Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
Detay Üst

Urfa’da Leonardo Da Vinci’ler yetişiyor

Genç yaşta resim anlamında birçok başarıya imza atan Şeyma Demir, “Leonardo Da Vinci’nin resimlerine hayranım. Benzetmem biraz daha zor olmasına rağmen o tarzda gitmeye çalışıyorum. Resimlerde kırmızı ve sarı rengini ağırlıklı kullanıyorum.” dedi.

Urfa’da Leonardo Da Vinci’ler yetişiyor
  • 30-01-2017 08:52

Röportaj: Mehmet Kaması

Son zamanlarda Şanlıurfa’da genç yetenekler bir bir ortaya çıkmaya çıkmadı. Her ne kadar yetkililer genç cevherlere gerekli değeri vermese de bu yeteneklere el uzatıp hak ettiği yere gelmesini sağlayan insanlar oluyor. Bu yeteneklerden biri de Şeyma Demir… Şeyma Demir, genç yaşına rağmen fırçası ve resimleriyle birçok kişiyi kendine hayran bırakıyor. İşte Genç Ressam Şeyma Demir ile Şanlıurfa Olay gazetesi olarak yaptığımız röportajın tamamı…

Sizleri tanıyarak başlarsak…

Adım Şeyma Demir, kendimi bildim bileli resimle ilgileniyorum.

Öncelikle bu resim tutkusu nereden geldi?

Resim tutkusu bende hep vardı. İlkokulda iken hep arkadaşlarımın ödevlerini yapıyordum. Aslına bakarsanız farkında olmadığım bir yetenekti. Daha sonra 8. sınıftayken liseye başlamadan önce öğretmenlerim güzel sanatlar lisesine gitmemi tavsiye etti ve bu da çok hoş karşılanmıyordu. Daha sonraları kursa gelmeye başladım. Hocalarımızın sayesinde de o algıyı gördük. Sonrasında görüşmelere falan girdim ve hiçbirisinden de kötü bir sonuç almadım.

Bu işe ilk başladığınızda zorluk çektiniz mi, hiç kendinize “ben yapamam” dediğiniz zamanlar oldu mu?

Hiçbir zaman ben yapamam demedim. Resim yaparken de hiçbir şeyden korkmadım. Hata yaptığım zamanlarda da geri dönüşü olmayacak şeklinde de düşünmedim. Öncelikle hata yapa yapa doğruyu öğreneceğime inandım.

Resim çizerken en çok neye dikkat edersiniz; Sizin olmazsa olmaz dediğiniz püf noktalarınız  nelerdir?

Benim için olmazsa olmaz ışıktır. En çok ışığa dikkat ederim.

Peki, en çok ne tür resimler çiziyorsunuz, karakalem mi, manzara mı, natürmort mu?

Daha çok Rönesans dönemine ait klasik resimler çizmeyi seviyorum.

‘Resmi yolda olmak olarak görüyorum’

Peki, genç bir kız olarak resim çizmeye bakış açınız nedir?

Ben resim çizmeyi bir bilim olarak görüyorum. Yolda olmak olarak görüyorum. Resim çizmek veya yapmak farklı bir dünyanın içinde dolaşmak gibidir. Ben resim yaparken o elime fırçayı aldığımda herkesten kopup başka dünyalara dalıyorum. Burada değil de başka dünyalarda yaşıyorum gibi oluyor.

Sizce Şanlıurfa’da yaşayan insanların veya yetkililerin resme bakış açısı nasıldır?

Özellikle Şanlıurfalılar resmi çok beğeniyor. Bunun yanında ilgi de duyuyorlar. Ama şunu da söylemek istiyorum, sanattan da korkuyorlar. Neden korkuyorlar? Çünkü daha şok her şeyi düne bağlıyorlar. Böyle şeylerin günah olduğunu düşünüyorlar. Sanatı dinle bağlıyorlar. Örneğin bir portre çiziyorsunuz, ‘portre çizmek günahtır’ diyorlar. Portre asılı olan evde namaz kılınmaz diyorlar. Ama hep öyle söyleniyor, fotoğrafta bile, mesela fotoğrafın olduğu yerde o fotoğraf kaldırılır öyle namaz kılınır. Örneğin insan figürünün olduğu yerde namaz kılınmaz. Ben böyle gördüm.

Şu ana kadar birçok resim çizdiniz. Peki, şu ana kadar çizdiğin ve en başarılı bulduğun resmin hangisi?

Benim en başarılı gördüğüm resim en son çalıştığım portremdir. Çünkü çizerken tamamen ben olmasını istemedim. Sadece kendi gördüğümü yapmak ve çizmek istedim. Birebir olsun istemedim, iç dünyamı yansıtsın istedim.

‘Soma faciası ile ilgili sadece ben resim yapmıştım’

Kendiniz de ifade ettiğiniz gibi şu ana kadar birçok resim çizmişsiniz. Şimdiye kadar bir yarışmaya katıldınız mı, katıldıysanız ödül aldınız mı?

Evet, ödül aldığım oldu ve hatta birçok ödülüm oldu. İlk kursa geldiğim yıllarda Soma faciası olmuştu. O zaman bu facia ile ilgili sadece ben resim çizmiştim. Milliyet gazetesi’nden benim röportajım yayımlanmıştı. Daha sonrasında 2015 yılında bir daha yarışmaya girdim. Şanlıurfa’nın düşman işgalinden kurtuluşu olan 11 Nisan’da resim yapmıştım. O zaman da yine Şanlıurfa ikincisi olmuştum. Plaket ve bir miktar para ödülü aldım. Ondan sonra okulda yapılan birkaç yarışma vardı. Buradaki yarışmalarda da 2-3 ödül almıştım. Mesleki anlamda en iyi teknik resim yapan öğrenci seçilmiştim. Yine en son 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde Şanlıurfa birincisi olmuştum. Liseler arası yarışmaydı, ödül ve bir miktar para almıştım.

O kadar ödül almış ve genç yaşta başarıya doymuş birisiniz. Peki, bu başarılarınıza il dışında herhangi bir resim sergisine resim göndererek katkıda bulundunuz mu?

Şu ana dek 19 tane karma sergiye katıldım. Sergilerde sadece sattıklarım oldu. Resimlerimiz yalımız küçük olduğu için daha çok dikkat çekiyordu. Bu meslek içerisinde çıta yükseltmek istiyorum. Herkesin sanata bakış açısını değiştirmek istiyorum. Ben sanat adına elimden gelen her şeyi yapabilirim. Bizim halkımızın bu tarafa yönelmesini istediğim için çeşitli ücretsiz sergiler düzenleyebilirim. Resim gösterileri yapabilirim. Çocuklara yönelik resimler yapabilirim. Yakın çevrem, her resme beğenerek bakıyor. Bu konuda eğitim verdiklerim de oldu. Hala eğitim verdiğim olanlar devam ediyor. Mesela üniversiteyi kazanan arkadaşlarım oldu, onlara yardımcı oldum. En son çalıştığım kendi portremde gülen bir insan olduğum halde portremi daha soğuk istemsiz bir şekilde yaptım. Kendi iç dünyamı yansıtmaya çalıştım. Bu çalışmanın sonucunda da böyle bir portre ortaya çıktı.

Bahsettiğin portreyi çizerken veya yaparken neler hissettiniz?

Ben bu şekilde kendi suretimden çok iç suretimi görmüş oluyorum. Benim için daha içsel durumlar yansıtıyor. Yakın çevrem şimdi herkese tavsiye ediyor. İnsan istediği sürece yapamayacağı şey yoktur. Resim sanatı diğerlerinden farklı olduğu için hem çizene hem de çizilen resme farklı bir gözle bakılıyor. Benim 20’den fazla yağlı boya çalışmam var. Karakalem çalışmalarımı sayamıyorum.

‘Basit resim diye bir şey yoktur’

Resim çizmenin belli bir süresi var mıdır? En basit resim ile en zor resim arasında bir süre ve zaman fakından bahsedebilir miyiz?

Basit resim ve zor resim diye bir şey yoktur. Resim benim için bitmiş bir şey değildir. Her gelen resimde bir eksiklik görür ve onun üstüne bir şeyler katarım. Herkes bir eksiklik ya da fazlalık görür, resmi değiştirmek ister. Kendi içinden nasıl bakıyorsa öyle görür. Basit resim diye bir şey yoktur. O içinden kısa bir şey çizmek istemiştir ve öyle çizmiştir ya da içinde çok fazla şey birikmiştir ve çok uzunca anlatmak istemiştir.

Resim çizmeniz sizin kişiliğinize de yansıdı mı, hal ve hareketlerinize bir etkisi oldu mu?

Normalde ben çok içine kapanık bir insanımdır. Ama böyle atölyeye gidip geldikten sonra insanlarla daha çok kaynaşmaya başladım. Daha fazla iletişime geçmeye başladım. İleriki zamanda kendime ait bir atölye açmayı düşünüyorum.

‘Leonardo Da Vinci’nin resimlerine hayranım’

Bu yola çıktığınızda kendinize mum ışığı misali örnek aldığınız bir ressam oldu mu?

İlk olarak Murat hocam, en baştan beri ondan çok etkileniyorum. Hem anlatması, konuşması, çizimleri, fırçası her şeyi beni etkiliyor. Tamamen onun yolunda ilerlemek istiyorum. Onun dışında da Leonardo Da Vinci’nin resimlerine hayranım. Benzetmem biraz daha zor olmasına rağmen o tarzda gitmeye çalışıyorum. Resimlerde kırmızı ve sarı rengini ağırlıklı kullanıyorum. Benim ruhum çok dingin olduğu için daha çok kırmızı beni canlandırıyor. Sarı da benim için hastalığı temsil ediyor. Daha soğuk bir şeymiş gibi geliyor bana, benim iç dünyamı yansıtıyor. Modern portre anlamında en çok kendimi örnek almak istiyorum.

Bir resmi çizmek için öncelikle almamız gereken nedir?

Benim hocalarımdan aldığım eğitime göre öncelikle obje yani karakalem çalışması olmalıdır. Objeden başlayıp model, daha sonra imgesel daha sonrasında perspektif, ışık, gölge daha sonra her ayrıntıya kadar giriyorsunuz. Ben kısa zamanda karakalemde ilerlediğim için yağlı boyaya da merak saldığımdan dolayı hemen direk geçtim. Kısacası benimki acele oldu. Ama ikisini de aynı anda yürütebildim. Yağlı boyaya geçtiğim gibi hemen karakalemi bırakmadım. İkisini aynı anda devam ettirdim. Hep bu alanda ilerlemek istiyorum.

‘Benim için en iyi terapi resimdir’

Resim yapmak sizi fiziksel ve psikolojik olarak nasıl etkiliyor?

Psikolojik olarak benim için en iyi terapi resimdir. Bu dünyadaki bütün sıkıntıları bir kenara çekip kendi iç dünyama çekiliyorum. Tek başıma olduğum yere gidiyorum. Resim çizerken bir nevi kendimi tablonun içinde gibi hissediyorum. Sanki fırçayı dokundururken bana dokunmuş gibi oluyorlar. Tuval yerine kendime dokunmuş gibi oluyorum.



HABERE AİT RESİMLER

HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER