Günak sağ reklam

PKK'nın ilk hain saldırısının tanıkları o karanlık geceyi unutmuyor

Terör örgütü PKK, 15 Ağustos 1984'te Siirt'in Eruh ve Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde gerçekleştirdiği ilk saldırıların ardından 34 yıl boyunca kan ve gözyaşından beslenmeye devam etti.

PKK'nın ilk hain saldırısının tanıkları o karanlık geceyi unutmuyor
  • 14-08-2018 10:13

Siirt'in Eruh ilçesinde terör örgütü PKK'nın devlete karşı gerçekleştirdiği ilk hain saldırıya tanık olanlar, o karanlık geceyi unutmazken, teröre duydukları öfke ve nefret her geçen gün artıyor.

Terör örgütü PKK, 15 Ağustos 1984 akşamı saat 21.30'da Eruh ve Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde gerçekleştirdiği, 1 askerin şehit olduğu, 9 asker ile 3 sivilin yaralandığı ilk saldırılarının ardından Türkiye'de huzur ve kardeşliği bozma hedefiyle 34 yıl boyunca hain saldırılarını sürdürdü.

PKK'nın, 1980 ve 1990'lı yıllarda yerleşim yerlerine gerçekleştirdiği baskınlarda sivillerin yanı sıra kundaktaki bebekleri dahi kurşuna dizmesi hafızalardan silinmedi.

Siirt'in Baykan ilçesine bağlı Derince köyünde 21 Ekim 1993'te PKK'lı teröristlerin okul bahçesinde kurşuna dizdiği 13'ü çocuk 22 kişinin acısı aradan geçen 23 yıla rağmen unutulmadı. Henüz 3 yaşında kefene sarılı bedeni kurşunlanmış küçük Serkan'ın fotoğrafını çeken gazeteciler, terörün acımasız yüzünü dünya kamuoyuna da göstermiş oldu.

Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan da bu katliamdan sonra "bebek katili" olarak hafızalara kazındı.

Kan ve gözyaşından beslenmeye devam eden eli kanlı örgüt, 34 yılda güvenlik güçlerinin yanı sıra çok sayıda sivilin yaşam hakkını elinden aldı, çocukları öksüz veya yetim, kadınları dul, binlerce kişiyi sakat bıraktı, evlatlarını yitirenlere ömür boyu sürecek yürek acısı yaşattı.

Terör örgütü PKK'nın ilk saldırıyı gerçekleştirdiği Siirt'in Eruh ilçesinde vatandaşlar terör örgütüne büyük öfke duyuyor.

Erzincanlı Jandarma Onbaşı Süleyman Aydın'ın şehit düştüğü, o karanlık geceyi unutmayan Eruh'taki ilk saldırının tanıkları, teröre duydukları kin ve nefreti dile getirirken, devletin PKK'ya karşı kararlı mücadelesini sonuna kadar destekliyor.

Saldırının tanıkları o geceyi anlattı

Henüz 17 yaşındayken terör örgütünün saldırısına tanık olan Cevher Çiftçi, AA muhabirine, 15 Ağustos gecesi teröristlerin birkaç noktadan ilçe merkezine geldiğini, ilçenin her yerinde silah seslerinin yankılanmaya başladığını söyledi.

O sırada çarşı merkezindeki kahvehanede olduklarını dile getiren Çiftçi, "Bütün kahvehanelere girip vatandaşı esir alıp, propagandalarını yaptılar. Eruh halkı ne olduğunu bilmiyordu. Önce silah seslerinin kan davalı iki ailenin çatışması olduğunu düşündüler." dedi.

Çiftçi, teröristlerin daha sonra camilere girerek hoparlörlerden Türkçe, Kürtçe ve Arapça propaganda yapmaya devam ettiklerini anlatarak, o sırada herkesin bunların terör örgütü mensubu olduğunun farkına vardığını belirtti.

Saldırıda jandarmada yazı işlerinde görevli Erzincanlı Jandarma Onbaşı Süleyman Aydın'ın şehit düştüğünü ifade eden Çiftçi, "Allah rahmet eylesin. Bütün Eruh halkı ona çok üzüldü. Yazıcı olduğu için Eruh halkıyla ilişkisi çok iyiydi. Daha sonra adı ilçe merkezindeki bir caddeye verildi ve anısına ilçe meydanında saat kulesi yapıldı. İsmi Eruh'ta yaşatılıyor ve yaşatılmaya da devam edecek." dedi.

"Eruhlular devletin parasına sahip çıktı"

Çiftçi, teröristlerin saldırı sırasında banka soymak için müdürü aradığını anlatarak, ilçe halkının banka müdürünü teröristlere teslim etmediğini aktardı.

"Teröristler banka müdürünü bulmak çok çaba gösterdi, ilçe halkını tehdit ettiler. Banka müdürü de o sırada Eruh halkının arasında kahvedeydi. Baskılara rağmen Eruhlular banka müdürünü onlara teslim etmedi, devlet bankasını soymalarını engelledi. Teröristler bankamızı soyamadı. O arada banka müdürünün çocuğu bacağından yaralandı. Eruh halkı ilk saldırıda devletinin yanında yer aldı ve devletin parasına o karanlık gecede bile sahip çıktı." ifadelerini kullanan Çiftçi, o saldırıdan bu yana ilçenin adının terörle anılmaya başlandığını vurguladı.

Çiftçi, 54 köyden yaklaşık 45'inin terör saldırıları ve baskılar nedeniyle boşaltıldığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eruh ilçemiz terör örgütünden çok çekti. Eruh halkı olarak bir daha bu şirin ilçemizin terör olaylarıyla anılmasını istemiyoruz. Devletimizi sevip, sayıyoruz. Türk bayrağı altında yaşıyoruz ve bu devlete bağlı insanlarız. Allah o günleri bir daha göstermesin. 15 Ağustos'ta hiçbir Eruhlu örgütün içerisinde yoktu ve bu olayların ne olduğunu da bilmiyordu. Dış güçlerin desteğiyle ilçe dışından gelenler burayı bastılar."

Çiftçi, devletin teröre karşı yürüttüğü kararlı operasyonlarını desteklediklerini belirterek, devletin yaptığı yatırımlarla ilçenin hak ettiği hizmetleri almaya devam ettiğini kaydetti.

"Huzurlu olan ilçe o günden sonra terörle anıldı"

Emin Beştaş, saldırının yaşandığı dönemde 32 yaşında olduğunu anlatarak, kahvehanede oturdukları sırada teröristlerin ilçeyi bastığını belirtti.

Girdikleri kahvelerde teröristlerin vatandaşları susturmaya çalıştığını belirterek, "Bizlere, 'Sizi kurtarmaya geldik, sizin için geldik.' dediler. O güne kadar huzurlu olan ilçe o günden sonra terörle anıldı." diye konuştu.

"Halkın neyini savunacaklar? Zaten halk huzurla oturuyordu. Kimse de PKK'nın ne olduğunu bilmiyordu. İlçede hiçbir yandaşları da yoktu." diyen Beştaş, o ilk saldırıda çok sevdiği asker Süleyman Aydın'ın şehit edildiğini aktardı.

Beştaş, "Ben o zaman maliyede çalışıyordum. Onbaşı Süleyman, jandarmanın evrak dağıtımını yapıyordu. Dairemize de kaç kere gelip evrak bıraktığını hatırlıyorum. Sessiz, çok iyi bir insandı. Şehit edilmesi tepkiyle karşılandı. Herkes ona çok üzüldü." şeklinde konuştu.

"Terör nedeniyle hem ilçemiz hem bölgemiz hep geride kaldık"

Menüh Erdoğan, 14 yaşında saldırıya tanık olduğunu belirterek, ilçede o gece silah seslerinin yankılandığını söyledi.

Teröristlerin kahveleri bastığını, kaçabilen vatandaşların kaçtığını aktaran Erdoğan, "Maalesef saldırıları bugüne kadar da devam ediyor. Bizlere haksızlık yapıldı, eziyet verdiler. Mağdur olduk. Kimi tarlasını kimi bahçesini kimi hayvanını bıraktı. Terör nedeniyle hem ilçemiz hem bölgemiz hep geride kaldık." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, terörün ülkeye bugüne kadar zarardan başka bir şey vermediğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"O zamana kadar Eruh böyle bir şey olacağını ne biliyordu ne de duymuştu. Halk olarak, toplum olarak, ülke olarak hep zarar gördük. Bizler bu ülkenin vatandaşıyız ve bu bayrağın altında yaşıyoruz. Bayrağımız, Türklüğümüz ve Kürtlüğümüzle gurur duyuyoruz. Devletimize güveniyoruz ve inşallah bu böyle devam edecek. Devletimizden başka kimseyi tanımıyoruz."

"Halk desteği olmadığı için örgüt emellerine ulaşamayacak"

Abdurrahman Dayanan da 14 yaşında iken ilçede silah sesleri duyduğunu anlattı.

Kan davası olan iki aile arasında çatışma çıktığını düşündüğünü aktaran Dayanan, kahvehanede oturan hiç kimsenin bunun bir terör saldırısı olduğunu bilmediğini belirtti.

O sırada birkaç arkadaşıyla kahvenin yan tarafındaki bir dükkana girdiklerini dile getiren Dayanan, "Hoparlörlerden terör örgütü propagandası niteliğinde sesler geldi. Silah sesleri gittikçe çoğaldı. Yaklaşık 3 saat o dükkanda kaldık. Evimiz yukarı mahallede olduğu için gidemedik. Bir arkadaşımızın evinde kaldık. Kendi aramızda bu yaşananların ne olduğuyla ilgili konuşuyorduk." diye konuştu.

İlçenin adının terörle anılmasını istemediklerini vurgulayan Dayanan, ilçe halkının hiçbir zaman terörü desteklemediğini kaydetti.

Dayanan, "Eruh ilçesinde kesinlikle teröre destek veren yoktur. Eruh halkı devletinin yanındadır. Halkın desteği olmadığı için de bu örgüt asla emellerine ulaşamayacak." dedi.



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER