
Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç, pamuk sektöründe en geç 2 yıl içerisinde ''tek balya sistemi''ne geçeceklerini belirterek ''Ayak uyduran ayakta kalacak, kalamayanlar başka iş bulacak, başka çaremiz yok'' dedi.
Vali Güvenç, Türkiye'de pamuğun yaklaşık 3'te birinin karşılandığı Şanlıurfa'da düzenlenen ''Pamuk Tarımının Sorunları ve Çözüm Önerileri Çalıştayı''nın açılışında yaptığı konuşmada, devlet adamlarının, siyasetçilerin görev ve yetkilerinden birinin, idareci oldukları yerin sorunlarını belirlemek olduğunu ifade ederek, ''Ben 4 aydır Şanlıurfa'dayım ilk tespitimiz şu ki pamuk üzerine çalışmamız lazım. Pamukla yatıp pamukla kalkmamız lazım, pamuk üzerine kafa yormamız lazım. Pamuğu tartışmamız, üniversitesinin gündemine sokmamız lazım, pamuğu çiftçinin gündeminde iyi değerlendirmemiz lazım, bunun sonunda çok şükür gururla söylüyorum böyle bir toplantı yapmayı başardık'' dedi.
Çırçır fabrikalarına bir sonraki pamuk sezonuna kadar gerekli düzenlemeler yapmaları konusunda uyarılarda bulunan Güvenç, ''En geç 2 yıl içerisinde tek balya sistemine geçeceğiz, ayak uyduran ayakta kalacak, kalamayanlar başka iş bulacak, başka çaremiz yok'' diye konuştu.
Açılış konuşmalarının ardından Harran Üniversitesi (HRÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu'nun moderatörlüğündeki çalıştayda konuşan SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu, tekstil ürünlerini herkesin kullandığını belirterek, ''Tekstil diriye de gerek, ölüye de. Dünyaya geldiğimizde de beze sarılıyoruz, öldüğümüzde de. Yani kıyafetsiz gezmiyoruz. Tekstil hava gibi, su gibi yemek gibi, uyku gibi hayatımızın olmazsa olmazıdır'' dedi.
Tekstil sektörünü yıllara göre elinde tutan ülkelerden bahseden Konukoğlu, konuşmasında şunları kaydetti:
''Türkiye uzun yıllar tekstil sektöründe var olacaktır. Önemli avantajları var. Hem pamuk üreticisi, hem moda, marka ve tasarımı öğrendi hem en önemli pazar olan Avrupa Birliği ülkelerine yakın. Hem de emek yoğun sektör olduğu için tekstil, Türkiye'nin vazgeçemeyeceği bir sektördür. Tekstil istihdamın ve ihracatın lokomotifidir. 2000'li yıllarda herkes tekstil sektöründe Çin korkusuna kapıldı. Hiç bir zaman o korkuyu yaşamadım. Çünkü avantajlarımızı biliyordum, kendimize güveniyordum. O tarihte her Çinli bir gömlek daha giyerse, bir iç çamaşırına daha ihtiyaç duyarsa, tekstilde önemli bir ithalatçı haline gelir demiştim, zaman beni haklı çıkardı.''
''Stratejik ürün ilan edilmeli''
SANKO'nun Çin'e 2010 yılında 18 milyon dolar ihracat yaptığını, 2011 yılında bunu 36 milyon dolara yükselttiklerini bildiren Konukoğlu, şöyle devam etti:
''Bu artış, Çin'de halkın gelir düzeyinin artması ve buna bağlı olarak tüketim alışkanlığındaki değişimden kaynaklandı. Ancak, Türkiye için bu kadar önemli bir değer olan tekstil sektörünün, ham madde anlamında sorunları bulunuyor. Ülkemiz için gerçekten stratejik bir ürün olan pamuğun, stratejik ürün ilan edilmesi, pamuk ekimi ve sektörün geleceği açısından önem taşıyor. Türkiye'nin 2010-2011 döneminde 450 bin ton olan pamuk üretiminin 2011-2012 döneminde 750 bin tona çıkacağı öngörülüyor. Artan pamuk üretimi ile birlikte inanıyorum ki Türkiye'nin tekstil sektöründe aldığı rol daha önemli hale gelecektir. Destekleme priminin Amerika'daki Future borsasının 2 yıllık fiyat hareketleri dikkate alınarak, destekleme primleri bir yıl önceden ilan edilmeli ki üretici ve sanayici önünü görebilsin.''
Makineli hasadı desteklediklerini, tohum ıslah çalışmalarının yanı sıra çırçır fabrikalarında ön temizleme grubunun iyileştirilmesine özen gösterilmesini isteyen Konukoğlu, ''Pamuğun kalitesi iyileştirilmeli, tek balya sistemi ve lisanslı depoculuk uygulamasına geçilmeli'' dedi.
Güçlü Dokuma Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Güçlü ise üniversitelerin pamuk sorununun çözününe katkı sunması gerektiğini belirterek, toplanan pamuğun kalitesinin arttırılması noktasında çırçır fabrikalarının temizleme ve kurutma sistemlerini kurmaları gerektiğini, bu makinelerin alınması konusunda da kalkınma ajanslarının destek vermesini istedi.










































