Novada
Detay Üst

Yüksek tansiyon kontrol altına alınabilir

Hipertansiyon (yüksek tansiyon) ile ilgili konuşan Diyetisyen Arzu Polat, “Düşük doz ilaç alan her hasta yüksek tansiyonunu kontrol altına alabilir.” dedi.

Yüksek tansiyon kontrol altına alınabilir
  • 28-01-2017 09:47

Haber: Mehmet Kaması

Türkiye’de ve Şanlıurfa’da birçok insanın en büyük sıkıntı duyduğu hastalıkların başında gelen Hipertansiyon (yüksek tansiyon) ilaç kullanılmadan da kontrol altına alınabiliyor. Her geçen gün hipertansiyon hasta sayısı artış gösterdiği ülkemizde en fazla hipertansiyon yani yüksek tansiyonun görüldüğü illerin başında Şanlıurfa geliyor. Türkiye’de toplam 6 milyon kişi Hipertansiyon hastalığına yakalanmış durumda. Yüksek tansiyonu kontrol altına almada birçok yöntem kullanılıyor. Bu yöntemlerden en sağlıklısı ise hipertansiyon sonucu düşük dozda ilaç kullanan hastalar yapabiliyor. Bunun en iyi yöntemi ise yaşam tarzını kökten değiştirmekten geçiyor. İlaç almadan hipertansiyondan kurtulmak isteyen bir hasta öncelik olarak kilo verecek, sodyumlu besinlerden, tuzdan uzak duracak, egzersiz yapacak, DASH diyetiyle beslenecek ve alkol tüketmeyecek.

Bunları yapabilen her az dozda ilaç kullanan hipertansiyon hastası, ilaç kullanmadan da tansiyonunu kontrol altına alabilecek.

Konu ile ilgili konuşan Diyetisyen Arzu Polat, “Kilo verecek, sodyumlu besinlerden, tuzdan uzak duracak, egzersiz yapacak, DASH diyetiyle beslenecek ve alkol tüketmeyecek.” dedi.

‘Düşük dozda ilaç alan her hasta bunu başarabilir’

Ülkemizde yaklaşık 6 milyon yüksek tansiyon hastasının olduğunu belirten Diyetisyen Arzu Polat, “Bu hastalık ömür boyu ilaç kullanımını gerektiren kronik bir rahatsızlık. Düşük dozda hipertansiyon ilacı kullanan hasta grubu, yaşam tarzı değişikliğiyle ilaç almadan da yüksek tansiyonu kontrol altına alarak kaliteli bir hayat sürebilirler. Düşük doz ilaç alan her hasta bunu başarabilir. Peki nasıl yapacak? Kilo verecek, sodyumlu besinlerden, tuzdan uzak duracak, egzersiz yapacak, DASH diyetiyle beslenecek ve alkol tüketmeyecek. Kısacası yaşam tarzını köklü bir şekilde değiştirecek.” diye konuştu.

‘Önerdiğimiz yaşam tarzı ile tansiyon kontrol altına alınır’

“Diyelim ki hastanın büyük tansiyonu 160 mmHg. Önerdiğimiz yaşam tarzı değişikliklerini hasta uygulamaya başlarsa büyük tansiyonda 20 mmHg’lik bir düşüş yaşanır.” diyen Diyetisyen Arzu Polat, “Yani hastanın büyük tansiyonu 160’tan 140’a düşer. Tek doz ilacın sağladığı 10 mmHg’lik düşüşün iki katı bir düşüş söz konusu. Dolayısıyla ilaç almasına gerek kalmadan bu hastalığı kontrol etme fırsatları var.” şeklinde konuştu.

‘Yaşam kalitemiz bu hastalıkların oluşmasına neden oluyor’

Yaşam kalitemizin sağlığımızı tehdit ettiğini belirten Arzu Polat, “Sporu sevmiyoruz, hazır gıda tüketiyoruz, dengesiz ve sağlıksız besleniyoruz. Et, kebap ve katı yağ ağırlıklı yiyecekler tüketiyoruz. Yine sigara ve alkol kullanım alışkanlığı giderek artıyor. Tüm bunlar sağlıklı yaşam tarzına uymayan alışkanlıklardır. Ancak bunu değiştirmek bireyin ya da hastanın kararlılığına bağlı. Ama  bu birey isterse tüm bunları başarabilir. Bizde olan bir şey var; vatandaşlarımız hastalık tanısı konulduktan sonra yaşam biçimini değiştirmeye çalışıyor. Mesela kalp hastası olduğumuzu öğrendiğimizde egzersize başlıyoruz, sigarayı bırakmaya niyetleniyoruz. Ancak yılların alışkanlıkları ile bunları yapmakta çok zorlanıyoruz.” ifadelerini kullandı. 

‘Tansiyon değerleri düşmüyorsa ilaç kullanılmalıdır’

“Hastalar, günlük yaşam alışkanlıklarını değiştirdiği halde tansiyon değerleri düşmüyorsa, o zaman ek olarak ilaç tedavisi düşünülmelidir.” sözlerini aktaran Arzu Polat, “İlaç tedavisi başladıktan sonra sağlıklı yaşama alışkanlıklarından vazgeçmemelidir” ifadelerini kullandı.

‘Tuz ve kolesterol açısından fakir bir beslenme şeklidir’

DASH diyetinin ise, yüksek tansiyonu kontrol altına almak, sodyum alımını en aza indirmek için yapılan bir diyet türü olduğunu ifade eden Polat, “Tuz ve kolesterol açısından fakir bir beslenme şeklidir. Hafta içinde iki kez balık tüketilir. Kırmızı et tüketimi minimuma çekilir. Tüketilen besinlerin yağ oranı azdır. Posalı ve taneli tahıllar ve karbonhidratlar kullanılan DASH diyetinde sebze ve meyve bol bol alınır. Şeker içeren besinlerden uzak durulur. En önemli amaç, sodyum yani tuz alımının azaltılması ve kalsiyum, magnezyum, protein, lif ve protein bakımından zengin bir beslenme alışkanlığı edinilmesidir.” şeklinde ifade etti.

‘Sağlıklı yaşamak anne karnında başlar’

Sağlıklı yaşamanın anne karnında başladığını söyleyen Arzu Polat, “Annemiz bize hamileyken sağlıklı beslenmeye dikkat etmelidir. Doğduktan sonra aile, ev ve arkadaş ortamı bu tarz yaşamı özendiren biçimde olmalıdır. Ailece spor yapmalı, sigara içilmemeli, sağlıklı yiyeceklerle beslenmeli ve şekerli gıdalardan uzak durulmalıdır. Böyle bir ortamda büyüyen çocuk sağlıklı bir gelecek için gereken alışkanlıkları kazanarak, ileride oluşabilecek yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, kalp krizi, kalp yetmezliği, ritim bozuklukları, kanser ve obezite gibi birçok hastalıktan kendini korumuş olur.” şeklinde konuştu.



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?