Detay Üst

Memurluktan çıkarılanlar, emlakçılığa yöneldi

Şanlıurfa Tüm Emlakçılar Odası Başkanı Fatih Topal, “Sermayesi az bir iş olduğu için 15 Temmuz sonrası FETÖ soruşturması kapsamında memurluktan uzaklaştırılanların çoğu emlakçılık sektörüne yönelmiş durumda.” dedi.

Memurluktan çıkarılanlar, emlakçılığa yöneldi
  • 14-03-2017 09:46

Röportaj: Ahmet Can-Murat Doğan

Son zamanlarda emlakçılık sektörüne girenlerin sayısı bir hayli arttı. Öyle ki bazıları bu işi resmi olarak yaparken, bazıları bir masa ve bir kasa alarak mahalle arasında kiraladıkları dükkanlarda yapmaya başladı. Bundan dolayı her köşe başında bir korsan emlakçı bulabilmek mümkün oluyor. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası FETÖ soruşturmesı nedeniyle  memurluktan uzaklaştırılanlar bile yapacak başka bir iş bulamayınca emlakçılığa başladı. ŞUTEM Başkanı Fatih Topal ise herkesin bu işi yapması nedeniyle bir yığılma olduğunu ifade etti. Biz de Şanlıurfa Olay gazetesi olarak Fatih Topal ile emlakçılığın geldiği son noktayı, şehrin imar yapısını, konut satışlarını, TOKİ yapılarını, toplumun kanayan yarası olan günlük kiralık evleri konuştuk. İşte röportajın tamamı…

Gündemde emlakçılarla ilgili bir yasa çıkması yönünde söylemler var. Şu anda çıkan ya da çıkması muhtemel bir yasa var mı?

Herhangi bir yasa çıkmadı. Geçen günlerde Türkiye’deki Tüm Emlakçı Oda Başkanlarıyla yaptığımız toplantıda emlakçıların bu şekilde gitmeyeceğini, bunun kayıt altına alınmasını, bir kanuni sorumluluğunun olması gerektiğini, bunların bir kanun çerçevesinde bir yere gelmesini talep ettik. Hep beraber oturduk ve bir kanun metni hazırladık. Bunu bütün oda başkanları olarak İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı’nda imzalayarak ve bunu bakanlığa sunduk. Bakan da bu 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle ertelemek zorunda kalmıştı. En son toplantımızda da bunu dile getirdik. Bununla ilgili de görüş alışverişinde bulunduk. Referandum sonrası bu kararı çıkaracağını bize belirttiler. Ayrıca bir de bize şöyle bir müjde verdiler: 3 pilot il belirledik. Tapu kayıt müracaatlarını bütün emlakçılara yapılması ile ilgili bir çalışma yaptılar. Önümüzdeki aydan itibaren üç pilot ilde bunlar denenecek. Müşteri, evini aldığı gibi emlakçı hemen alıcı ve satıcının evraklarını alarak kendi ofisinde bu müracaatları gerçekleştirecek. Daha sonra kütükten de onayı alındıktan sonra satışı gerçekleştirecekler, bununla ilgili bir çalışmamız oldu.

Peki, bu bahsettiğiniz tapu müracaatları emlakçılar için bir avantaj oldu diyebilir miyiz?

Tabii, kesinlikle emlakçılar için bir avantaj oldu. Emlakçılar, hem sorumluluk sahibi olacak hem de yetki sahibi olacak. Dolayısıyla meslek daha da bir kalite altına alınmış oluyor. Bununla ilgili çalışmalar oldu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na da gittik, ülkede yapılan kentsel dönüşümün yolunda gitmediğini belirttik. Bununla ilgili hem kentimizde hem de ülkemizdeki şikayetleri, yanlış giden şeyleri kendilerine anlattık. Bununla ilgili onlarla da görüş alışverişi yaptık.

Başa dönecek olursak şu anda resmi olarak  odanıza kayıtlı kaç emlakçı var?

Emlakçılık, maalesef bir masa ve bir kasa statüsüne gelmiş. Emlakçılık gerçekten bu şekilde yapılmıyor. Sermayesi az bir iş olduğu için 15 Temmuz sonrası memurluktan atılanlar da bizim sektöre yönelmiş durumda. Bu işi bilip bilmeden anlayıp anlamadan bir masa ve bir kasayı atıp ofis tutup hemen emlakçılığa başlıyorlar. Biz bunun üzüntüsünü yaşıyoruz, biz bunu yetkili yerlere sürekli şikayette bulunuyoruz. Bunlar kayıt altına alınsın, kaydedilsin. Maalesef istediğimiz yerlere ulaşamıyoruz. Bugün bizim odamıza kayıtlı sadece 350 tane emlakçımız var. Yaklaşık 100 tane de Ticaret Odası’na kayıtlı emlakçı var. Biz tespit ettiğimiz kadarıyla bin 300’e yakın emlakçımız var. Şu anda faaliyet gösteren emlakçıların 3’te 2’si herhangi bir yasal belgesi olmadan bu işi yapıyor. Kendi üyelerimizi eğitimden geçiriyoruz. Türkiye’de ve dünyada emlakçılık nasıl yapılıyor yerinde tespit edip hem araştırıp bakıyoruz ve bununla ilgili de üyelerimize sürekli eğitim veriyoruz. Anlık bir hata bile masum bir vatandaşımızın bütün servetini ve birikimini alıp götürebiliyor. İnternet sitelerinde ev sahibinin veya mülk sahibinin haberi olmadan internete bu ilanı veriyorlar. Orada uygun fiyatlarla cazip hale getiriyorlar. Ondan sonra vatandaş, kendilerini aradığı zaman bir kapora veya artık müşteriyi ne kadar ikna edebilirlerse bir para alıyor. Daha sonra da telefonlarını kapatıyorlar, vatandaşlar ulaşamıyor. Bununla ilgili vatandaşlarımızın çok dikkatli olmaları gerekiyor. Vatandaşlarımız illa ki ev veya arsa alacaklarsa kayıtlı olan büyük firmalar var onlarla çalışabilirler.

Konuşmanızın başında 15 Temmuzdan sonra emlakçılıkta bir yığılma olduğunu söylediniz. Bu yığılmanın içinde Suriyelilerden de söz edebilmek mümkün mü?

Malumunuz Suriyeliler de artık bizim bir vatandaşımız gibi oldu. Bütün sektörlerde oldukları gibi bizim sektörde de etkililer. İstesek de istemesek de oluşmuş durumdadır. Özellikle Eyyübiye ilçesinde Süleymaniye, Suruç ile Akçakale’de bu tür işleri yapan Suriyeliler var. Ama bunlar genelde ayak üstü gerçekleştiriyorlar. Bunlara bir şey diyemeyeceğim. Çünkü onlar kendi vatandaşlarıyla çalışıyorlar. Bizim Türk vatandaşlarla herhangi bir iş yapmaları çok zor oluyor. Sadece Türk vatandaşlarla bizim kayıtlı emlakçılar çalışıyor.

Kent genelini ele alacak olursak, size göre kent yapılaşması nereye doğru gidiyor. Bu kent, birkaç yıl sonra imar anlamında nerede olacak?

Burada yerel belediyelerin ve Büyükşehir Belediyesi’nin yönlendirmesiyle kent belli bir tarafa doğru kayar. Yatırım nereye giderse, altyapı ve üst yapı nereye doğru giderse kent de oraya doğru gider. Şu an için en elit ve en gelişim gösteren yer, Karaköprü ve Seyrantepe bölgelelerinde gelişim gösteriyor.

İmara açılan arsalar sürekli gündeme geliyor. Bazı meraların imara açılması Şanlıurfa kulislerinde konuşulmaya başlandı. ŞUTEM olarak bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bildiğim kadarıyla şu ana kadar herhangi bir imar çalışması yok, açılmış bir durumda değildir. Bu konuda da herhangi bir görüş ya da karar da alınmadı. Bu konuda bizimle bir paylaşım olursa biz de sizinle paylaşırız.

Grafik olarak ele aldığımızda 15 Temmuz darbe girişiminden önce konut satışları ciddi oranda artış göstermişti. Ondan sonra kısmen de olsa bir düşüş yaşandığı görülüyor. Peki, şu anda satış konutları ne durumda?

15 Temmuz itibariyle hem konut fiyatları hem de konut satışları yere çakılmış durumdadır. Son 1-1,5 aydır devletin verdiği destekler, kredilerin düşürülmesi, vadelerin uzatılması, kamu bankalarının bu konudaki yaklaşımı dolayısıyla konut satışları artmış durumda. Önceki aylara istinaden söylüyorum. Bu artıştan dolayı elde olan ucuz konutlar yavaş yavaş tükenme noktasına gelmiş. Şu anda inşaat projelerinde de artış görüyoruz. Yeni temeller atılıyor. Geçen yıl ile bu yıl arasında maliyetleri araştırdık. Yaklaşık yüzde 25-30 arasında bir zam var.  Dolayısıyla bunlarda yeni projelerde konutların en az yüzde 20 artış oluyor. Vatandaşlarımız da zaten bir iki ay içinde konutları eski fiyatlarıyla alabilirler. Bu durum Nisan ve Mayıs ayına kadar devam eder diye düşünüyoruz. Nisan ve Mayıs ayından itibaren konutlarda yine bir yüzde 15 ile 20 arasında bir artış bekliyoruz. Bunun Eylül Ekim ayına kadar yüzde 30’u bulabileceğine kanaat getiriyorum.

TOKİ yapıları şu anda hız kesmeden devam ediyor. Bu konu hakkındaki düşünceleriniz neler?

Şimdi TOKİ’ye bakacak olursak vatandaşın penceresinden baktığınızda faydalı ama yerel firmalar ve inşaat müteahhitleri olarak zararlı görüyoruz. Biz konutların devlet tarafından değil de çeşitli firmaların yapması demek, burada inşaattan ekmek yiyen yaklaşık 600 bin insan var, yaklaşık 10 bin tane sektör var. Bunlar hepsi ekmek yiyor. TOKİ, tabiri caizse hepsinin elinden ekmeğini alıyor. Tamamen herkese açık bir ihale usulüyle yapılıyor. Bunu Maraş firması da alabiliyor, Ankara firması da alabiliyor. Dolayısıyla ekiplerini de malzemelerini de oradan getiriyor. Burada inşaat sektöründen ekmek yiyen vatandaşlarımızın da ekmek kapısı kırılıyor. Düşük peşinatla uzun vadede konut alması, vatandaşımızın hesabına geldiği için TOKİ’ye yöneliyor. Burada yerel müteahhitlere belediyeler tarafından geniş arazilerin imara açılması durumunda toplu konutlara yönlendirilerek TOKİ sistemi ile konut yapılmaya başlanılınca hem TOKİ’nin konutlarından daha iyi bir kalite çıkıyor hem de burada inşaat sektöründen ekmek yiyen vatandaşlarımızın da ekmeği kırılmamış olur.

Bundan birkaç ay önce günlük kiralık evler gündemimizi uzun süre meşgul etmişti. Siz de ŞUTEM Başkanı olarak bu evlerin zararlı olduğunu ve taşeron örgütler ile uyuşturucu tüccarları tarafından sıklıkla kullanıldığını ifade etmiştiniz. Şu anda günlük kiralık evlerin tehdidi devam ediyor mu, vatandaşlar günlük kiralık evlerden uzak durmalı mı?

Günlük kiralık ev demek, bunları az vatandaşın kullanması demektir. Bunlar, ağırlıklı olarak ya fuhuşa ya da teröre hizmet ediyor. Dolayısıyla vatandaşlarımız da para diye bunların ekmeğine yağ sürmesinler. İkisi de ahlaksızlıktır, ülkenin zararınadır. Bunu gerçekten resmi olarak yapmak isteyenler, kanuni olarak kayıt altına alarak yapıyorlar. Biz oda olarak da bunu tüm üyelerimize bildirmişiz. Bunu emniyetle koordineli olarak aynen otel gibi gelen müşteriyi emniyete bildirecekler, ona göre hareket edecekler. Çoğu kayıt dışı olduğu için bunun önüne bir türlü geçemedik. Bunun sıkıtları hala devam ediyor. Emniyetin bu noktalara çok dikkat etmesi gerekiyor, bunun üstüne gitmesi gerekiyor. Aksi takdirde bu sorun sürekli devam edecek gibi görünüyor.  

Geçtiğimiz hafta tüm ildeki emlak oda başkanları Ankara’da bir araya geldi ve kritik bir toplantı gerçekleştirdiler. Toplantıda ne gibi kararlar alındı; Özelde Şanlıurfa, genelde Türkiye için müjdeli bir haber var mı?

Geçen hafta hem Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na gittik hem de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gitmiştik. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nda mesleki olarak şikâyetlerimizi dile getirdik, mesleğimizin sıkıntılarını dile getirdik. Biz bir masa bir kasa ile emlakçılık olmayacağını dünyanın en pahalı ürünlerini satan bir firmanın bu kadar basite indirgenmesi bizi mutsuz ediyor. Nisan ayında bizi bir statüye koyacaklarını hatta yeni oda statüsüne geçeceklerini ifade ettiler. Emlakçı odaları esnaf odalarından çıkarılarak Mimarlar Odası, Eczacılar Odası gibi farklı bir statüye koymayı düşündüklerini belirttiler. Aynı zamanda Çevre ve Şehircilik Bakanlığına da gittik. Hem kentsel dönüşüm ile ilgili sıkıntıları dile getirdik hem de mesaimiz ile ilgili nasıl bir şey yapılabilir onlardan da destek istedik. Tapu ve Kadastro Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı olduğu için bu tapuları bize devretmeyi düşünüyorlar. Biz buna sevindik, bu işi yapabileceğimize inandığımızı söyledik. Kendileri de mutlu oldular, bu konu hakkında da üç pilot il belirledik. Kocaeli, Muğla ve Ankara’nın bir ilçesi pilot bölge olacak. Müşteri, emlakçıdan evini aldığı gibi hemen kendi ofisindeki bilgisayardan kendi müracaatını yapacak ve tapu işlemlerini gerçekleştirecek. Bununla ilgili müjdeler aldık, biz kentsel dönüşümle ilgili hem Şanlıurfa’nın hem de Türkiye’nin sıkıntılarını, eksikliklerini ilettik. Bununla ilgili de çalışmaların yapılacağını bize ilettiler. O şekilde devam ettik.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Konut işi öyle bakkalda, fırından alınacak basit bir şey değildir. Bize sürekli şikayetler geliyor, vatandaşımız bu noktalara çok iyi dikkat etsin. Bildiği, güvendiği, mümkünse bizim oda kayıtlımız olan emlakçılara gitsinler. Konutlarını buradan alsınlar, internet sitelerine baksınlar, incelesinler ama yine de biz emlakçıdan almalarını tavsiye ediyoruz. Diğer bir nokta ise, önceden belirttiğim gibi bu 2 aylık dönemi çok iyi değerlendirsinler. Bu 2 aylık dönemde konutlar ucuz, stoklar çok az kalmış. Bu ucuz konut stoklarından faydalanmalarını tavsiye ederiz.



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER