Detay Üst

Kürt Ahmet'ten Urfaspor'a eleştiri

Şanlıurfaspor için hayatı boyunca mücadele eden ve Şanlıurfa’da Kürt Ahmet olarak tanınan Şanlıurfaspor eski yöneticisi olan Ahmet Çelik, Şanlıurfaspor’un içinde olan durumu Şanlıurfa Olay Gazetesine değerlendirdi.

Kürt Ahmet'ten Urfaspor'a eleştiri
  • 14-10-2016 10:05

Röportaj: Bilal Bebe

Fotoğraf: Mehmet Halhalli

Hayatını Şanlıurfaspor’a adayan Şanlıurfaspor’un geleceği için mücadele eden eski Şanlıurfasporlu Ahmet Çelik, Şanlıurfaspor’un içinde olan durumu ve olumsuzlukları Şanlıurfa Olay gazetesine açıkladı. 1971 yılında Şanlıurfaspor’a transfer olan Ahmet Çelik, Şanlıurfaspor’un başarıya ulaşamamasının sebebini transfer olan yöneticilere ve futbolcuların torpille takıma alındığına bağladı.

 

Bugüne kadar Şanlıurfaspor’a transfer olan yöneticilerin takımın milyonlarını kaybettirdiğini belirten Ahmet Çelik, takımın başarısının birliktelik içinde olması ile olduğunu vurguladı. Şanlıurfaspor’a ilişkin bilinmeyenleri Şanlıurfa Olay gazetesine açıklayan Çelik, Şanlıurfaspor’a çok emek verdiğine ve bunun karşılığını almadığına dikkat çekti.

 

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

“Ben 1957 Şanlıurfa doğumluyum. İlk okul, orta okul ve liseyi Urfa’da okudum. 1971 yılında Şanlıurfaspor’da lisans çıkardım. 1981 yılına kadar Şanlıurfaspor’da kaldım. Daha sonra Hatayspor’a 4 buçuk milyona transfer oldum. 1981 yılında Hatayspor’a transfer olurken Şanlıurfaspor 6 yıla kadar benim transfer edildiğimde aldığı parayla hiç kimseye muhtaç olmadan o parayı Şanlıurfaspor için harcadılar. Benim dışımda hiç kimse başka bir yere transfer olurken Şanlıurfaspor’a para kazandırmadı. Hatayspor’da 1 yıl kadar oynadıktan sonra askere gittiğimden Eski kulüp Başkanımız Sebahattin Cevheri 3 aylığımı yatırmadığından dolayı serbest kaldım. Sonra beni Şanlıurfa’ya bedavaya getirdiler. Zaten o 4 buçuk milyonu da kulüp almıştı. Bana 100 bin kadar para verdiler. O zaman Fenerbahçe oyuncusu bile 900 bin liraya imza atarken ben 4 buçuk milyona gittim. Bu nedenle çok büyük bir mücadele verdim. Sonra kulüp başkanının yanına giderek benim futbolumu engelleyecek bir şey olursa ben oynamam dedim. Bizim kulüpte Urfalı Bekir vardı. 32 golle gol kralı oldu. Bunun 22 tanesini ben atmıştım. Tabi Şanlıurfaspor’a dönerken burada oynamaya devam ettim. 1988 yılında Siirt köy hizmetlerine gittim. Orada bir yıl oynadıktan sonra 1989’da Şanlıurfaspor’u şampiyon yaptım. 1990 yılında futbolu bıraktım. Ondan sonra Şanlıurfa Amatörspor’a girdim. Daha sonra bu takımı aldım. Bu takımla 1 mağlubiyet 17 galibiyet alarak 1 golle Adıyaman’a şampiyonluğu kaçırdık. O dönemden kimse bana bir kuruş para vermedi. Çok sıkıntı yaşadık. Buna rağmen hiç yılmadık. 1990 yılından sonra Şanlıurfaspor’da, köy hizmetlerinde ve Karaköprüspor’u şampiyon yaptım.”

 

Futbol hayatınız bittikten sonra teknik direktörlüğe mi başladınız?

“1991 yılından beri 14 yıllık da bir antrenörlük hayatımız oldu. Yani elimizden gelen her şeyi yaptık ancak karşılığını bulamadık. Biz bu memlekete canımızı verdik. Beş yıl yöneticilik yapanlar Şanlıurfaspor’u sahipleniyor. En azında böyle bir kardeşimiz vardı, bir ziyaret edelim diyen çıkmadı. Beni en çok üzen konulardan bir tanesi bu. Hiç vefa kalmamış.”

 

‘Bize gereken değer verilmedi’

 

Futbolun ruhunda şefkatlik, dostluk, merhametlik vardır. Siz vefa kalmadı diyorsunuz. Biraz açıklar mısınız?

“Zaten sporun kelime anlamı birleştiricidir. Toplumu bir araya toplayıp onların stresini attıran demek. Prensip sahibi olmaktır, sistemdir, otoriter olma ve rekora gitmektir. Ancak biz bunların hiçbirini görmedik. Buna rağmen tekrar dünyaya gelsen aynı şeyleri yaparım. Urfa için canımı feda ederim. 6 ay top oynayanları özel uçakla maça getiriyorlar. Oysa biz ne futbolcular yetiştirdik. Ancak bize bu değer verilmedi.”

 

‘Benim dönemimde sadece 2 oyuncu yabancıydı’

 

Yukarıda belirttiğiniz bir daha dünyaya gelsen yine aynı şeyi yaparım dediniz. Bir yandan da eleştiriyorsunuz. Bunu nasıl değerlendirirsiniz? 1990’lı yıllarda hiç teknik direktörlük yapma teklifi almadınız mı?

 

“Bingöl’den, Muş’tan, Siirt’ten, teklif geldi ancak gitmek istemedim. Benim Urfa haricinde hiçbir zaman gözüm dışarıda olmadı. Çok şükür böyle bir ihtiyacım olmadı. 25 yıldır futbolu bıraktım, hiç Şanlıurfaspor Kulübü’ne gitmedim. Aranmayan bir insan neden kendini arattırsın. Kendileri zaten görüyorlar. Ben kaç yılımı bu kulübe verdim. Hiç kimse beni sormadı. Ama 1 yıllık bir futbolcu 100 bin lira tazminat alabiliyor Şanlıurfaspor’dan. Benim zaten paradan gözüm yok. Ben memleket aşığıyım. Bu bir karakter meselesidir. Yoksa çalışmalar ortada. Parayla bu iş olmaz. Benim Şanlıurfaspor’dan ayrıldığımdan beri hala bir futbolcu yetişmedi. Benim dönemimde 19 oyuncu Urfalıydı sadece 2 tanesi yabancıydı.”

 

Neden böyle bir program yaptınız? Bunu neye bağlıyorsunuz?

 

“Bu yetiştirme tarzıdır. Amatör yetiştiren şimdiki hocalar bu yeteneğe sahip değiller. Bazıları iş bile bulamazlar. Yani bu işi bilen hocalar işten uzaklaştırıldı.”

 

Şanlıurfaspor’a torpille alınan oyuncular…

 

Peki bu işte de torpil dönüyor mu?

 

“Tabi ki vardır. Ben bunu yaşayan biri olarak söylüyorum. Köy Hizmetleri Kulübünde çalışırken Bekir vardı. Bana kardeşim Mustafa nasıldır diye sordu. Ben de kardeşin hırsı, azmi vardır ama top atma özelliği, topa sahip olma özelliği olmadığından hırsla bu iş olmaz. Futbol akıl işidir. Onun için oynatmadım. Benim yerime giden hocalar ise Mustafa’yı takımın en iyi yerine seçti. Samimiyet ayrı Bekir zaten yöneticiydi. Aynı durumu Karaköprü spor kulübünde de yaşadım. Kulüp Başkanının yeğeni Vedat vardı. Zaten iyi oynayan birisi yükselir. Antrenörlük takımız gözde metodudur. Kimin takıma ne fayda sağlayacağı, takıma nasıl bir getirisi var, takıma katkısı nedir bu koşulları en iyi yerine getiren tercih edilir. Hocalık da akıl işidir. Milli takım da şovmenlik peşinde. Yani hak edenin hakkı verilmiyor. Başkan İsmail Bağıban’ın konuşmalarını geçen gün dinledim. Beş yıldır Şanlıurfaspor’a hizmet veriyor. çok değerli bir kardeşimiz. Şeffaf olduğunu söylüyor. Yapılan yorumlarla ilgili açık konuşuyor. Kendisine teşekkür ederim. Keşke daha önceden de bunları yapabilseydi. 5 yıldır bu çalışmanın içindeydi şimdiye kadar bu hataları görmedi mi. kimse sormuyor, ben soruyorum. ‘sen bir başkandın, bu kadar yanlışlıklar yapılıyordu, bu kadar transferler yapılıyordu, şimdiye kadar niye konuşmadın?”

 

Peki o dönemde yönetici olanlar, yapılan transferler ile bugün olduğu konumu hak ediyor mu? Onca masraf yapıldı, onca transfer ücretleriyle Şanlıurfaspor’un olduğu bu durumu dengeler mi, yoksa çok mu geride kalmış yapılan masrafa göre?

“Şimşek’in başkanlığı döneminde yapılan harcamalar yönetici olan insan bir işin başında olmadığı zaman ondan başarı beklenmez. O dönemde bir oyuncu getirilince ailesiyle birlikte getirilip o kadar masraf boşuna gidiyordu. Bu kadar da boşuna masraf yapılmaz ki! Bu boş işler nedeniyle hiçbir borcu olmayan Şanlıurfaspor’un şimdi 50 milyon lira borcu var. Bu kimsenin değil, memleketin borcudur. Bu kimsenin malı olsaydı önce benim malım olurdu. Çünkü ben bu takıma 19 yılımı verdim. 3 günlük idareci olarak bu kulübe sahip olunmaz.”

 

Şimdiki yönetim için ne diyorsunuz?

 

“Şimdiki yöneticiler örneğin İsmail Bağıban. Bunlar gerçekten duyarlılık yönünden mükemmel. Birlikteliği sağlayan bir idare yönetimi takımda da birlikteliği sağlar.”

 

‘Genç, yetenekli kişiler yönetici olmalı’

 

Sezon başında kadronun tümü yenilendi. Bununla ilgili düşünceleriniz nedir?

 

“Gerçekten genç, yetenekli ve bu işe muhtaç olanlar buraya yönetici olmalı. Benim tavsiyem Fevzi diye bir kardeşimiz vardı. Onu getirmelerini önerdim. Benim düşüncem takıma yakın bir kişinin birlikteliği sağlayacağıdır. Yardımcı olarak da bir Urfalı hoca olsun. Kimi getirirseniz getirin ama takım içindeki her şeyden haberdar olan birisini getirin dedim. Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Ekinci de Urfa’da futbolcu yetişmiyor dedi. Ben de ona ‘2 milyon nüfusa sahip olan Urfa’da siz 56 tane olan amatör takımda 20 tane yetenekli seçin, bana 2 ay süre verin, bana bir miktar para ayırın size 6 tane Şanlıurfaspor’da oynayacak futbolcu vereyim.’ dedim. Zaten bir şey verilmezse bir destek sağlanmazsa Şanlıurfaspor’un alt yapısı kalmaz ki! Zaten bütün amatörler Şanlıurfaspor’un alt yapısı.”

 

Şanlıurfa’nın alt yapısından bahsetmişken Şanlıurfaspor da amatör takımları alt yapısı olarak gözetiyor mu?

 

“İdareci koltuğunda oturarak alt yapı sağlanmaz. Bunların denetimi falan yapılmalı. Bir oyuncu alınacaksa bu adam bize nasıl bir katkı sağlar diye düşünmeli. Ön sezgiyle onları gözlem altına alarak onu tahlil etmeli.”

 

Öyle bir denetim şu anda var mı?

 

“Yoktur. Bazı hocalar görevlendirilmiş bu konuda gibi söylentiler var. Yani örneğin bir takımla oynanacaksa rakip takımda kimler var? En güçlü oyuncuları kim diye araştırmak için hocalar görevlendirilmiş. Yani dışarıdan adam getirilecek.”

 

Bugünkü yönetim neden sizi görevlendirmedi, en azında bir amatör takımın başına neden getirmediler? O kadar futbol bilginiz var, teknik direktörlüğünüz var, buna rağmen neden sizden bir fikir almıyorlar?

 

“Bunu yöneticilere sormak lazım. Ben talepte bulunmadım. O kulübe de gitmedim.”

 

İsmail Bey ile tanıştınız mı?

 

“Hayır tanışmadım. Kendisiyle hiç görüşmedim.”

 

İsmail Bağıban’ın yönetimindeki hiçbiri sizin eğitiminizi almadı mı?

“Tabi ki alan var. Benim kendi öğrencilerim orada var. Önemli olan değer vermek. Alt yapı önemli değil. Oraya alınan adamlar gerçekten Şanlıurfaspor’a fayda sağlayacak mı sağlamayacak mı ona bakılmalıdır. Bu alınan oyuncular bu takımda top oynayabilecek mi? buna bakılmalı.”

 

 

Bu gidişata nasıl bir önlem alınmalıdır?

 

“Oraya getirilen hocalarla sözleşme yapılacak, dolgun bir para verilecek ve hesabı sorulacak. Hesap sorulmadan başarıya ulaşılmaz. İsmail Bağıban da çok dürüst bir insan. Ama şeffaflık ayrı bir olay. Kendisi bilmiyorsa Şanlıurfaspor’daki transferleri, yapılan yardımları bana sorsun ben cevaplarım. Ne kadar güzel olur! Millet de bunu istiyor. Daha önceden de bunu yapmalıydı. Aynı hataları aynı dönemde İsmail Bağıban da yaptı. Demek ki konuşma hakkı yok. Konuşma hakkının olmadığı yerde bu görev yapılmaz. Zaten verilen paralar belli. Kime ne kadar para verilmiş hepsi bellidir.”

 

Şanlıurfa Olay gazetesi başlı başına bir özgürlük platformudur. Bizim isimlerle, şahıslarla hiçbir alıp veremediğimiz yok. Bu ismi geçenlere de tabiî ki söz hakkı tanınır. Burada ben sizin çok açık olmanızı istiyorum. Sizin döneminizden bu güne kadar Şanlıurfaspor neden başarısız? Olay gazetesi olarak bunu irdelemek istiyoruz. Ticari anlamda biz insanları satıyor muyuz?

 

“Takım içindeki koordinasyon, motivasyonu yüksek tutmak gerekir. Takımın galibiyetle maç oynaması parayla değil, birliktelikle olur. Bu işin profesörünü ben şu anda göremiyorum. Her dalda bir profesör olduğu gibi futbolun da profesörü olmalıdır. Profesörlüğün kelime anlamı işi bilen işine saygı gösterendir. Ancak bizdeki durum bunun tam tersi. Avrupa’daki oyuncu mesleğine saygı duyarken; bizdekiler şan şöhret peşindedir. Bunun sonucunda hepsi dökülüyor.”

 

Yani bu durum sizin döneminizde yok muydu?

 

“Kesinlikle yoktu. Biz dönemimizde hiç para düşünmedik. 1974 yılında Kargümrük maçına giderken, çok iyi oynamıştım. 1-0 yenmiştik. Urfa’ya dönerken yalnız ben amatör olduğum için bana para vermediler. En azından 5 lira gönül hoşluğu olsun diye verebilirlerdi. Şimdi ise 2 günlük insanlar gelip oraya oturmuş. Ben ne yapabilirim ki?”

 

 

Olay gazetesi açık bir platformdur. Listeleri söyleyebilirsiniz?.

 

“Mehmet Bey var. Soyadını hatırlamadığım. İbrahim Demirkan, amatör futbol sorumlusu. Mehmet Ekinci’yi, Ekrem Bey’i yıllardır tanıyorum. Bunlar benim öğrencim. İbrahim Demirkan, Köy Hizmetlerinde oynarken titriyordu. Ona “Korkma gol yersen bana ait diyordum.” Güvenini arttırmaya çalışıyordum. Ben Şanlıurfaspor’da bedava çalışarak çok yılımı verdim. Maça çok zaman bedava çıktım. Başarılı oyuncu çıkarmamasının diğer bir sebebi ise ekonomik koşullarımız. Şu anda yapılan yardımların tümü yani belediye olsun, valilik olsun bu yardımların yanlış yere kullanılmasıdır.”

 

Sayın Ahmet Hocam, çalıştığım kurumlarda da bu gibi durumu gördüm. Örneğin Şanlıurfaspor’a bir miktar para kesiliyor. Yani kişi başı 10-15 bin lira para kesiliyordu. Bu binlerce işçiye tekabül ediliyordu. Yani bu muhteşem para. Buna rağmen neden Şanlıurfaspor başarılı olamıyor?

 

“Bizim en büyün nedenimiz genel insanlarımızın tümü tüketici durumda. Hiçbir tane üretici yoktur. Yani gerektiğinden daha fazla para harcanıyor. Bu yapıldığı zaman da çok sıkıntı çekiliyor. Şanlıurfaspor’un yönetiminde geçen yıl ile bu yıl arasında tek fark, geçen yıl dış borçlarla beraber 55 milyon lira. Transfer yapılmış şimdiki yönetim ise toplam borcu 35 milyon lira. Yani 20 milyon lira düşmüş. Bu yönetim başarılıdır. Çünkü buna göre önlemini aldılar. 18 tane futbolcu alınmış.”

 

‘Delikanlı olun…!’

 

Bu başarı İsmail Bağıban’ın mı?

 

“Sadece İsmail Bey’in başarısı değil. Bir yerde bir başarı varsa onun en üst yönetiminden en alt tabakaya kadar herkesin emeği vardır. Yönetim birlikteliği, birbirleriyle olan saygıları ile oluşan bir başarıdır. Sonuçta İsmail Bey de o geminin kaptanıdır. Yani İsmail Bey’in de başarısı büyüktür. Önemli olan bu ayrıntıyı tespit etmektir. Birliktelik dirliktir, başarıdır. Şimdiki Şanlıurfaspor’un yönetiminde ise birliktelik vardır. Bu başarıyı görenlerin çoğu televizyon programlarına çıkarak yalakalık yapma peşindeler. Buradan onlara seslenerek ‘biraz delikanlı olun! Erkekçe çıkıp konuşun benim gibi! Ekmeğiniz kimseden gelmiyor.’  diyorum. Yapılan transferler hiçbir işe yaramaz diyenler kim oluyorlar ki buna karar verebiliyorlar? Bunun için yorulan insanlar buna karar verir. Çünkü benimsellik başarıyla ölçülür.”

 

Yani İsmail Bey kendi başarısını takıma mı yansıtmış?

 

“Tabiî ki. Yönetimin başarısı futbola yansır. Şimdi yönetime güvenen futbolcular parasını sağlama alsalar yapılan maçları kazanmak için çaba gösterirler. Bu da takıma başarı getirir. Hoca motivasyonu yaptıktan sonra zaten başarı kendiliğinden gelir.”

 

Önceki yönetim bunu bilmiyor muydu? Neden müdahale edilmedi?

 

“Bunu biliyorlardı. Ancak bilinçsiz bir şekilde yapılan harcamalar ve sorumsuzca yapılan transferler sonucu Şanlıurfaspor bu kadar harcama yaptı.”

 

‘Takımın parasını yöneticiler yedi’

 

Yani transfer yapılınca torpille mi oyuncu, yönetici aldılar?

 

“2 yıl önce bir adam getirdiler. Ben uyardım bu damı getirmeyin diye. Gidip futbolcuyla anlaşarak diyorlar ki ‘ben seni bu kadar paraya alacağım, bu kadara satacağım, bu paranın bir miktarı benimdir’ diyerek anlaşıyorlar. Şanlıurfaspor’u 4 milyon liraya borç altına sokarak kaçıp gittiler.  Bunları görmediler mi? bunları söyledik onlara. Bu şekilde Şanlıurfaspor’un parası boşa akıp gitti. 200 bin liralık adamı getirerek Şanlıurfaspor’a 1 milyon liraya verdiler. O parayı ise menejer ve hoca yedi. Bu olanlar sayın Şimşek dönemindeydi. Ondan sonra onun arakasından Kerimoğlu geldi, o da 10 milyon yedi. Sonrasında 20 milyon lira ortadan kaybetti. Gerçekten bu işi bilen bir adam yok. Ben hiç değişmedim. 1970 yılında nasıl bir insan olduysam şimdi de böyleyim. Hiç kimsenin benden bir alacağı yok. Allahtan başka hiç kimseye boyun eğmedim.”

 

Sizi neden Kürt Ahmet olarak tanıyorlar?

 

“Ben 12 yaşında okula başladım. Okula başlarken hiç Türkçe konuşmuyordum. Müzik hocamız bana gidip raptiye getirmemi söyledi. Ben de raptiyenin ne olduğunu bilmiyordum. Bende masanın üzerinde olan bir çiviyi gördüm. Çivinin de Türkçe adını bilmiyordum. Kürtçe ‘Mıh’ diyordum. O çiviyi alıp götürdüğümde beni tokatladı. Kürtçe konuşarak ‘bana getir dedin, ben de gidip getirdim. Niye beni vuruyorsun ki?’ dedim. O zamandan beri Kürt Ahmet olarak tanındım. Evet ben Kürt olmakla kendime iftihar ediyorum.”

 

‘Bütün toprak sahalar yok edildi’

 

Son olarak ne demek istersiniz? Olay gazetesi ve Şanlıurfa için ne demek istersiniz?

 

“Sayın Bilal size duyarlılığınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Gerçekten bizi aile olarak Urfa’da tanımayan kimse yok. Çok şükür hiç kimseye bir yanlışımız olmadı. Bütün ihtiyacı olan insanların yardımına koştum bu yönden kendimden gurur duyuyorum. Benim tavsiyem Urfalı kardeşlerim yetişme tarzında olsun. Zaten Urfa’da futbolcu yetişme potansiyeli bitmiştir. Çünkü Ahmet Eşref Fakıbaba’nın Belediye Başkanlığı döneminde bütün toprak sahalar yok edildi. madem toprak sahalar yok edildi o zaman çim sahaların yapılması gerekirdi.”

 

Şu anda size danışmanlık teklif edilse yapar mısınız?

 

“Yaparım tabiî ki. Ama ben kimsenin ayağına giderek, kimseye avuç açamam. Bu memlekete ben hizmet ettim. Bu hizmetimden dolayı bir ödül de istemiyorum. En azından insan gelip bir sorar. Ben bir Urfalının bir tırnağını 100 bin yabancıya değişmem. Ben bu durum için çok üzülüyorum. Ailem rahatsız olmazsa ben bu işin peşini bırakmam. Benim sitem ettiğim ise bu kadar emek veren birini insan bir ziyaret ederdi. Tanımadığımız insanlar bize yardım ediyor. Örneğin Niyazi Yılmaz. Kendisi milletvekili. Mustafa Diş, Cemal Gökveren, Cemal Kolsuzoğlu, Ahmet Çelik, Yasin Arıcı. Bana destek çıkan kişiler hepsi futbolun dışında.

Sebahattin Cevheri ile de çalıştım. O da manevi yönden çok destek verdi. Benim bir oğlum var, Bilgisayar Program Yapımcılığını bitirdi. Belediyeye veya diğer kurumlara o kadar kişi işe alıyorlar. Benim oğlumu da bir işe koyun aileye biraz katkısı olsun dedim ama onu bile yapmadılar. Gerçekten utanç verici. Bunu da televizyon programlarında açık bir şekilde dile getirdim. Ama bunu yapmadılar.

 

 

Son olarak Şanlıurfaspor daha yükseklere çıkacaktır. Çünkü artık takımın içinde bir birliktelik mevcuttur. Bundan sonra Şanlıurfaspor’un kimseye ihtiyacı yok. İsmail Bağıban’ın da çok güzel çalışmaları sonucu Şanlıurfaspor’a gelir getirecek halı sahalar mevcuttur. Belki de geçmiş hatalardan ders almıştır. Biz bunlardan ders aldık artık gelecek için çalışmalıyız. İsmail Bağıban’a sevgiler saygılar sunuyorum Şanlıurfaspor’a başarılar diliyorum.”


Editör:

HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?