DEDAŞ
sur yapı
Detay Üst

Ney sanatı eğitim müfredatına dâhil edilsin

Ney hocası ve ustası neyzen Ahmet Ateş, Ney sanatının Urfa’da okullarda eğitim öğretime dâhil edilmesini çok istediğini belirtti.

Ney sanatı eğitim müfredatına dâhil edilsin
  • 05-08-2017 16:13

Haber: Mehmet Kaması

Şanlıurfa denilince insanların aklına ilk gelenler arasında Kültür, Medeniyet ve Tarih ve Dini inançlar akla geliyor. Ama bunların arasında sanat bir türlü istenilen dereceye gelinemedi. Bizde Şanlıurfa Olay Gazetesi olarak tarihimizde ve kültürümüzde önemli bir yere sahip olan Ney sanatını Urfa’da ele aldık. Konu ile ilgili Neyzen olan ve aynı zamanda ney ustalığını da yapan Neyzen Ahmet Ateş’ten dinledik. Neyzen Ahmet Ateş, Şanlıurfalılardan çok şehir dışından gelen öğrenci ve memur kesiminin neye ilgi gösterdiğini belirtti. Öğrenmesinin de söylendiği kadar zor olmadığını altını çizen neyzen Ateş, “her kim öğrenmek isterse sabırlı bir şekilde 3 ay içerisinde istenilen seviyeye rahatlıkla gelir.” dedi bu bakımdan dolayı neyin kültürümüzde önemli bir sanat dalı olduğunu da söyleyen Ateş ney sanatının okullarda eğitim müfredatına dâhil edilmesini istedi. Bu alanda Valilik ve kültür müdürlüğü ile vatandaşlara ücretsiz kurs eğitimi verdiğini ancak okullarda daha kalabalık kitlelerin var olmasından dolayı eğitim müfredatına dâhil edilmesi ile insanların daha fazla ilgi gösterip bu sanatı ayakta tutabileceklerini söyledi.

İşte röportajımızın devamı…

Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Ben Ahmet Ateş 1982 Şanlıurfa doğumluyum. Ney’e 2005 yılında Mevla hane Şanlıurfa Derneğinde başladım. O zamanlar ritimzendim orda işte bir neyzen gördüm benimde merakım orada başladı. Sonra kültür merkezinin başlatmış olduğu bir kurs vardı orda neyimi alıp gittim 2008 yılında. Ondan sonra hem ney öğrenimini hem de yapımının birçok eksikliğini gördüm. Aynı dönemde evde de başladım neye amatör olarak. Öğrendikten birçok ay sonrasında kendime atölye açmak istedim.

Şuanda yapımı olaraktan bizim buradan olsun Güneydoğundan olsun örnek aldığım hiç kimse yok. Deneme yönetimi ile işte bana baya maliyetli oldu ama yaklaşık 11 yıl böyle çalışmak zorunda kaldık. Ne yaptığımdan çok ne yapmayacağımı öğrendim neyden. İşte en son yaptığım neyleri de teyit etme amaçlı ne durumdayım diye işte İstanbul be Hatay’daki ney ustalarına gönderdim. Çok beğendiler durmak yok yola devam dediler kısaca bana. O gündür bugündür hala devam ediyoruz.

Urfa kültür sanat ve medeniyet kokan bir şehir buna rağmen Urfa halkının Ney’e olan bağlılıkları ve ilgileri nasıl?

Urfa’daki vatandaşlardan ziyade dışarıdan Urfa’ya ziyarete gelen memur ve öğrenci kesimi daha çok ilgi gösteriyor. Urfalılarda bunu daha yeni yeni aşılamaya başladı. Urfalıların yüzde 20’sı dışarıdan Urfa’ya gelmiş memur ve öğrenci kesimlerinde ise ilgi yüzde 50 civarındadır. Bunu işte Valiliğin ve Kültür Turizmin desteği ile yüzde yüze çıkarmaya çalışacağız.

 

Neyin kaç tane çeşidi bulunuyor?

Neyin 13 tane çeşidi bulunuyor.  7 tane ana ses, 6 tane de ara ses vardır bunlar farklı boyutlarda ve farklı tonlardadır. Günümüzde en çok kullanan ise lav, Mansur, kız neyi en çok kullanılan bunlardır. En çok yaptığımız neyde kız neyi ve Mansur neyidir. Zaten yeni başlayanlar kız neyi ile başlar hem orta boy hem de orta tonunu olduğu için en çok tercih ediliyorlar. 

Yapımının ham maddesi olan kamışı nerden tadarak ediyorsunuz UrfA2dan mı yoksa şehir dışından mı alıyorsunuz?

Kamışın sesi tohumu deniz tuzudur. Ankara’da bir tane biyoloji uzmanı ile tanışmıştım. Oradan o bana söyledi hatta yüksek nem olduğu zaman daha da sağlam olduğunu belirtti. Bunlarda aşırı nem olacak hem de kış aylarında kesilmiş olacak. Deniz bölgesinde yetişen işte deniz kenarında insanların pek olmadığı ayakların değmediği yerlerde yer alır genellikle. Binlerce kamışın içinde zaten ancak bir iki tanesi ney olma derecesine gelebiliyor. Hepside olmaz. Yani boğum aralarının hemen eşit olması gerekiyor.

 

Bir neyin yapımı uzun zamanınızı alıyor mu?

Bir neyi yapmak uzun bir süreçtir. Her yılın Ocak ve Aralık ayında kamışlar kesilir, bunlar iki yıla yakın bir şey serin bir ortamda bekletilir. Kendiliğinden korumaya alınır. O iki yıl içerisinde kamış kendi kendine gelir. Yani kendi kendine olgunlaşır hiçbir işlev görmeden. İkinci yıldan sonra yaprakları kurur ondan sonra ateş sayesinde yamuk yerleri düzeltilir, işte belirli hangi ney olacaksa ölçüler yapılır ve kesilir ardından hazırlanır. Yani bir kamışın kesildikten itibaren ney olma yolculuğu iki buçuk yıldır.

Urfa’da açmak istediğiniz bir kurs falan var mı, belediyelerin valiliğin desteklediği bir eğitim veya kurs verme fikriniz çalışmanız var mı?

2017 yılı içerisinde böyle bir çalışmamız var. Hem halk eğitimde hem de kültür müdürlüğünde hem de ŞURKAV’da. İşte geleceğin neyzenlerini yetiştirmek istiyoruz.  Hata konservatuar mezunu neyzenlerimizde var. Bir de Güneydoğu’da bir ilk belki Türkiye’de bir ilk olur tam olarak araştırmadım. Bide kültür müdürlüğünde 2018 yılı için bakanlığa yazı yazdık ney yapım dersleri olacak. Ney yapımcılarını da çoğaltacağız Güneydoğu’da. Burada 4 tane atölye kuracağız, bir yıl sürecek bir çalışmadır bunlar. Oradan amacımız inşallah bir 20’ye yakın ney ustası çıkarırız. Her şekilde hem üfleme olarak, hem nota olarak hem de yapım olarak durmak yok yola devam edeceğiz.

Şuan bir neyin fiyatı ortalama olarak ne kadar dır dır?

Neyin fiyatları da ortalama olarak 150-200 kalitesine göre 500, 600, 700 TL’ye kadar çıkabilir. Artı bunun internet üzerinden Türkiye geneline satabiliyoruz hata satıyoruz. ARTI Almanya, Mısır, Belçika gibi ülkelere internet üzerinde satış yapabiliyoruz. Satış sahamız geniştir, müşteri potansiyelimiz de geniş bir alandadır. İşte bunun zor olan kısmı Urfa’ya empoze etmektir. Onun içinde sürekli çalışıyoruz.

 

Bu işi Urfa’da yapmak nasıl bir duygu nasıl bir his uyandırıyor sizde?

Zaten bu işi Urfa’da yapmak zordur. Zor olan kısmı da sanat alanları dar olmasıdır. Sağolsun bu şekilde Valilik, kültür müdürlüğü falan bunlar çok büyük alan açtılar bize. Bütün sanat dallarına alanlar açtı sadece neyde değil. Bu şekilde resmi kurumlar desteğini sürdürürse çok kısa bir zaman da yani bir Konya gibi olmasa da Konya’dan sonra gelen bir ikinci ney merkezi olabilir.

Bu tür sanat dallarının Milli Eğitimin müfredatına almasını ister miydiniz?

Böyle bir çalışma olsaydı güzel olurdu. Benimde aklımda böyle bir şey vardı. Mesela konservatuar mezunu olan öğretmenlerimiz var. müziği ele aldığımızda her hocanın çaldığı bir enstrümantal vardır. O çaldığı enstrümanteli öğrencilere sevdirebilir. Bu ney olabilir, keman olabilir, gitar olabilir. Ama biraz daha üze dönük enstüramtal olduğu için ney olda daha güzel olur. Bu güzelliği de şöyle ney kişiye aynadır. Mevlana’nın dediği gibi insanın kişiliğinde ne varsa neyde de o çıkar. Sevinçli insan sevinci, hüzünlü insan hüznünü çıkartır.  Artı ney öğrenmekte abartıldığı kadar zor değildir. İşte nefesim yetmeyebiliri, beceremeyebilirim gibi bunları da kırmamız gerekiyor. Hayatında hiç ney görmemiş insana bile 3-4 dakika içinde ney sesi çıkartabiliyoruz. Gerisi de artık kendi çaba ve arzularına bağlı olur. Gösterdiğimiz yolda devam ederse kısa bir sürede baya bir yol alır yani.

 

İlgili Galeri


Editör:

HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER