Metrolife baner

FETÖ yerel basını ele geçirecekti (VİDEO)

Anadolu Basın Birliği Genel Başkanı Halil Zor, FETÖ’nün zamanında yerel basını ele geçirme planları yaptığını söyledi.

FETÖ yerel basını ele geçirecekti (VİDEO)
  • 17-07-2018 09:06

Röportaj: Hasan RAY

Yerel basının duayenlerinden ve Anadolu Basın Birliği Genel Başkanı Halil Zor, Olay Gazetesine yaptığı açıklamada yerel basının ekonomik ve kalite sorununun yanında kalifiye eleman sorun u olduğunu belirterek gazetecilin geleceğini kestirmesinin zorlaştığını söyledi.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

1949 yılı Gaziantep doğumluyum, ismim Adil Zor, gazeteciliğe de Gaziantep’te başladım. O yıldan bu yana da aralıksı başka hiç başka bir meslek yapmadan yerel gazetecilik yaptım. Anadolu Basın Birliği Genel Başkanıyım. 1 yıldır da Ankara’dayım. Ben şu anda emekli oldum. Bayrağı oğlum devraldı. Şu anda Gaziantep’te Ekspres gazetesini o çıkarıyor.

(Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Celal Çiftçi, (fotografta sağda), Anadolu Basın Birliği Genel Başkanı Halil Zor'u ziyaret etti.)

Türkiye’de gazetecilik ciddi manada kan kaybına uğradı. Gazetecilik mesleği geçmiş yıllar ile şimdi yıllar kıyaslandığında nereye doğru gidiyor?

Türkiye’de gerçekten bir gazete eflansiyonu var. şu anda bizim hesaplarımıza göre 81 ilde yayımlanan 1350 civarı gazete var. bunlara Ankara, İstanbul ve İzmir dahil değildir. 3500 civarında da süreli yayın haftalık ve aylık gazete bulunuyor.

Gazetelerin sayısının çok olması bir kere kaliteyi bozuyor. Anadolu basınının yetişmiş eleman sorunu var, gerek Basın Yayın Genel Müdürlüğüne gerekse de Basın İlan Kurumuna raporlar ve öneriler getirdik. Dedik ki, ‘İletişim Fakültelerinde mezun olan bu insanlar gazetelerin asgari kadrosunda yer alsın. Hemen hemen bütün üniversitelerde iletişim fakültesi var. Hal böyleyken, yılda yüzlerce binlerce genç bu okullardan mezun oluyor ancak iş bulamıyor.

Basın İlan Kurumu (BİK) şu anda bu gençlerin diplomasına göre asgari kadroda yer alabilmelerinin önünü açtı. Biz bunu hedefindeydik, 4 Bin gazeteden her biri iki kişi işe alsa 8 Bin kişi iş sahibi olacaktı. Bizim meslektaşımız dediğimiz arkadaşlarımız bugün garsonluk ve temizlikçilik yapıyor. Hatta kağıt toplayıcılığı yapan bile var.

Bunları artık biz düzeye getirmemiz gerekiyor. Yani İletişim fakülteleri kısa dönem askerlik ve yedek subaylık olarak görülmemelidir. Bunun yanında asıl iş sendikacılık işi bitti. Benim bildiğim sadece şu anda Cumhuriyet gazetesinde var, Anadolu Ajansından  vardı. Şu an ne durumdadır bilmiyorum. Hal böyle olunca okumuş okumamış ayrımı yapmadan en azından biraz tahsil yapmış olanları mesleğe kazandırmalıyız.Bugüne kadar olan olmuş. Bundan sonra bir yasa yaparsınız; gazete sahibi olmak isteyenlere ya da gazetelerde çalışmak isteyenlere iletişim fakültesi ya üniversite mezunu olması zorunluluğu getirirsiniz. Ne olur bu şeklide; kaliteli elemanlar yetişir ve siz de kaliteli gazete çıkarırsınız.Gazeteler bugün Basın İlan Kurumunun verdiği resmi ilanlarla ayakta kalmak zorunda kalıyor.

Ö​zellikle sanayisi gelişmemiş illerimizde bütün gazetelerimizin tek beklentisi resmi ilandır. Bununla nasıl kaliteli gazete çıkaracaksınız nasıl kaliteli eleman yetiştireceksiniz?...

Ülkemiz bir darbe süreci yaşadı. Acı bir olaydı. O FETÖ örgütü darbeden önce de yerel basını ele geçirmek için çok çaba sarf etti. Bunlardan biri de bizim şu anda görevli olduğumuz Anadolu Basın Birliğiydi. Amaçları gazeteleri birleştirerek, asgariye indirmekti. Ben bu asgariye inmeye karşı çıkmadım.  İnsani ölçüde birleşmeyi de uygun gördüm. Gazeteci de çocuklarına ekmek götürmek zorundaydı.

Ama FETÖ’nün amacı bu değildi. Gazeteleri birleştirip, kendi ideolojisi için kullanmaktı. Dediğim gibi kaliteli gazete ve kaliteli eleman kalmayınca illerde şantajcı, çıkarcı gazete ve gazeteciler türedi.  Biz kamu hizmeti yapan gazetecileriz. Kamu hizmeti yapanlar gelişmiş insanlar olmalıdır. Devlet ile halk arasında köprüleriz. Doğruya doğru yanlışa yanlış eğriye eğri demeliyiz. Ben de artık pek kestiremiyorum; artık nasıl bir ortam olacak pek kestiremiyorum.

‘Eskiden gazetecilik neydi?’ diye sorduklarında nasıl bir cevap veriyorsunuz?

Geçmişte gazetecilik gerçekten saygın bir meslekti. Zaten biz demokraside yasama yürütmen ve yargıdan sonra dördüncü kuvvettik. Ancak şu an 50’nci kuvvet bile değiliz. Eskiden bir köyün elektriği suyu olmadığı zaman haber yapardık. O bölgenin belediyesi veya valisi arar ‘biz o sorunu çözmek için şu tarihteki programa aldık’ derlerdi.  Şimdi ise biz yazıp biz okuyoruz. Hiçbir yönetici ya da muhtar arayıp olayı sormuyor bile, gazete bile okumuyorlar.

Tam da bu noktada sormak istiyorum; neden bu duruma düştü bu meslek?.

Şimdi Türkiye’de bir kutuplaşma var. siz hangi partiye oy verirseniz verin. Gazetecilik yaparken siyasi ideoloji olmayacak ve gazeteci tarafsız olacaktır. Rakip partine saygılı olacaksın. İyi yaptığına iyi diyeceksiniz. Kötü yaparlarsa da eleştireceksiniz. Kendi siyasi partin ya da ideolojini de eleştirmiyorsan zaten gazeteci değilsindir.

Haber Videosu




HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER