Metrolife
Detay Üst

Yemenici ustası yıllara meydan okuyor

Unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasında olan yemeniciliğin son neferi Ahmet Hastaoğlu 87 yaşında olmasına rağmen teknolojiye meydan okuyarak mesleği yıllardır ayakta tutuyor.

Yemenici ustası yıllara meydan okuyor
  • 27-12-2016 09:08

Haber: Mehmet Kaması

Şanlıurfa’da Kapalı Çarşı içerisinde bulunan kunduracılar pazarında yıllardır yemenicilik ustalığı yapan Ahmet Hastaoğlu (87), atalarından devraldığı mesleği uzun zamandır sürdürüyor.  Atalarından devraldığı mesleği yıllardır ayakta tutan Ahmet Hastaoğlu’nun endişesi kendisinden sonra gelecek nesillere yemenicilik mesleğinin aktarılamayacağı.

Turizmin önemli merkezlerinden olan Şanlıurfa’nın kültürel değerleri arasında yer alan yemenicilik mesleği modernleşen dünya ve hayatların yanında gelişen teknoloji ile birlikte tarihin tozlu raflarında kendine yer buluyor. Eskiden insanların vazgeçilmezi olan yemeni, insan sağlığına da iyi geliyor. Tamamı ham maddeden yapılan yemeniler, uzun ömürlü oldukça rahat bir ayakkabı tarzı. Tamamının sığır ve manda derisinden üretildiği yemeniler, çeşitli renk ve modelleri ile satışa sunuluyor. El emeği göz nuru ile üretilen yemenilerin, her hastalığa çare oluğunu söyleyen yemeni ustası Ahmet Hastaoğlu, ‘Birçok şeyden sağlıklı olduğunu ama şimdiki insanların bunu bilmediğini söyledi.

Yıllar önce Şanlıurfa Kapalı Çarşısında 200 yemenici ustasının olduğunu, şimdi ise tek yemeni ustasının kendisi olduğunu belirten Ahmet Hastaoğlu, zaman ilerledikçe bu tür meslekler tarihe karışıyor şimdiki nesiller bunu bilmez bile.” dedi.

‘Eskiden bu işi yapan 200 dükkân vardı’

Kendisinin 5 yaşından beri bu işi yaptığını dile getiren yemeni ustası Ahmet Hastaoğlu, “O zamanlar bu mesleğin her şeyini yapardık. Biz bu işin tamirine kadar her şeyi yapardık. Ondan sonra iş yapan çoktu. Bizde işe alışmak kolaydı. Neden derseniz, çünkü o zamanlar bu işi yapan 200 dükkân vardı. İşte zaman geçtikçe zamanla bu sektör bitme noktasına geldi. Fabrikalar çıktı, millet bilmediği için yemeni mesleği bitti. Artık kimse pek ilgi göstermiyor.” şeklinde konuştu.

‘Bu meslek devam etmez artık’

Şuanda çarşıda 200 dükkândan sadece bir tek kendisinin kaldığını ifade eden Ahmet Hastaoğlu, “Ben de olmasam bu meslek bitip gidecek, tarihe karışacak. Bu meslek bundan sonra devam etmez, çünkü sığır derisinden, altı da manda derisinden yapılıyor, artık bu deriyi işleyen de yok bu deriyi bulmak bile artık zor. Şuanda ben bile elimdeki stokları yaptıktan sonra bu mesleği bırakacağım. Yani bu meslek artık son bulacak.” diye ifade etti.

‘Şehir dışından gelip alanlar oluyordu’

“Eskiden şeker hastası olan vatandaşlara bile doktorlar gidin yemeni alıp giyin diyordu.” diyen Hastaoğlu, “Sadece Urfa’da değil şehir dışından gelenler de vardı. İstanbul ve Ankara’dan gelenler de vardı.  Ve yemeniler sığır ve manda derisinden başka deriden yapılmıyor.” şeklinde ifade etti.

‘Antep’te var ama senin ki yok’

Hatta Gaziantep’ten bir doktor geldiğinde kendisine 45 numaralı bir yemeni verdiğini söyleyen Ahmet Hastaoğlu, “Kendisine ‘Sen Gazianteplisin orada ayakkabı yok mu ki buraya kadar gelip alıyorsun?’ dediğimde, 'Gaziantep’te ayakkabı var ama seninki yok. Bunu bildiğimden dolayı gelip senden aldım' dedi.” diye konuştu.

‘Fabrikalar mesleği bitirdi’

Yemenin maharetinin alt taban derisinde olduğuna vurgu yapan Hastaoğlu, “Bu köse derileri Denizli’de alıyorum. Onlar da 4-5 senedir bu işi terk etti. Fabrikaları dağıldı ve kapandı. Ben bu son derileri Karabursa’da aldım. Şimdi elimde birkaç tane kalmış. Onlar da biterse benim işlerim de biter. O fabrikalar nasıl bitirdiler. Çünkü 200 dükkânın alması başka bir kişinin alması başkadır. Şimdi fabrika sadece benimle çalışır mı? Her vilayette bir tane olsa da çalışmaz. Yani bu işin devamı yoktur.” dedi.

‘İnsan vücudundaki elektriklenmeye de iyi geliyor’

Normal şartlarda yemeninin çifti fiyatının 100 TL’den aşağı olmaması gerektiğini söyleyen yemeni ustası, “Elimde kaldığı için 50 ve 70 TL’ye satıyorum.  Ayrıca bu yemeniler elektriği olanlara da yarıyor. Hatta Ankara’dan bir genç daha gelmişti. Bana bir yemeni verir misin demişti. 42 numara bir yemeni verdim. Bana ‘Hacı amca ben doktorum. Bunun neye yaradığını senden daha iyi biliyorum. Bundan dolayı alıyorum’ dedi. Kendisini oturttum ve sebebini sordum. O ‘Bende elektrik var. Evde kimseye dokunamıyorum, elimi kimseye vuramıyorum. Arabam var kapısına elimi vuramıyorum, kontağına elimi değdiremiyorum.’ dedi. Bundan daha kolay bir şey yok mu dediğimde de ‘Ankara’da yazıhanem var. Her sabah olmak şartıyla Ankara dışına çıkıp bir toprakta 20-30 dakika yalın ayak dolaşmam lazım. Bu da saatlerimi ve hastalarım için iyi olmayacak. Ama bu yemeniyi giydiğimde elektriğimi alacak ve topraktan sonra en iyisi bu yemeni geliyor.’ dediğini aktardı.



HABERE AİT RESİMLER

HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?