Metrolife
Novada
Detay Üst

Delebe'den referandum değerlendirmesi

Olağanüstü Hal, Anayasa değişikliği için yapılacak referandum ile ilgili Şanlıurfa Olay gazetesine önemli açıklamalarda bulunan Eski Şanlıurfa Baro Başkanı ve Türkiye Barolar Birliği Şanlıurfa Delegesi Hikmet Delebe, OHAL koşullarında bir referandumun sağlıklı sonuçlar doğurmayacağını söyledi.

Delebe'den referandum değerlendirmesi
  • 09-02-2017 08:54

Haber: Hasan Ray

15 temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen ve uzatılan OHAL ve ülkemizin en önemli gündem maddelerinden olan yeni anayasa paketi referandumu ile ilgili konuşan Türkiye Barolar Birliği Şanlıurfa Delegesi Hikmet Delebe, referandum için yapılacak bir seçimin OHAL sürecinde yapılmaması gerektiğini ve yapılacak olsa bile OHAL’in kaldırılması gerektiğinin altını çizdi. OHAL kapsamında vatandaşların, siyasi partilerin ve STK’ların kendi fikir ve görüşlerini rahat bir şekilde ortaya koyamayacağını da dile getiren Hikmet Delebe, “Şuanda Türkiye’nin en önemli gündem maddesi, yeni Anayasa paketinin referanduma götürülmesi. Burada referandum için sayılı günler kaldı. Şuanda yasa değişikliği paketi Cumhurbaşkanlığı sarayında onay beklemektedir. Ve yine onay gördüğünde ise en fazla 2 ay süre içinde seçime gitmek zorundadır. Elbette bu dönemin OHAL ile idare ediliyor olması da burada değerlendirmeye alınması gereken bir noktadadır. Çünkü seçimler normal dönemlerde normal şartlarda yapılır. OHAL durumlarında medya objektifliğini koruyamaz. Seçime kafa yoran bütün kurumlar, bağımsız ve kendi iradesine dayalı, bir seçim kampanyası yürütememektedirler. Nitekim günümüzde de buna benzer bir tablo söz konusu. Bu bağlamda da muhalif medya da sesini yeteri derecede duyuramıyor; muhalif kesimler kendi çalışmalarını yeteri derecede ön plana çıkaramıyor.” dedi.

‘Ülke hızla kutuplaşmaya doğru yol alıyor’

Türkiye Barolar Birliği Şanlıurfa Delegesi Hikmet Delebe, ülkenin kutuplaşmaya gittiğini ifade ederek, “Siyasi partilere baktığımızda da şuanda AK Parti ve MHP referandum için ‘Evet’ oyu kullanacaklarını deklare ederken, diğer partiler ise neredeyse ‘Hayır’ cephesinde yer almaktadır. Burada çok ciddi gördüğüm bir tehlike tırmanmış, ülke hızla kutuplaşmaya doğru yol alıyor. Bazı siyasetçiler kişinin oyu şu renk olursa vatan haini olur; bu renk olmazsa böyle olur diye bir yaklaşım içerisine girmektedirler. Oysa ki referandum ya da normal bir seçim, tamamen insan özgürlüğüne dayalı hür iradesine dayalı bir tercih kullanımı olarak ortaya çıkması gerekiyor. Fakat insanlar kendi görüşlerini deklare ettiklerinde bir damga yiyecekse fişlenip dışlanacaklarsa, bu görüşlerini açıkça ortaya koymaktan da çekinirler.” diye konuştu.

‘Anayasa değişikliği paketi, kişiye endeksle olarak yürütülmektedir’

Türkiye Barolar Birliği Şanlıurfa Delegesi Delebe, Anayasa değişiklik paketinin kişiye endeksli çalıştığını belirterek, “Aslında Anayasa değişikliği paketi 18 maddeden oluşmaktadır. Ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edildikten sonra da  Cumhurbaşkanlığı sarayında bekletilmektedir. Türkiye, yaklaşık birkaç aydan bu yana Anayasa değişikliği paketine kilitlenmiş vaziyette. Ancak şunun altını çizmekte fayda var; düşünülen ve halk oylamasına götürülecek olan Anayasa değişiklik paketi, kesinlikle sağlıklı bir zemin üzerinde tartışılmıyor. Örneğin AK Parti tabanı sayın Recep Tayip Erdoğan’ın evet kampanyası için sesini yükseltirken; diğer taraftan ana muhalefet partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi ise sırf Recep Tayip Erdoğan Başkan olmasın diye kampanya yürütüyor. Bu anayasa değişikliği paketi, kişiye endeksli olarak yürütülmektedir. Oysa bu sağlıklı bir yaklaşım değildir.” ifadelerini kullandı.

‘İleriki dönemlerde tartışmaya götürülecek bir konudur’

Anayasa değişikliği paketinin OHAL koşullarında kabul edilmesi halinde ileriki dönemlerde tartışılmaya gideceğini söyleyen Delebe, “Hemen yakın bir tarihimize bakalım, 1982 Anayasası, malum halk oylamasına götürüldü. O dönemin koşullarında çok büyük bir rakam ile kabul edilmiş bile olsa halen tartışılıyor. Ve bu Anayasa değişikliği paketi, OHAL içerisinde OHAL koşullarında kabul edilse bile ileriki dönemlerde çok tartışmaya götürülecek bir konudur. Çünkü STK’lar, İnsan Hakları Örgütleri ve medya, kendisini şuanda özgür kabul etmiyor. Böyle koşullarda referandumun yapılması halk iradesinin çok net ve sağlıklı bir şekilde sandığa yansımasına engel olabilmektedir. Bunun en yakın örneği 1982 Anayasasıdır.  82 Anayasasında ciddi anlamda revizyonlar yapıldı. Değişiklikler yapıldığı halde neredeyse Anayasanın üçte ikisi o günden bugüne değiştirildiği halde hala Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir noktada durmuyor. Bugünden itibaren 18 madde üzerinden ciddi bir değişikliklerin yapılması görülmektedir. OHAL koşullarında gidilecek olan bir referandum, bana göre sağlıklı sonuçlar doğurmayacaktır.” şeklinde ifade etti.

‘Ak Parti’ye yönelik yapılan bir teşebbüs değildi’

Delebe, ”Şuanda Türkiye’de başlatılan ve yürütülen operasyonlara baktığımızda yine insanlarda bir korku ve panik halinin olduğu mevcuttur. Bu bakımdan OHAL, referandum propagandası ve kampanyalarının yürütülmesi konusunda aslında sıkıntılara yol açmaktadır. Siyasi partiler de rahat bir şekilde siyasi propagandalarını ve siyasi çalışmalarını yürütememektedir. Yine STK’lar da özellikle ‘Hayır’ cephesindeki STK’lar da kendi seslerini yeteri kadar duyurabilme alanına sahip değil. Türkiye şuan olağanüstü bir dönemden geçiyor. Malum 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü, doğrudan ülke yönetimini hedef alan ve seçim ile iş başına gelen bir hükümeti devirmeye yönelik bir operasyondu. Fakat bu darbe teşebbüsü sadece AK Parti’ye yönelik yapılan bir teşebbüs değildi. Halkların bütün kesimlerine karşı yapılan bir darbe teşebbüsüydü. Bu itibar ile bütün halk kesimlerinden darbeye ortak bir tepki yükseldi ve bundan dolayı darbe teşebbüsü püskürtüldü. O dönemin ruhu ile birlikte Türkiye, tekrardan bir birliktelik ruhu yakalayamadı. Şuanda kutuplaşma had safhada. ‘Evet’çiler ve ‘Hayır’cılar olmak üzere cepheler oluştu ve bu cepheler arasında da derin uçurumlar meydana geldi. Bu bakımdan herkesin kullandığı dile çok dikkat etmesi gerekiyor. Referandum sürecinde insanlar kendi görüşlerini düşüncelerini rahat bir şekilde ifade edebilmelidirler. Başkalarına hakaret etmeden başkalarına küfür etmeden kendi düşüncelerini rahat bir şekilde ifade edebilme ortamına sahip olmalıdırlar. Ve yine de referandumun ülkemiz adına hayırlı olmasını temenni ediyorum.” şeklinde konuştu.



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?