BEYAZGÜL

Bakın darbe gecesi pilota ne yapmışlar!

Komuta merkezi olarak kullanılan Akıncı Üssü'ndeki eylemlerine ilişkin davada savunma yapan darbe girişimi gecesi Ankara'da F-16 ile uçtuğu tespit edilen eski kurmay yüzbaşı Canbolat "Eli silahlı kişilerce tehdit edilerek" uçuş yaptığını iddia etti.

Bakın darbe gecesi pilota ne yapmışlar!
  • 27-02-2018 08:37

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 473 sanığın yargılandığı davaya, sanık savunmalarıyla devam edildi.

 

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, sanıklar, şehit yakınları ve gaziler ile taraf avukatları katıldı.

 

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde eski pilot kurmay yüzbaşı Uğur Uzunoğlu'nun çapraz sorgusu yapıldı.

 

Sanık eski pilot kurmay yüzbaşı Yücel Canbolat da iddianamede geçen kendisi hakkındaki tüm suçlamaları reddettiğini belirterek, savunmasına başladı.

 

Canbolat, olay tarihinde 142. Filo'da görev yaptığını 15 Temmuz'da sabah rutin mesaisine başladığını, saat 10.00'da eğitim uçuşu yapacakken motor arızası olduğundan kalkış yapamadığını, bayrak töreninden sonra 14.50 gibi mesaisini bitirip evine gittiğini anlattı.

 

Verilen emir doğrultusunda saat 23.40 civarında üsse kendi sivil aracıyla girdiğini, rutin kontrollerini yaptıktan sonra 142. Filo’ya geçtiğini beyan eden Canbolat, o gece Akıncı Üssü'nde yaşadıklarına ilişkin şunları söyledi:

 

"Filo'nun kapılarının kapalı olduğunu anladım. Sonra 143. Filo'ya gittim. Ali Karabulut binbaşıyı gördüm bana TMH olduğunu söyledi. 143. Filo'da yaklaşık 1 dakika kaldım. Sonra 142. Filoya döndüm. Filo komutan vekilinin emriyle kapıyı açtım. Sonra üsten çıktım. Saat 01.40 civarı evimdeyken filodan arandım. Tekrar üsse gittim. Kontroller yapılmadı. Uzmanlar 'Komutanım buyurun, geçiniz.' dedi. Bunun üzerine 141. Filo bölgesine gittim. 142. Filo personeli olduğumu söyleyip içeri girip desk bölgesine geçtim."

 

141. Filo'da kendisine herhangi bir görev verilmemesi üzerine gazino bölgesine geçtiğini ifade eden Canbolat, "Haftanın yorucu geçmesinden dolayı çok bitkindim. Boş bir koltuğa geçip uzandım. O esnada koltukta birileri daha uyuyorlardı. Orada uyumuşum." dedi.

 

Canbolat, uykudan uyanınca eğitim odasına gittiğini, orada telefonuna bakınca internetten kalkışmaya dair haberleri okuduğunu söyledi. Dışarı çıkmaya kalktığını ancak silahlı kişilerin kendisini engellediğini ve içlerinden birinin "Kalk uçacaksın. Uçmazsan ailene zarar veririz." dediğini ileri süren Canbolat, savunmasını şöyle sürdürdü:

 

"Bunun üzerine uçak başına gittim. O silahlı kişi de benimle birlikte geldi. Aynı silahlı kişi bana uçuşun olduğunu söyledi. Ben de tekrar 'Uçmayacağım.' dedim. 'Mühimmat yok. Komutan emretti uçacaksın.' dedi. Bu kişi uçak başında silahını gösterip, 'Senin eşin, çocuğun yok mu?' dedi. Bunun üzerine motor çalıştırdım. Darbe başarılı olsa karşı çıktığım için yargılanacaktım. Tehdit edilerek uçtum."

 

Niyetinin kalkış yaptıktan sonra bir an önce inmek olduğunu savunan Canbolat, silahlı kişi tarafından kendisine "Şu kağıtta yazan numarayla konuşacaksın. Kule ile irtibata geçmeyeceksin. Havada koordinat alacaksın." dediğini iddia etti.

 

Canbolat, havadayken, Eskişehir ve Erzurum'dan havalanan F16'lar tarafından engellendiğini ve üzerine atış için kilitlendiklerini, bunun üzerine kule ile irtibata geçerek inmek istediğini, Yıldız radarıyla irtibata geçerek iniş talebini onlara da ilettiğini söyledi.

 

İniş yaptıktan sonra uçak park alanına giderken, havadaki F16'lardan kendisine ateş açıldığını ileri süren Canbolat, "Mermiler kanat altına çarptı. Diğer uçaklar üzerime doğru dalış yaptı, 2 uçak da benim uçağa yönelik atış yaptı. Yapılan atışlar nedeniyle can havliyle uçağı sığınağa aldım. Daha sonra bakım ekibinden gelen personele teslim edip, filodan ayrılıp evime gittim." diye konuştu.

 

Canbolat, kendisini darbenin başarısız olduğu saatlerde uçuşa gönderen, darbeyi planlayanlardan ve uygulayanlardan şikayetçi olduğunu bildirerek, tahliyesini talep etti.

 

Canbolat, duruşma salonunda dinlettirilen telsiz kayıtlarını ve filodaki görüntülerini kabul ettiğini beyan etti.

 

Çapraz sorgu sırasında Mahkeme Başkanı Selfet Giray'ın,"Telsiz kayıtlarının çoğunu kabul ettiğini söyledin. Peki seslerini dinlediğin diğer kişilerin kim olduğunu bilmiyor musun? sorusunu Canbolat, "Diğer sesleri tanımıyorum. Zorla kaldırıldım. Her kim gönderdiyse beni ölüme gönderdi." şeklinde cevapladı.

 

Sanık avukatı Hande Berktin söz alarak, "Müvekkilim, müşteki avukatlarının sorularına ilişkin susma hakkını kullanacaktır." dedi

 

Başbakanlık avukatı İskender Minar'ın sanığa, "Havada olduğunuzu söylediğiniz saatlerde darbecilerin 'yurtta sulh' WhatsApp grubundan 06.35 civarında 'Tiran yurt dışına kaçtı. Herkes devam edecek. Tüm dostların iş başında olmaları gerekiyor, acilen herkese duyurun, TV'ler sizi etkilemesin.' diye mesaj atılıyor. Acaba sizi bu yüzden mi uçuşa gönderdiler?" diye sordu. Sanık Canbolat, soruya cevap vermedi.

 

Duruşmaya yarın sanık savunmalarıyla devam edilecek.



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER