Detay Üst

Tek kelime; Zehirleniyoruz

Şanlıurfa’da gençler, sosyal medyada geçirdikleri zaman diliminde uyuşturucu, fuhuş, terör ve şiddet gibi tehlikeler ile karşı karşıya kalıyor. Bazı sosyal medya guruplarında uyuşturucuya teşvik eden fotoğraflar tehlikenin boyutlarını gösteriyor.

Tek kelime; Zehirleniyoruz
  • 17-06-2016 08:30

Röportaj: Hasan Ray

Dünyada kullanımı hızla artan uyuşturucu Türkiye’de de gittikçe yayılmaya devam ediyor. Özellikle Türkiye’nin bazı bölgelerinde genç nüfusun başına adeta bela olan uyuşturucu kullanımı hızlı bir şekilde artarak yayılıyor. Sosyal medyanın hızla gelişmesi ve sosyal medyada bolca zamanın harcanması özellikle gençleri teknoloji bağımlısı haline getiriyor. İnternet ortamında harcanan zaman diliminde gençler çeşitli tehlikelerle karşı karşı karşıya kalıyor. Bu tehlikelerin başında uyuşturucu, terör, fuhuş, şiddet gibi tehditler geliyor.

Gençlerin internet ortamında ve özellikle de sosyal medyada geçirdikleri zaman ve bu zaman diliminde karşı karşıya kaldıkları tehditleri Rehberlik Araştırma Merkezi Uzmanlarından Bozan Doğan ile sizler için değerlendirdi.

İşte Uzman Bozan Doğan ile sizler için gerçekleştirdiğimiz söyleşimiz…

Sosyal medyanın gençlik üzerindeki olumsuz etkileri nelerdir? Bunlardan bir uzman olarak bize biraz bahseder misiniz?

‘Sosyal medya toplumun kaçınılmaz gerçeğidir’

Sosyal medya artık insanların, toplumun kaçınılmaz bir gerçeğidir. Bizim gerçek hayatta nasıl iletişim kurduğumuz sohbet ettiğimiz arkadaşlık kurduğumuz birileri varsa bunun karşı tarafından da bir iletişim vardır. Dolayısıyla nasıl gerçek hayata biz girdiğimiz ortamlara dikkat ederken, aynı şekilde de sosyal medyada kurduğumuz arkadaşlıklar, dostluklar ve girdiğimiz sitelerin de iyi seçilmiş olması gerekiyor.

 

‘Dayatmak gibi şansımız yok’

Gençler bu anlamda bizim sosyal medyada bulunmak gibi bir şey dayatmak gibi bir şansımız yok. Onun için yapmamız gereken sosyal medyanın etkilerinin ne olduğunu, farkında olmak ve bu etkileri olumlu anlamda kontrol etmek gerekiyor. Sosyal medya deyince aklımıza ne geliyor biraz ona bakmak gerekiyor. Günümüzdeki kişilerin sosyal medya üzerinden iletişim ağları ve kanalları içerisine girmesi işte bu Facebook, Twitter, blok siteleridir. Bununla birlikte gençlerin sosyal iletişim kurabileceği sosyal ağlardır. Tüm bunları sosyal medya başlığı altında toplayabiliriz. Gençlerin özellikle Facebook, Twitter gibi bu tarz mecralarda uzun süre zaman geçirdiklerini görüyoruz.

‘Teknoloji alanları her zaman güvenli olmuyor’

Teknoloji dediğimiz zaman sadece bilgisayar değil gençlerin telefon üzerinden de kitle iletişim araçlarına, sosyal medya araçlarına ulaşıyorlar bunlardan popüler olan whatsapp uygulamaları hem geçlerin büyük bir kısmı zamanlarının çoğunu bu tür uygulamalarda geçirdiğini görüyoruz. Ve bu alanların her zaman için güvenli olmadığını maalesef görebiliyoruz. Güvenli olmayan alanlar nelerdir diye baktığımızda özellikle toplumu rahatsız eden ya da bireylerin hayatlarını olumsuz etkileyen tüm olumsuz olguların örneğin; uyuşturucu, terör, fuhuş gibi alanlarda sosyal medyanın internetin teknolojinin bu alanda araç olarak kullanıldığını görebiliyoruz.

‘İnternet ortamda tanıştığı kişiyi iyi seçmeli’

Bu alanda bireylerin takip ettiği siteleri işte sosyal medya üzerinde tanıştığı kişilerin iyi seçiliyor olması, bu anlamda önemli olacaktır. Tekrardan internet ve sosyal medyanın zararları nelerdir diye baktığımızda ‘siber zorbalık’ diye bir kavram var. Gençlerin internet ortamında şiddete maruz kalması, internet ortamında psikolojik şiddete maruz kalması, tehditte maruz kalması hallerine biz siber zorbalık diyoruz. Bu siber zorbalığı biz nerelerde görebiliyoruz, işte özellikle uyuşturucuya özellikle fuhuşa sevk edilmesi noktasında siber zorbalığın kullanıldığını görebiliyoruz.

 

Teknoloji uyuşturucuya erişmek için araç oluyor

Son zamanlarda medyada yansıdığı üzere uyuşturucu ticaretinin, uyuşturucu temin etmenin uyuşturucuya ulaşmanın ve uyuşturucunun kullanan kişilerle iletişime geçmenin bir araç olarak teknolojinin kullanıldığını görebiliyoruz. O noktada da bu uyuşturucu ticareti yapan kişilerin çoğu da gerek olmayan hesaplar üzerinden yani gerçek kimliklerini saklayarak gençlerin üzerinde etki yarattıklarını gençleri kandırdıklarını görebiliyoruz.

 

Gençlerin bu tür tehlikelerden korunması için ailelerin neler yapması gerekiyor?

Öncelikle aileler interneti ve teknolojiyi yasaklamanın bir çözüm olmadığını bilmeleri gerekiyor. Çünkü çoğu zaman için yasaklama başladığı zaman iletişimin kopmuş olduğunu görebiliyoruz. Öncelikle bizim gençlerle aslında bizim bu iletişimi devam ettirmemiz lazım. O iletişim devam ettirildikten sonra da var olan internet teknoloji ve sosyal medya, sosyal ağlar gibi öncelikle ailelerin çocuklarını takip etmesi gerekiyor. Çocukları hangi siteye giriyor, hangi hatları kullanıyor o hesaplar üzerinde kimleler arkadaşlık ediyor kimlerle konuşuyor bir kere bunları bilmesi gerekiyor. Çünkü bildiğimiz ve takip ettiğim şeyle ilgili kaygı taşırız ve müdahale ederiz.

 

‘Eğitim verilmesi gerekiyor’

Çocuklara eğitimin verilmesi gerekiyor. Çocuklarına sağlıklı internet kullanımının nasıl olur, güvenli internet kullanımı nasıl olur bununla ilgili bilgi vermeleri gerekiyor. Bu tür olaylarla çocukların teknolojiyi nasıl sağlıklı kullandıklarını, onlara zarar verebilecek şeylerden nasıl korunduklarını görebiliyoruz. Ev ortamında alınabilecek basit önlemler var; kullanılacak internet ortamının herkesin ulaşabileceği bir yerde olması gerekiyor. Örneğin çocuğun özel odasında internet kullanımının riskleri vardır, bunun takip edilmesi kolay değildir. Bu anlamda teknolojinin, internetin herkesin ulaşabileceği ortamda kuruluyor olması gereklidir.

‘Çocuklarıyla protokol yapmaları iyi olur’

‘Bir de çocuğa ben istediğim zaman senin kişisel bilgisayarına, kişisel telefonunu kurcalayabilirim’ güvenlik açısından çocuklarıyla bir protokol yapmaları bu anlamda önemli olacaktır. Artı şu çok önemli; ailelerin çocukların davranışlarını gözlemlemesi yani teknoloji kullanımında sosyal medya üzerinde çocuğun zaman geçirmesinden sonra ‘bu çocuğun davranışlarında değişme var mı yok mu?’ diye takip etmeleri gerekiyor.  Örneğin çocuk işte teknoloji kullanımına bağlı orak internet kullanımına bağlı olarak aile ile iletişimini tamamen koparıyorsa, aileye karşı yalan söylemeye başlıyorsa, sürekli bir şeyler gizleme telaşındaysa ve genel davranışlarında okul performansında normal sosyal ilişkilerinde problemler ortaya çıkıyorsa ailelerin bu noktada bir problemin olduğunu görüp ona göre müdahale etmesi gerekiyor.

Devletin siyasi kanadının bu anlamda ne yapması gerekiyor?

‘İnternet kafelerin sık sık denetlenmesi gerekiyor’

Bu noktada öncelikle şunu görebiliyoruz; yasal olmayan alanlarda gençlerin problemli teknolojik kullanımına maruz kaldığını görebiliyoruz. Burada kastetmek istediğim şey, internet kafelerin çok güvenli olmadıklarıdır. Gençlerin özellikle küçük yaş gruplarının da internet kafe ortamında sigara kullanımı, madde kullanımının olabildiğini görebiliyoruz. Yine bu tarz ortamlara takılan gençlerin çoğu zaman için aileleri ile ilişkilerinde kopuk problemli grupların olduğunu görebiliyoruz. Öncelikle yetkilerin internet kafeleri bu alanda denetlemesi gerekiyor.

‘Belediye ve STK’lara iş düşüyor’

Yine bu alanda belediyelere, STK’lara düşen görev aileleri bilinçlendirmeye yönelik seminerler düzenlemek ve çalışmalar yapabilmektir. Gençlerin özellikle deşarj olabileceği sosyal medya dışından da teknoloji ve internet dışında da deşarj olabileceği sosyal alanların sosyal Donatların sosyal aktivitelerin geliştirilmesi gerekiyor. Sayısının arttırılması gerekiyor örneğin bu bir spor kulübü olabilir, herhangi bir sportif faaliyet ya da sanatsal faaliyette olabilir. Belediyelerin özelikle bu alanda sportif ve sanatsal faaliyetlerin gençlerin normal gerçek hayatta da deşarj olabileceği sosyal donatı alanlarının ya da kendilerini ifade edebileceği sanatsal alanların geliştirilmesi gerekiyor.

‘Tam da bu noktada şunu sormak istiyorum. Urfa’da Spor ve sanatsal alanlar yeterli mi?’

Şimdi baktığımızda bu alanda hizmetlerin kısıtlı olduğunu görüyoruz. Bu noktada belediyelerin bir uğraş içerisine girdiğini görüyoruz. Ama bu uğraşın ve gelinen noktanın çok yetersiz olduğunu görebiliyoruz. Çünkü Urfa büyük bir şehir ve genç nüfusun fazla olduğu bir şehirdir. Dolayısıyla bu genç nüfusa göre ihtiyacın biraz daha cevap verebilecek şekilde bu faaliyetlerin belediyeler olaraktan, STK’lar olaraktan topluma sunulması bir ihtiyaçtır.

 

Sosyal medyada uyuşturucudan tutun da sigaraya kadar gençleri hedef alan paylaşımlar yapılabiliyor. Bu tür paylaşımlar engellenebilir mi?

 

Bazı noktalarda yayın yasağı konuları gündeme geliyor. Sosyal medya öyle bir alan ki her gün yeni bir mecradan farklı bir şey çıkıyor. Bu sadece siteleri yasaklamakla olmaz. Gençleri bu tür ortamlara sürükleyen sorunları ortadan kaldırmak gerekir. Bu gençleri problemli arkadaş ortamına problemli yapılara sevk eden psikolojiden uzak tutmak gerekir. Bu noktada hem ailelere düşen sorumluluklar var hem de bir okullara düşen sorumluluklar var. Gençlerle ortamda olan her kesimin sağlıklı ortamlara sevk edilmesi ve sağlıklı bir biçimde onlara imkân sunması gerekiyor.

