde her sene şampiyon oluyor.

Bir yandan eğitim hayatı diğer yandan spor hayatı… İkisi de sizin için zor olmuyor mu; ya da maddi anlamda size yük olmuyor mu?

Kolay oluyor diyemem hatta çok zor oluyor. Spor emek istiyor, disiplin istiyor, süreklilik istiyor. Bunun yanında bir de eğitim hayatımı ekleyince inanın gerçekten çok zor oluyor. Okuldan sonra spora gidiyoruz. Bunun spordan kullanılması gereken besinleri var, ilaçları var. Neticede Şanlıurfa’da bir babanın bütçesi de ortadadır.

Peki, Şanlıurfa’yı hem Avrupa’da hem de dünyada temsil ettiniz ve başarı elde ettiniz. Yerel yöneticiler olsun, idare amirleri olsun, destek çıkan olmadı mı?

Maddi konuda bir destek almıyoruz. Sadece Karaköprü Belediyesi, bizim oraya gitmemizi sağladı. Oradaki otel parasını karşıladı. Onun dışında ben buralara kendi çabalarımla kendi maddi durumumla geldim. Ben Dünya Şampiyonası’ndan geldiğim zaman yani hiç kimse beni tebrik için bile çağırmadı. Onu geçtim sadece reklam amaçlı kullandılar. Bana yardımcı olmayan çalışan Şehmus Gültekin’dir, Sait Akdağ’dır. Bizim görüşmek istediğimiz ama kararı bildiremediğimiz kişiler vardı. Diğer şehirlerde sporcular gelir gelmez, Valilik çağırıyor. Valiliğe gidiyorlar, tebrikleri kabul ediyorlar, ödüllerini ve hediyelerini alıyorlar. Ama bizde öyle bir durum olmadı.

Şanlıurfa’da kırılamayan bir algı var. Güreş gibi sporlar sadece erkeklerin yağacağı bir spor olarak biliniyor. Bu sporu yaparken sizi eleştiren ya da yapamazsın diyenler oldu mu?

Açıkça söylemek gerekirse ben bu spora başladığımda babam bile benimle dalga geçiyordu. Ne oldu da sporcu olacaksın sen diye söyleniyordu. Açık söylemek gerekirse güvenmiyordu. Biliyorsunuz bizim Şanlıurfa’da kızları öyle uzak yerlere tek başına göndermezler. Türkiye Şampiyonu olduktan sonra onların duvarları yıkılmaya başlandı. Daha bir ısınmaya başladılar. Ben spora ilk adım attığımda arkamda en çok duran annemdi. Annem olmasa ben şu an buralarda olamazdım. Okulda ise durum tam tersine dönüyor. Herkes bana ne işin var bu sporda, sen bu kolla mı dünya şampiyonu oldun gibi şeyler söylüyorlar. Ama onlar bilmiyorlar ben orada erkeklerle değil kızlarla yarıştım.

Destekten bahsettiniz, nasıl bir destek istiyorsunuz?

Biri bana protein yardımında bulunursa, ondan sonra antrenman yapabileceğim düzgün bir spor salonu veya antrenör bulunabilirse o şekilde en iyi yerlere gelebilirim. Ben şu ana kadar ilaç kullanmadım ama gerçekten kullanmam gerekiyor. Çünkü kullandığım proteinler ek besin yerine geçiyor ve bizim sürekli protein içeren ürünler tüketmemiz gerekiyor. Bunlara da çok fazla para gidiyor, maddi durum da yok sonuçta baba işçi, üç ay çalışıyor, beş ay çalışmıyor. Başarı elde ettiğimizde yerel yöneticiler ve kurum amirleri bizi tebrik etsinler, bir değer versinler. Görsünler, bizim gibi sporcuları her zaman desteklesinler, bizi hiçbir zaman yalnız bırakmasınlar. Çünkü bir sporcu ne kadar destek alırsa o kadar iyiye gider. Destek olursa sporcu her zaman ileriye gitmek ister.



Etiketler: spor
HABERE YORUM YAZIN
Faik baba  elbet Birgül biri çıkar kardeşim Faik baba elbet Birgül biri çıkar kardeşim 29.03.2017

Urfa’dan dünya üçüncüsü çıktı ama kimsenin haberi yok

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER