Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
Detay Üst

Şanlıurfa'da suça sürüklenme artıyor

Şanlıurfa Rehberlik Araştırma Merkezinden görev yapan Psikolojik Danışman ve Rehberlik hocası Bozan Doğan Türkiye’de ve Şanlıurfa’da son yıllarda giderek artan suça sürüklenen çocuk sayısı hakkında Gazetemiz Olay’a açıklamalarda bulundu.

Şanlıurfa'da suça sürüklenme artıyor
  • 02-10-2016 10:30

Röportaj:  Mehmet Kaması

 

Türkiye’de son yıllarda giderek artan suça sürüklenen çocuk sayısı kimilerine göre son 5 yılda 5 kat arttı. Bu suça sürüklenen çocukların çoğu Hükümlü çocuk sınıfına girmektedir. Şanlıurfa’da ise son yıllarda yaşanan olaylar ve Suriye’deki iç savaştan dolayı kaçıp Türkiye’ye sığınan Suriyeli göçmenlerden dolayı giderek artan Şanlıurfa nüfusu suça sürüklenen çocuk sayısının artmasında en büyük etki oldu. Konu ile ilgili Olay Gazetemize önemli açıklamalarda bulunan Psikolojik Danışman ve Rehberlik hocası Bozan Doğan, “ Bir yerde suça sürüklenen çocuk sayısı yüksekse oranın gelenek ve göreneklerine bakmak gerekiyor.” dedi.

İşte röportajın detayları…

Son yıllarda suça sürüklenen çocuklar sayısı giderek artıyor bununla ilgili ne söyleyecekseniz?

 

Suça sürüklenen çocuklarla ilgili yargılama, tutuklama, mahkûmiyet gibi durumlardaki artışın sebebi bu gurupları oluşturan kitlenin madde bağımlısı kitlesi olmasından kaynaklanıyor, son yapılan yasa değişikliği ile uyuşturucu kullanımına bağımlı olanların cezai süreçleri değişti. Artık tutuklamalar ve bununla ilgili yargılama süreçleri devreye girdi. Daha önce madde kullanmak bir tutuklama gerekçesi olmazken yeni yapılan düzenlemelerle bu suç kapsamına girdi. Bu suça sürüklenen çocukların çoğu da madde bağımlısı suçundan tutuklandığını görüyoruz. Bu suçlarda artışın bir diğer sebebi de toplumsal yapıdır. Yani çocukların eğitiminin ihmal edildiği, çocukları suça sürükleyen bir ortamın oluştuğunu görebiliyoruz. Bununla birlikte genel anlamda medyadaki genel şiddetin de çocuklar üzerinde etki ettiğini görüyoruz. Çocukların bu şiddete bağlı olarak saldırgan tutumun içine girdiği, bu tutumların da suç kapsamına girecek eylemlere dönüştüğünü yine bu çerçevede görebiliyoruz. Tabii bu da hükümlülük sayısının artmasına neden oluyor. Bu hükümlülerin sayısındaki artışın en önemli sebebi de bu suçlar kapsamında yapılan yasa değişiklikleridir.

 

Suça sürüklenen çocukların çoğu madde bağımlılığından mı tutuklanıyor?

 

Tabi ki en çok suçlar madde bağımlılığından kaynaklanıyor. Onun dışında hırsızlık ve benzeri suçlarda devlet tutuklama yerine tedbir almayı tercih ediyor. Bu tedbirler ise danışmanlık, sağlık gibi tedbir uygulamalarıyla çocukların normal topluma dönüşmesi sağlanıyor.

 

Suça sürüklenen çocuklarda ailelerin rolü nedir?

 

Şimdi çocuk yetiştirmede biz psikolojik danışmanların temel yaklaşımı ailelerin çocuklarıyla ilgilenmesidir. Çocuğun sağlığı, eğitimi, psikolojisiyle çocuklarıyla ilgilenmesini umuyoruz. Bu suça sürüklenen çocukların ailelerine baktığımızda ise iki tür aile şeklini görüyoruz. Bunlardan bir tanesi düşük gelire sahip ve eğitim seviyesi düşük olan guruplardan oluşan bir kitle, çocukları yetiştirmede düşük seviyede olan aileler görüyoruz. İkinci bir aile gurubu ise yüksek gelir gurubundaki ailelerden oluşuyor. Bu gurup da çocuklara daha rahat bir ortam sunduğu için ekonomik anlamda onların ihtiyaçlarını karşıladığı zaman bu çocukların başka bir ihtiyacı olmayacakmış gibi bir anlayıştan kaynaklanan, çocuğun kendine ilgisi, sevgisi yerine sanki çocuk sadece ekonomik anlamda yetişiyor diye bir anlayış hâkimdir. Yani özetle birinci guruptaki aile çocuk sayısı çok olduğu için bütün çocuklarla ilgilenemediği için ihmal ediliyor, çoğu zaman ihmal edilen çocuğun suça sürüklenen çocuk olduğunu görüyoruz. İkinci guruptaki aile ise maddi durumu iyi olduğu için çocuğu şımartarak sadece para ile çocuğu yetiştirme anlayışıyla ihmal ediliyor. Bu guruptaki çocuklar ise duygusal ihmal nedeniyle suça sürükleniyor. Ailesiyle zaman geçiremiyorlar, bir başkasının nasıl yaşadığıyla ilgili bir empati kurulamıyor. Bir empati de geliştiremedikleri için de yabancılaşma ortaya çıkıyor. Bunu sonucunda ise çocuk bir haz arayışına girerek suça sürükleniyor. Yine aynı şekilde aşırı tüketim ve haz odaklı yaşantılardan kaynaklı olarak sürat yapma, toplumun huzurunu bozacak şekilde davranışlar sergileme bu ve benzeri şeyleri de yine ekonomik durumu iyi olan çocuklarda görebiliyoruz.

 

Maddi durumu iyi olmayan çocuklar madde alacak para bulamadığı zaman farklı bir suça da sürükleniyor ancak maddi durumu iyi olan ailelerin çocukları ise başka bir suça yöneliyor mu?

 

Zaten bu saydığım iki gurubun ortak yönleri ihmal edilmiş çocuklardır. İhmal edilmiş çocuklarından toplumda olumlu davranışlar bekleyemeyiz. Ancak iki gurubun ortaya çıkardığı sonuçlar farklıdır. Örneğin bir gurup hırsızlık suçuna daha fazla yönlenirken diğer gurup ise trafikte kurallara dikkat etmeme, hız limitini aşma gibi suçlara yöneliyor.

 

Devletin bu suçları engelleme gibi bir çalışması var mı?

 

Sosyal devlet olmanın gereği olarak, bu tarz problemleri yaşanmamasıyla ilgili olarak yasal önlemlerin iyileştirdiğini söyleyebiliriz. Bu yasal mevzuat Avrupa Birliği kriterliyi alanında çocuk koruma kanunu vardır. Bunun yanında gerek Aile ve Politika Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı devletin vermiş olduğu tedbir kararları çerçevesinde ortak çalışma yapıyor. Bu tedbirler danışmanlık tedbiri, eğitim tedbiri, sağlık bakım ve barınma tedbirleridir. Devletin bu alanda aldığı tedbirler aslında çok ileri düzeydedir. Bu çocukları aile tarafından bir ihmal sonucu suça sürüklenmişse devlet bu çocukları o aile ortamından alarak devletin yurtlarına barınma merkezlerine alınması ciddi önlemlerdir.

 

Sosyal medyada suça sürüklenen çocuklar hakkındaki ne düşünüyorsunuz?

 

Genelde suça karışmış çocukların 12-18 yaşa aralığında olduğunu görüyoruz. Bu yaş gurubundaki yeni bireylere baktığımızda bunları aileleriyle sağlıklı iletişim kuramadıklarını, okulla uyumların çok iyi olmadıklarını görüyoruz ama bunların en iyi iletişimi sosyal medyayla olduğunu görüyoruz. Çünkü bu çocuklar kendilerini toplumdan dışlanmış ve kişinin zedeleyici durumlarla karşı karşıya kalarak kendilerini en rahat hissettikleri ortam sosyal medyadır. Bunlar kendilerini sosyal medyada rahat hissettikleri için suça yönelme durumu da bu ortamda daha kolay oluşuyor. Cinsel ihmal ve istismarın, bu kişilerin sosyal medya üzerinden bir şekilde mağduriyetleri yaşadıklarını ya da suç işlemeye başladıklarını sosyal medya üzerinden görebiliyoruz. Bu nedenle ailelerin özellikle ergenlik çağındaki çocuklara yönelik yaklaşımının çok daha olumlu olması gerekiyor ve çocuklarının sosyal medya üzerinden ne yaptıklarını kimlerle iletişim kurduklarını takip etmeleri gerekiyor.

 

 

Devletin sosyal medya üzerinden suçları engellemek için ne tür çalışmaları yapıyor?

 

Güvenlik açısından daha önce internet kafelerdeki denetimlerdi. Ancak artık insanlar internete girmek için sadece internet kafeleri kullanmıyor. Yani mutlak problem alanı sadece orasıdır diyemeyiz. Özellikle cinsel içerikli, pornografik ve uyuşturucu ticareti yapılan sitelerde yasal müdahalenin yapılması gerekiyor. Teknolojinin kullanımıyla ilgili ailelere eğitim verilmeli ve okullarda da çocuklara eğitim verilmesi gerekiyor. Bağımlılıkla mücadele kapsamında teknoloji kullanımı gibi bir modül var, bu modül de okullarda rehber öğretmenler tarafından çocuklara ve ailelere bu eğitimler verildi ve hala verilmeye devam ediyor. Yani devletin bu çalışmalara artarak devam etmesi gerekiyor.

 

Urfa’da suça sürüklenen çocuk oranı nedir?

 

Bu oran emniyet raporlarında daha belirleyici olur ancak Urfa’da madde kullanımının arttığı ile ilgili bir gündem vardır. Madde kullanım yaşının düştüğü, yine Urfa cezaevinde mahkûmların çoğunun uyuşturucu ticaretiyle alakalı olduğunu görebiliyoruz. Biz devletin bize sunmuş olduğu tedbir kapsamında aileleri bilgilendiriyoruz. Daha önce bu suçlara yönelik güvenlik tedbirlerinin alınmaması ve medyanın bu durumu araştırmaması daha önce bu suçların Urfa’da fazla olmadığını gösteriyordu. Ancak yasal değişiklikler, tedbirler ve basının bu konuda hassasiyet göstermesi ister istemez bu suç oranının artmasını gösteriyor. Ayrıca Suriye meselesiyle Urfa’ya büyük bir göç yığını oldu. Bunun sonucunda sosyal uyum ile bu suçlarda da artış meydana geldi. Böylece suç ortamı daha rahat ortaya çıkıyor.

 

Bu suçlara karışan çocukları nereye bildirmemiz gerekiyor?

 

Bizim milli eğitim olarak çocukların bu suçlara bulaşmasına yönelik bir planımız var. Bu plan okulların önlerinde, okulların içlerinde uyuşturucu ve şiddet ortamının çocuklardan uzak tutulması çalışmasıdır. Bu konuda emniyetin, zabıtanın da okul önlerinde önlem alması gerekir. Bu konuda herkesin hassasiyet göstermesi gerekir. Bir okul çevresinde bir suç ortamını gören esnaf, STK’lar, aileler ve okul yöneticileri de emniyete haber vermeleri gerekir. Yani bu problem sadece emniyetle çözülecek bir durum değildir. Biz emniyetin yetersiz tedbir aldığını, okulların bir çalışma yapmadığını analiz edebiliriz ancak bu doğru bir analiz değildir. Biz suça sürüklenen çocukları ihmalleriyle birlikte ele alarak incelemek istiyoruz. Bu çocukların sosyal ortama yeniden girebilmesi için çalışmalar yapıyoruz.

 

Bu konuda Urfa’da STK’lara bayağı bir iş düşüyor mu?

 

STK’ların toplumu suçtan çevirme gibi çalışmaları vardır. Bu görev alanlarının pratikte yerini bulması gerekir. Bir konuda çok konuşmak o konuda çalışma yapılıyor anlamına gelmez. O yüzden STK’lara düşen görev mahallerde, ailelerle görüşerek bu çocukların suça sürükleyen durumları analiz ederek bunlara tedbir bulmaları gerekir. STK’ların bu konuda çalışmaları vardır ancak daha organize bir şekilde ve hedefe bağlı olarak hareket etmeleri gerekir.

 

Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

 

Temel olarak cezayla emniyet tedbirleriyle bu problemlerin dinmeyeceğini herkes biliyor. Bir çocuğun eğitimi sadece okulla olmaz, bir çocuğun suçtan döndürülmesi sadece emniyetle olmaz. Aileler çocuk yetiştirmelerini tekrar gözden geçirmesi gerekir, herkes birlikte hareket etmesi gerekir, devlet de psikoeğitim kurumlarının daha fazla uygulanması gerekir. Son olarak biz çocuğu ne suç işlediği değil, suçun altında sürükleyici ihmalleri analiz etmemiz gerekir.


Editör:

HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER