Öğrencileri "çocuğu" oldu

Şanlıurfa'da çocuğu bulunmayan ve mezun olduğu okulda uzun süredir görev yapan sınıf öğretmeni 44 yaşındaki Memduh Turmak, öğrencilerine öz evladı gibi davranıyor.

Öğrencileri
  • 13-01-2018 13:09

Satranç konusundaki çalışmalarla dikkati çeken ve sabahları öğrencilerini karşılamak için farklı hediyelerle herkesten önce okula gelen fedakar öğretmen, cuma günleri ise evinde hazırladığı çorbayı çocuklara ikram ediyor.

 Turmak: "Kendi kanımdan, canımdan çocuğum yok ama ben bu öğrencilerin zihinlerinin ve fikirlerinin anne-babası olarak görüyorum kendimi. Onları öz evladım gibi gördüğüm için çok değişik duygularla okula geliyorum"

Şanlıurfa'da çocuğu bulunmayan ve mezun olduğu ilkokulda uzun süredir görev yapan sınıf öğretmeni 44 yaşındaki Memduh Turmak, öğrencilerini öz evladı gibi görüyor.

Turmak, merkez Eyyübiye ilçesinde dezavantajlı olarak kabul edilen Yakubiye Mahallesi'ndeki Yakup Kalfa İlkokulunda bugüne kadar onlarca çocuğu geleceğe hazırlarken, öğrencilerini satrançta da başarılı kılmak için çabalıyor.

Yaptığı örnek çalışmalarla herkesin takdirini kazanan ve sabahları öğrencilerini karşılamak için farklı hediyelerle okula gelen Memduh öğretmen, cuma günleri ise evinde hazırladığı çorbayı sınıfında çocuklara ikram ediyor.

Okulda öğrencilerini aile ortamında geleceğe hazırlamak için gayret sarf eden Turmak, AA muhabirine, burada doğup büyüdüğünü ve ilkokulu da bu sıralarda okuduğunu aktardı.

Şanlıurfa Meslek Lisesi Elektronik Bölümünden mezun olmasına rağmen çocukluk hayali olan öğretmenlik mesleği için mücadele ettiğini anlatan Memduh hoca, Cumhuriyet Üniversitesi İşletme Bölümünde bir yıl okuduktan sonra yeniden sınava girip eğitim fakültesini kazandığını dile getirdi.

Memduh Turmak, öğretmen olduğu için kendini şanslı olarak gördüğünü ifade ederek, "Erzincan Üniversitesi Eğitim Fakültesinden 2002 yılında mezun oldum. Hayallerimin mesleğine memleketimde adım attım. Konuklu köyünde 6 yıl çalıştıktan sonra ilk tayin hakkımda mezun olduğum Yakup Kalfa İlkokulunu tercih ettim. 10 yıldır bu okulda çalışıyorum ve buradan emekli olmayı hayal ediyorum. Çok şükür, 16 yıldır meslekteyim ve işimi en güzel şekilde yapmaya çalışıyorum." şeklinde konuştu.

 

"Hafta sonları okulu, çocukları özlüyorum"

 

Çok istemesine rağmen çocuğu olmadığını ifade eden Turmak, şöyle konuştu:

"Kendi kanımdan, canımdan çocuğum yok ama ben bu öğrencilerin zihinlerinin ve fikirlerinin anne-babası olarak görüyorum kendimi. Onları öz evladım gibi gördüğüm için çok değişik duygularla okula geliyorum. Hafta sonları bile okulu, çocukları özlüyorum. Onları o şekilde sahiplendim, çocuklarım da beni aynı şekilde sahiplenmiş. O şekilde mutlu, zorlanmadan, kolay bir şekilde okumaya geçiyorlar ve derslerinde başarıyorlar. Bunun yanında satrancı da öğretiyorum, satrançla birlikte kavrama güçleri daha da gelişiyor. Hepsi okulu seviyor, sabahları çeşitli hediyelerle gülümseyerek karşılıyorum onları. Mümkün mertebe öğrencilerimden önce okula geliyorum. Sıkıntıları var mı, ne durumdalar onu gözlemliyorum. Hasta olanlar ilaçlarını buraya getiriyor, ilaçlarını veriyorum. Çocuklar bu sayede kendilerini aile ortamında hissediyorlar."

Fedakar öğretmen, alışa gelmiş öğretim metodu yerine öğrencilerini anlayarak onlara ulaşmaya çalıştığını vurgulayarak, bu sayede başarının da geldiğine dikkati çekti.

Mümkün olduğunca öğrencilerini birinci sınıftan alarak mezun edinceye kadar sınıf değiştirmediğini dile getiren Memduh Turmak, her zaman farklı çalışmalarla çocukları sıkmamaya gayret ettiğini aktardı.

 

Suriyeli öğrencilerinin hayatına dokundu

 

Memduh Turmak, 32 mevcudu bulunan sınıfta 8 öğrencisinin Suriye uyruklu olduğuna değinerek, şunları kaydetti:

"Burada insanların maddi durumu genelde iyi değil. Şu anda birinci sınıfları okutuyorum. Çocuklara sıklıkla resim yaptırmaya çalışıyorum, bu sayede yaptıkları resimler üzerinden onları anlamaya çalışıyorum. 8 Suriyeli çocuğumuz var, onların yaşadıkları travmaları unutmaları için güzel hikayeler anlatıyoruz. Bu çocuklar ilk geldiklerinde resimlerde siyah ve tonlarını kullanıyorlardı şimdi panolar rengarenk oldu. Zaten bir şeye duygu katılmadan sonuca da ulaşılamıyor. Biz burada duygumuzu da katarak sadece okuma yazma değil farklı şeyler anlatarak onları hayata hazırlıyoruz.

Öğrencilere genellikle isimleriyle hitap etmiyorum. Kendilerini evlerinde hissetsinler diye 'Annem, babam, Ahmed'im, Ayşe'm yavrum' şeklinde hitap ediyorum. Bir şeyin ciddiyetin kavratmak istediğim zaman isimlerini kullanıyorum."

Köyde görev yaparken satranca merak sardığını ve bunun eğitime de olumlu yansıdığını düşündüğünü aktaran Memduh öğretmen, Türkiye'de bu anlamda başarılı sonuçlar elde ettiklerini söyledi.

Turmak, "Bir öğrencim Türkiye dördüncüsü oldu, geçen yıl okulumuz takım halinde Türkiye dördüncüsü oldu. Satrancı da eğitime destek olarak sunduğumuz için bu çocuklarımız en güzel okulları kazandılar. Mezun olan öğrencilerimle diyaloğumuz devam ediyor birbirimize destek olamaya çalışıyoruz." diye konuştu.

Satrançta Türkiye dördüncüsü olan öğrenciler Zahide Taş ve Fatma Altun ise öğretmenleri sayesinde hem derslerinde hem de bu dalda başarılı olduklarını dile getirerek, Turmak'a teşekkür etti.(AA)



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER