Detay Üst

Uzmanlardan TEOG sınavına girecek öğrencilere uyarı!

Binlerce öğrencinin hayalindeki lisenin kapısını aralayacak Temel Öğretimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı’nın (TEOG) birinci aşaması için geri sayım başladı.

Uzmanlardan TEOG sınavına girecek öğrencilere uyarı!
  • 22-11-2016 09:41

Haber: Mehmet Halhalli

23-24 Kasım 2016 tarihlerinde yapılacak olan TEOG sınavının birinci aşaması öncesinde, öğrenciler ve veliler için Uzman Psikolojik Danışman Bozan Doğan uyarılarda bulundu. Bozan Doğan, Çarşamba günü Türkiye’de yüzbinlerce öğrencinin gireceği TEOG sınavı öncesinde öğrencilerin kaygı duymamaları gerektiğini, sınav öncesinde negatif bütün olumsuzluklardan uzak durmaları, bu konuda velilerin de öğrenciler üzerinde baskı kurmamaları gerektiğini vurguladı.

23-24 Kasım 2016 tarihleri arasında TEOG sınavına girecek olan öğrenciler, toplam 6 dersten sorumlu olacak. Eğitim gördüğü okullarında sınava girecek olan öğrenciler, ilk gün 3 dersten ikinci gün de 3 dersten sorumlu olacak. Her bir dersten 20 sorunun toplamda ise 120 sorunun sorulduğu TEOG sınavının ilk aşamasında istediğini bulamayan öğrenciler, Nisan ayında ikinci bir şansın verildiği ikinci TEOG sınavına girebilecek.

Sınav öncesinde uyarılarda bulunan Uzman Psikolojik Danışmanı Bozan Doğan, “Ailelerin sınav hakkında kaygısı olabilir. Sınav öncesinde öğrenci ve aileleri sınav kaygısını aşmaları gerekiyor.” dedi.

‘Olumsuz düşünceler çocuğu sınava odaklayamaz’

Bu anlamda çocuklarda temel olarak gelişen olumsuz düşüncelerin olabileceğini Belirten Uzman Psikolojik Danışmanı Doğan, “Ben yerleşemesem, yapamazsam veya başarısız olursam şeklinde oluşan olumsuz düşünceler gelişiyor. Bu olumsuz düşünceler çocukların sınava odaklanmasını, sınavı daha başarılı bir şekilde geçirmesine engel oluyor. Onun için çocukların sınav öncesi negatif düşüncelerden, negatif duygulardan birazcık uzak durup sınavına odaklanmasında fayda var.” diye belirtti.

‘Normal yaşam akışı nasılsa öyle davranmaları gerekir’

“Bu sınav normal bir yazılı sınavdan çok farklı değil. Öğrenciler zaten o ana kadar sorumlu olduğu konulardan bir sınava giriyorlar.” diyen Doğan, “Eğer normal okul süreçlerinde dikkat etmişlerse bu sınavdan da başarılı olacaklarını düşünüyorum. Sınava büyük bir değer atfedip, bundan da başarılı olamazsam hayatım biter, bu sınav olmazsa telafisi olmaz gibi çok büyük bir beklenti içerisine girmeleri bu anlamda sıkıntı yaratır. Onun için sınavı normal bir yazılı sınavmış gibi değerlendirip sınava girmelerinde fayda var. Normal yaşam akışları nasılsa, evde nasıl bir kahvaltı yapıyorlarsa o gün de aynı şekilde kahvaltılarını yapmaları gerekiyor.” diye konuştu.

‘Sınav arasında olabildiğince sınavı konuşmasınlar’

“Sınavın başlama aşamasında heyecan, kaygı durumu varsa çocukların birazcık doğru nefes tetkikleri ile kaygı düzeylerini birazcık yatıştırmalarında fayda var.” diye vurgulayan Bozan Doğan, “Öğrencilere çok basit bir önerim olacak, sınav arası molalar oluyor, o molalar arasında olabildiğince arkadaşlarıyla sınav hakkında bir şey konuşmamaları kendileri açısından daha önemlidir. Çünkü bu paylaşımlar öğrenci kaygılarını daha da arttırır. Onun için sınavın ikinci oturumu başlayana kadar normal bir şekilde sınavı beklemelerinde fayda var. ilk TEOG’dan sonra eğer sonuçlar açıklandıktan sonra öğrencilerin beklendiği gibi bir sonuç olmasa bile bunun telafisinin olabileceğini unutmasınlar." şeklinde ifade etti.

‘Aileler büyük beklentiler içerisinde olmasın’

Bu anlamda ailelere düşen sorumlulukların da olduğuna vurgu yapan Doğan, “Öğrencilerin kaygı düzeyini belirleyen temel grup, ailedir. Ve ailelerin beklentileri işte senin şu liseye gitmen lazım, örneğin fen lisesi ve benzeri beklenen okul talepleri bir şekilde çocuk üzerinde bir baskı yaratır. Çocukların kaygısını arttırır. Ondan dolayı aileler sınav öncesi mutlak belirlenmiş büyük hedefler koymaması gerekiyor. Kendi kaygılarını ve  endişelerini çocuğa fazla hissettirmemeleri gerekiyor. Sınav öncesinde çocuklara tavsiyelerde bulunarak çok fazla çocuğa nasıl davranması gerektiği ile ilgili abartılı geri bildirim vererek kaygı düzeylerini artıracak davranışlardan uzak durmaları gerekiyor.” şeklinde konuştu.

‘Aileler çocuklarını kimseyle kıyaslamasın’

Bu sınavların telafisi olduğunu belirten Doğan, “Çocuk bu sınavda istediği gibi yapamadığı zaman  bile hala bunu ciddi bir şekilde telafi etme şansı vardır. Bunu göz önünde bulundurarak sınav sonrası sınavlar açıklandıktan sonra çocuklara tepki vermemesi gerekiyor. Ailelerin bu konuda yaptığı yanlışlardan biri de sınıf arkadaşları ve akrabalarla kıyaslayıp çocuğun da diğer çocuklardan daha iyi performans sergilemesini bekliyorlar. Bu da temelde çocukların psikolojisini olumsuz etkiliyorlar.” ifadelerini kullandı.

‘Ailenin kendi içerisinde sınavı konuşmaması gerekiyor’

“Yine mümkün olduğu kadar sınav öncesi ailenin kendi içerisinde aile ile ilgili sınavla ilgili çok fazla konuşmamalarında fayda var.” diye belirten Doğan, “Onun için ailede o gün büyük bir günmüş gibi hazırlanıp da çocuğun kaygısını bu anlamda arttırmaması lazımdır. Sınav sonuçları açıklandıktan sonra oturup sınav sonuçları ile ilgili sağlıklı bir değerlendirme yapıp yeniden bir çalışma düzeyinin oluşturmaları gerekiyor.” şeklinde konuştu.



HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

En Alt Reklam