İnternet ortamı tehlikelerle dolu

İnternet ortamında bir torbacı ile karşılaşma ihtimalin vardır. İnternet ortamında birisi kendisini sana çok farklı bir şekilde gösterebilir. Örneğin yaşlı biridir kendisini genç diye tanıtabilir. Özellikle gençlerin bu noktada buna dikkat etmesi gerekiyor. Ailelerin de şuna dikkat etmesi lazım internet ortamında her türlü zararlı bilgiye ve her türlü zararlı ortama uluşma ihtimali var.  Yani biz insanların çok rahat ulaşabileceği bir şekilde orada uyuşturucu ticareti ve fuhuş ticareti yapıldığını görebiliyoruz. Onun için gençlere onları öyle bir ortama sürükleyecek sitelerden uzak durması lazım, güvenli olmayan sitelerden bu anlamda uzak durmaları gerekiyor. Ailelerde çocuğun bu anlamda hangi siteye iletişim halinde bunları bu anlamda bilmesi gerekli ve ailelerin özelikle bizim bölgemizde ailelerin eğitim seviyeleri çok iyi bir düzeyde değil ve dolayısı ile aileler internet kullanmasını bilmiyor. Teknolojiyi bilmiyor bilmediği zaman çocuğun şeyin zararlı mı değil mi onu bilme şansı bu anlamda olmuyor. Bu anlamda ailelerin bu konularda eğitim görmeli ve bilinçlenmesi biraz daha iyi olacaktır.

 

Sizin kurum olarak bu alanda ne gibi çalışmalarınız oldu. Şu anda devam eden çalışmanız var mı?

 

Rehberlik Araştırma Merkezi olarak biz temelde bağımlılıkla mücadele ediyoruz, bu mücadele alanları bir tanesi de teknolojik bağımlığıdır. Bu dediğimiz siber zorbalıklar olsun, sosyal medyanın zararları olsun, internetin yanlış kullanımı, bağımlılık içerisine giriyor ve biz bu anlamda özellikle üniversite öğrencilerine de normal örgün öğrencilerde zaman zaman eğitimler veriyoruz. Özellikle aileleri bu konuda yeniden bilgi sahibi olması adına eğitiyoruz. Ondan sonra bize bireysel olarak başvuran danışmanlarımız oluyor, yine teknoloji bağımlısı olan ya da bu teknoloji bağımlısına paralel olarak işte yasal olmayan bahis sitelerinde yaygın bir şekilde görülüyor. Özellikle Urfa’da bu birkaç yıldır bu bahis ve benzeri tabloların biraz daha fazla kullanıldığını görüyoruz. Bu konularda bireysel olarak çalışmalarımız ve desteklerimiz oluyor.

Size başvuran aileler ekonomik olarak hangi sınıfta yer alıyor, en çok hangi sınıftan aileler size yardım için başvuruyor?

Buraya gelip bize danışanların profillerini ölçmeye çalışıyoruz ve inceliyoruz. Ailelerin sosyal-ekonomik düzeylerini eğitim düzeylerini ölçüyoruz. Toplumun genelinde işte yoksul gruplar, eğitimsiz gruplar, ekonomik grupları varsa bize de gelen danışan görüntü benzerliği orta çıkıyor yani sosyal-ekonomik durumu iyi olan iyi eğitim almış ailelerin çocuklarını da biz burada alabiliyoruz. Aynı şekilde kenar mahallede oturup ekonomik durumu iyi olmayan yoksulluk içinde yaşayan ya da eğitim düzeyi düşük olan aile profilleri bize geldiklerinde yardımcı oluyoruz. Uyuşturucu bağımlılığı olsun ister diğer madde bağımlılığı alışkanlıkları olsun aslında toplumun her kesiminde her evde ortaya çıkabilecek problemlerdir. Sadece bir kitleye yönelik problem alanı diye görmüyoruz. Toplumun her kesiminde bu problemin var olduğunu görmek mümkündür.

 

Şanlıurfa’da yaklaşık 50 bin madde bağımlısı olduğu iddia ediliyor. Sizce bu doğru bir rakam mı doğruysa Şanlıurfa için bu ne anlama geliyor?

 

Bununla ilgili var olan istatistikler çok kolay ifade ediliyor. 50 bin çok büyük bir rakam emniyetin ifade ettiği rakamların kesinlikle bu düzeyde olmadığını görüyoruz. Sigara kullanımının da madde bağımlılığı kapsamına alınıp sayıların abartılı bir şekilde verildiğini görebiliyoruz. Sayıların bu kadar abartılı bir şekilde verilmesi de büyük bir risktir. Bu toplumda belli bir noktadan sonra güvensizlikte yaratabilir, büyük bir sıradanlaşmaya da yol açabilir. Dolayısı ile bu tarz rakamlar telaffuz edilirken gerçek emniyetin halk sağlığı merkezlerinin rakamları üzerinden konuşmak gerekir. Bunu söyleyebilirim; emniyetin ve halk sağlığının ifade ettiği rakamlar bu rakamlardan çok uzak rakamlardır. Bunlar abartılmış rakamlardır, bunların altında bir rakam yani. Urfa’da bununla ilgili çok yaygın bir ifade var, bu düzeyde bir problemin olduğunu ben doğru bulmuyorum.

Sosyal medyada uyuşturucu madde ile alkolün fotoğrafları paylaşılıp gençler hedef alınıyor. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

‘Bu zehirlendiğimizin göstergesidir’

Burada hem alkolün hem de uyuşturucu maddenin aynı ortamda pazarlandığını aynı ortamda sunulduğunu bununla birlikte internet ortamında gençlerin çok kolay bu ulaşabildiğini görebiliyoruz. Öncelikle gençleri bu sitelere ulaştırabilecek o psikolojik ortamı ortadan kaldırmak gerekiyor. Bu tablo zehirlendiğimizin göstergesidir, bu tablo bir şekilde acil müdahale edilmesi gereken bir tablodur. Bu dehşet verici bir şey bu kadar açık bir ilanın olması yani aslında var olan riskin ne kadar büyük olduğunu da bir gösteriyor. Ama bunlarda hep olacak kapatılması, yasaklanması bir şey ifade etmez, önemli olan gençlerimize hayır diyebilme becerisini kazandırmak. Gençlerin kendisine bu tarz sitelerden uzak durmanın yollarını öğretmek buna benzer bir çalışmanın olduğu zaman buna benzer görüntülerde bir yerden sonra ortadan kalkacaktır.

‘Bu vurguyu yapmak risktir’

Bu vurguyu yapmak gençler üzerinde de bir risktir. Biz önlemeye çalışırken gençlere de anlatmaya çalışıyoruz, gençlere anlatırken biz özellikle görsel olduğu kadar kullanmamaya çalışıyoruz. Ve gençlerin orada ne var bu nasıl bir şey merak uyandıracak tablolardan uzak durmaya çalışıyoruz. Kendilerine de bu şekilde anlatmaya çalışıyoruz. Bu direk bu şekilde lanse edildiği zaman daha iyi oluyor. Bunlar yasal olmayan siteler olduğu için burada direk bizim işte Urfa emniyetinin çok da müdahale etme şansı olmuyor. Çünkü bu sitelerin çoğu farklı IP numarası üzerine kurulmuştur. Yasaklandığında da tekrardan açabileceğiniz başka bir kanaldan açabileceğiniz yapılardır. Bu yani direk bir ihmalin sonucunda yaygınlaşan bir şey de değildir. Sosyal medya da çok kontrol edebileceğiniz bir şey değildir. Bu anlamda gençlere oranın tehlikeli olduğunu falan hissettirecek eğitimler verilmesi gereklidir. Şanlıurfa geçiş bölgesi olduğu için yan tarafta Suriye meselesi var, tüm bunlardan dolayı önlemlerin her zaman için sonuç vermediğinizde görebiliyoruz. 


Editör:

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

En Alt Reklam